Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
20949
 

Kendine zarar verme davranışı

Kendine zarar verme davranışı
 

Sofokles'in bilenler için malum "Oedipus" trajedisinde hikaye olunur ki; babasını öldürüp annesi ile evlenen Thebai kralı Oedipus gerçeği öğrenince gözlerini oyarak kendini cezalandırır.. "Kendine zarar verme davranışının" mitolojik kaynağını oluşturur bu anlatı.

Dan Brown’un çok satan kitabı “Da Vinci Şifresi”ndeki Silas karakteri okuyanlar ve özellikle kitabın sinema uyarlamasını izleyenler için de oldukça etkileyicidir. Opus Dei’nin albino müridi, ölümcül keşiş, günahlarından arınmak için (o da baba katili) baldırına bir işkence aleti takar ve öyle dolaşır. Bu aleti ara sıra sıkıştırarak kendine verdiği zararı ve acıyı arttırır. Kendine fiziksel zarar verme davranışının çarpıcı bir örneklemesidir bu da.

“Sekreter” adındaki 2002 yapımı, yine kitap uyarlaması, film kendine zarar verme davranışının en planlı programlı uygulayıcısını getirmiştir gözler önüne. Maggie Gyllenhaal’ın oynadığı sekreter, “Lee Holloway” karakteri, çantasının içinde, kesici aletlerden oluşan bir setle birlikte, kendini kestikten sonra kullanacağı pansuman malzemelerini de taşır. Zorlantılı anlarında, bacaklarına kesikler atarak kendini yaraladıktan sonra, yeniden yaşamla başa çıkabilme konusunda bir müddet için daha iyi hisseder kendini.

Van Gogh’un derin bir psikoz esnasında kulağını kesip bir fahişeye göndermesi de yukarıdaki davranışların “gerçek” benzerlerindendir.

Bu örneklemeler, 1946 yılında suçluluk duyguları içinde her iki göz küresini çıkarmış olan kadın hasta ile tıbbi literatüre giren “kendine zarar verme davranışını” betimlemek için kullanılabilir.

“Günümüzde ise her 600 kişiden birinin tedaviye ihtiyaç duyacak şekilde kendine zarar verdiği bildirilmektedir.” Bilmiyorum sıklık şaşırttı mı sizi. Şaşırttı ise Müslüm Gürses konserlerinin ana haber bültenlerine yansımalarını hatırlatmak yeterli olacaktır sanırım.

“Kendine zarar veren kişi çocukken ya da genç bir yetişkinken muhtemelen çok zor ve üzücü deneyimler geçirmiştir. O zamanlar söz konusu kişi büyük ihtimalle güveneceği kimse bulamamış; bu yüzden de yaşadıklarıyla baş etmesi için gereken desteği ve duygusal boşalımı yaşayamamıştır. Yaşadığı deneyim fiziksel şiddet, duygusal ya da cinsel taciz içermiş olabilir. Bu kişi ilgilenilmemiş, sevdiği bir kişiden ayrılmış, zorbalık görmüş, tacize maruz kalmış, saldırıya uğramış, yalnız bırakılmış, dayanılmaz baskı altında bırakılmış, evsiz kalmış, bakımevine yollanmış olabilir.”

Kendine zarar verme davranışı; “Kişinin kendini ciddi bir şekilde zarar verecek biçimde kesmesi ya da vücudunun belirli bölümlerine zarar vermesi olarak tanımlamıştır.” Bu tanımlama, isteyerek ve amaçlı olarak yapılan fiziksel bir girişimi ifade eder.

Konuyu bir başka boyutta da tartışmak mümkündür aslında.. Zor durumlar ya da duygularla başa çıkma yolu olarak seçilen “zarar verme davranışı” farklı düzeylerde herkeste görülebilir. Kendine kızıp duvara yumruk atanları çok görmüşsünüzdür mesela. Ben saçlarını yolanları biliyorum örneğin, sivilceleri ile oynamayı alışkanlık haline getirenleri. Bazı durumlarda ise bu zarar verme doğrudan kişinin kendine yönelik bir fiziksel davranışını içermeyebilir.

Örneğin, sonuçlarını hem kendimiz hissettiğimiz hem de çevremizde gördüğümüz halde sigara kullanmayı, aşırı yemek yemeyi ya da hiç yememeyi, kaza yapabilme ihtimaline rağmen arabamızı daha hızlı sürmeyi, kendimize zarar veren bir ilişkiyi sürdürmeye çalışmayı “kendine zarar verme davranışı” olarak gösterebiliriz.

Görüldüğü gibi, kendine zarar verme, ağır bir psikolojik bozukluğu olandan, “günün stresini bir sigara” yakarak atan kişilere kadar geniş bir yelpazeyi anlatır.

Fiziksel boyutta kendine zarar verme davranışı (kendini kesme), planlı bir psikiyatrik yaklaşımı gerektirir. Özellikle gençlik çağındaki çocuklarında bu davranışı tespit eden ya da şüphelenen ebeveynler çocuklarını bir psikiyatrik yardım almak için yönlendirmelidirler.

Sevgiyle kalın..

Bu yazı yazılırken aşağıdaki iki çalışmadan büyük ölçüde yararlanılmıştır;

http://www.mind.org.uk/NR/rdonlyres/5B8E10FC-2225-4E7A-8650-2AFADE585C50/0/Understandingselfharm2005TURKISH.pdf
http://www.yeniden.org.tr/dokuman/kzvd%20rapor2.pdf

Not: Yıllık iznimin bir bölümünü kullanacağımdan :) bloglarıma bir süreliğine ara veriyorum.. Merak edebilecek olanlara duyurulur..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu tür yardımlara olan gereksinim çok arttı son zamanlarda. Dediğiniz gibi gençler daha çoğunlukta. Onun için oldukça yararlı bir yazı olmuş. Verdiğiniz linkte dahil. Sevgiler.

Ayrıntıda gezinmek 
 19.07.2007 1:14
Cevap :
Okuduğunuz ve yararlı bulduğunuz için teşekkür ederim.. Sevgiler..  21.07.2007 22:02
 

Yeni bakışaçıları edinmemi sağlayan çok değerli ve güzel bir yazıydı okuduğum. Teşekkürler. Sevgi ve ışıkla, Ayna

Ayna 
 16.07.2007 11:12
Cevap :
Okuyup yorumladığınız için teşekkür ederim.. Sevgiyle..  18.07.2007 12:35
 

neyse ben kendime sigara ile zarar veriyorum . şizofreni ile alakalı dimi doktor bu işler. sevgiler

Zadig 
 14.07.2007 21:00
Cevap :
Hocam, yorumun için teşekkür.. Sevgiler..  18.07.2007 12:36
 

bu yazı ancak bu kadar güzel yazılabılırdı. ama sunu belırtmek ıstıyorum bızzat bu durumu yasamıs bırı olarak kendıne zarar veren ınsan o an kendıne zarar verdıgı an bundan mutlu oluyor yanı yaptıgının farkında yada ne yaptıgının farkında olmasa gerek o an yaptıgı kesme bıçme yada her ne sekılde ıse bundan zevk alıyor.kendıne zarar verme cogu ınsanı rahatlatıyor dısa vuramadıgı bazı duygularını kendı kendıne zarar vererek anlatan ınsan kendı ıcınde sorununu anlatmaya calısıyor. ıtıraf edeyımkı kolumda hala 15 yasında kestıgım kesıklerın ızlerı var bakamıyorum bile kötü oluyorum ve hala kolumdakı sıvılcelerı acısa bıle patlatıyorum sureklı olarak. neyse cok konustum söylemek ıstedım ama... yazınız çok güzeldı çok çok güzeldiii bıtmemesını ıstedım çok tşk kurler... hoşçakalın

ANIÇİSİL.. 
 13.07.2007 16:54
Cevap :
Katkınız için çok çok teşekkür ederim.. "Zevk alma" yazmayı düşünürken planlamıştım ancak yazarken atlamışım, çok haklısınız.. Sevgiler..  13.07.2007 17:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 48
Toplam yorum
: 303
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1434
Kayıt tarihi
: 17.11.06
 
 

Konuştuğum gibi yazmamalıyım... Yazmak, konuşmaktan farklı ve her zaman onun önünde benim için.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster