Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '17

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
135
 

Kendine Sor Bakalım

 
Hepimizin geleceğe dair güzel planları var, buna eminim. Hayat bu, hep aynı yerde aynı şekilde olacağız diye bir kural da yok. Elbette yükseleceğiz, elbette farklı yerlerde farklı pozisyonlarda olacağız. Ama nasıl olacağız? Bu kendiliğinden gelişen bir süreç mi? Aslında en can alıcı nokta? Bu süreçler şans mı emek mi? O zaman şu soruları hemen kendimize soralım: 
 
Olmak istediğim yere ulaşmak için neler yapıyorum? 
 
Kendime yatırımın ne?
 
Kendimi neden burada görmek istiyorum?
 
Bu zamana kadar mesleğimle ilgili ne gibi farklar yarattım?
 
Bence ne kadar faydalı biriyim?
 
Beni farklı kılan özelliklerim neler?
 
 
Herkesin bir penceresi var evet... Ben eğitimci pencersinden bakıyorum ve faydalara fazlaca odaklıyım. Ülkelerin ihtiyacı olan insan tipi " faydalı insan" . Ama faydalı insan nasıl yetiştirilir / nasıl olunur? kısmındaki eksiklikler  hüsrana uğratıcı boyutta fazla. Daha google search yapıp, 2 cümleyle bir konuya net yanıtlar bile veremezken, insanların karşısında kem küm etmeden konuşamazken, öfkemize deliler gibi yenik düşerken hedeflediğimiz yere gelmek imkansız. Hasbelkader bir şeyler olunur, işte o zaman şans ve belirli kişisel özelliklerin baskınlığı devreye girmiştir. Ama meslek hayatımız boyunca "o hedeflenen yere gelme yolumuz" bizi hep takip eder, ne yazıktır ki karşımııza da hep bizim gibiler hep o yolun bizi gölgemiz gibi takip etmesi için  çıkar.  Yani çizdiğimiz yol haritası aslında bizim çekim yasamızı etkiler. Çekeriz kendimiz gibileri. 
 
O halde faydalı biri olmaya odaklanalım.Ve asıl amacımız gelmek istediğimiz yeri hakettiğimize emin olmak olsun. Haketmek için de zeminimizi sağlamlaştırmak en baş yapılması gereken.  Ve tabiki  işimize  odaklanmak. İşimize odaklanırken de kişilerle değil olaylarla ilgilenmek bu yolda en büyük anahtardır. Olayların çözümü daha kolaydır. Kişileri çözmeye kalkarsak bireysel farklılıklar engeli önümüzde kocaman bir duvar olur.  Aslında işin özü “profesyonel” olmalıyız, çakal değil...Çakal kelimesine lütfen takılmayalım; hiç bilmediği konularda çok da iyi biliyormuşcasına karşımızda ahkam kesenlere başka ne isim verebilirdim? :) Ya da Mr.& Mrs. Knows Everything ( Bay/Bayan Herşeyi Bilen) tiplerine ne demeliyiz?
 
O halde  profesyonel olmakla ilgili bir kaç püf noktasını paylaşayım...
 
-Ne iş yaparsak yapalım  içten ve  severek yapalım. 
 
-Problem odaklı olalım ki kendimizin ve paydaşlarımızın hayatlarını kolaylaştıralım.
 
-Sorunlara karşı hızla aksiyon alalım.
 
-Çözüm üretelim .Bunun için kafa patlatalım ve çözülmeyecek problemler yüzünden işlerimiz sekteye uğramasın.
 
-Yapıcı olalım.
 
-Vizyonlu olmamız gerektiğini asla aklımızdan çıkarmayalım. Vizyonlu olmanın alt başlıklarını az çok tahmin edersiniz. 
 
-Kalıcı ve topluma faydalı farklar yaratmak için çabalayalım. Bunun için üretkenliğimizi arttıralım. Araştıralım, okuyalım ve gerekli eğitimleri alalım. Öğrenmenin yaşı, yeri ve zamanı yok. 
 
-Saygın olmak konusunda kendimizi eğitelim. Yaşınız ne olursa olsun mesleki tecrübe, fikir ve vizyonunuzla saygın olmayı kendimize ilke edinelim. 
 
Uzun lafın kısas; profesyonel olmak zor değil, sadece odak noktalarımızı değiştirerek bile bu işe başlayabiliriz. Odak noktalarımız kişiler değil, işimiz ve olaylar olsun.Başkalarının ne yaptığıyla değil kendimizin neyi nasıl yaptığıyla ilgilenelim. İyi niyet, temiz kalp, faydalı olma isteği ve çalışkanlıkla önümüzdeki tüm engelleri kaldırabiliriz. 
 
 
 
(Not: Asla kişisel bir atıf değildir, sadece hatırlamamız gereken profesyonel hayatın gerçeklerini yazmak istedim. )
bengi satır bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 164
Kayıt tarihi
: 07.01.16
 
 

Hakkımda neler biliyorum, bir bilseniz... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster