Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Eylül '11

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1382
 

Kendini fazla önemseyenler

Kendini fazla önemseyenler
 

Birkaç kişisel gelişim kitabında da karşılaştığımız gibi, çoğu zaman bizi esir alan egolarımız başa bela. Zaman içerisinde karşımızdakinden beklentilerimiz çoğalır, ilgi-alaka görme çabamız doruklara ulaşır ve genel olarak bunu hissettirdiğimizde ise yalnız kalırız. Aranmadan aramamak, en son ben gittim sıra onda diye saçma ve takıntılı kurallar koymak, hatta çoğu kez bir şeyi istediğimiz halde istemiyor gibi görünmek, yargılanmaktan korkmak. Toparlarsak, “narsist”lik de diyebiliriz. 

Neden böyle olduğumuza dair bir fikrim yok. Ama kendimizi bazen gereğinden fazla önemsediğimizi, karşımızdakini yok saydığımızı görmemek imkansız. Aslında her ne kadar kendi doğrularımızla yaşadığımızı savunsak da, çevre faktörünün üzerimizdeki etkisi asla silinmiyor. Başkalarının davranışları ve başkalarının doğruları bizi bir şeyler yaparken olduğumuzun dışına çıkarıyor. 

İçimizden birini aramak geliyorsa o aramadı diye kendi hissettiğimizi engelleyebiliyoruz. Çünkü egomuz rahat bırakmıyor. Öncelik hep bizde olsun istiyor, olmadığını hissedersek şiddetle bozuluyoruz. Ve ne gariptir ki üzerimize düşülmesine bayılıyoruz. Artık bu duygular kadın-erkek ayırt etmeksizin her birey için geçerli hale geldi. 

Eskiden bayanlara öncelikler varmış. Duyguda, düşüncede, davranışta. Şimdi erkekler daha beklenti halinde maşallah. Çoğu bayanı kendi ile eşit durumlarda görerek, karşısında erkek arkadaşı varmışçasına beklenti içine girebiliyor. “Ben çalışıyorum o da çalışsın, ben aradım biraz da o arasın, hep ben mi görüşelim diyeceğim biraz da o plan yapsın vs.” 

Komik geliyor bana! Hem de fazlasıyla komik! Kadın kadınlığını hissetmeli, erkek ise erkek olduğunu. Tamam, artık birçok konuda kadının varlığı göz ardı edilemiyor (gerek iş yaşamı, kazanç ve başarı gb.) ancak bunu abartmadan dozunda yaşamak önemli. Kadın kendi ayakları üzerinde durabiliyor diye duygularını da aldırmadı ya! Ya da ring de gücünü ispatlamak için sürekli tartışmaya hazır değil ya! 

Önemsenmeye gelince… Herkesin kendine göre bir değeri, gerekliliği, önemi var. Bu anlamda düşündüğümüzde kimse kimseden üstün değil. Fazla beklenti içine girmek anlamsız. Hele ki ataerkil bir toplum olarak yetişen bizler için, erkeklerin nazlı davranışları oldukça gülünç. Herkes olması gerektiği gibi olsun. Ayrıca kimse üzerine de alınmasın. Öyle olmadığınıza inanıyorsanız sorun yok. Ama bilin ki siz öyle değilsiniz diye, herkesin sizin gibi davrandığını düşünmek yanlış. 

Mutlu, huzurlu bir hafta dilerim 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazdıklaırnıza aynen katılıyorum. Özellikle de erkeklerin nazlanması olayına noktayı koymuşsunuz... Erkeklere bu şımarıklığı veren de biz bayanlarız bunu unutmamak gerek... İlk satırlarda bahsedilen erkeğin aramasını beklemek olayı var ya veya bazı duygulaırmıza 'dur' demek, ben kadınların bu duygusallıklarından kurtulmalarını hiç değililse azaltmalarını istiyorum... Burada kadının egosu daima işe yarar. Erkek ne kadar koşarsa o kadar kedi olur... Erkeklerin kendilerini bu denli aynada 'aslan' görme hallerinden sıkıldım açıkçası. Üzülerek söylüyorum ki aciz kadınlar yüzünden iş bu hale geldi.. Herşeyin mantığı var ve ebced hesabı... Selamlar

Melike Duru Çelik 
 06.09.2011 14:27
Cevap :
Merhaba Melike Hanım, Sıkılmakta haklısınız çünkü gerçekten çekilmiyor. Bayanların gözündeki olması gereken erkek profili ile çevredeki erkek profilleri asla bir değil. Hadi bunu kabullendik diyelim! fazlasıyla fedakarlık beklentisi neden onu anlamıyorum. Kendilerini ulaşılmaz görmelerini sağlayan bayanlar da var elbette bu konudada haklısınız. Arama sıralamalarına gerek kalmayan, sürekli fazla yüz vermeme çabası içine sokmayan bir ilişki yok sanırım. Mütemadiyen tetikte bekliyoruz Acaba ne zaman özüne dönecek diye. Çözemedim ancak tek bildiğim herkes kendine göre değerli ve almadan vermek allaha mahsus. 1 adım gelene tabii ki gidilir de, ulaşılmaz taktiği ile sürekli geride duranı anlamaya çalışmak bile sabır işi bence. sevgiler  06.09.2011 16:27
 

Senin şu içten yazılarını görünce okumadan geçemiyorum. Erkeğin gözünde kadın yerine göre, "sen kadınsın, bir adım geriye"...Yerine göre, "eşitlik var bu ülkede"...MaşaAllah, bu ikilem niye? :-))) Sevgilerle...

Yurdagül Alkan 
 05.09.2011 15:35
Cevap :
Yurdagül Ablacığım bende isminizi yorumunuzu görünce her seferinde aynı heves ve tebessümle okuyorum:) çok teşekkür ederim ilginize. Maalesef öyle işlerine geldiği gibi uyarlayabiliyorlar ki, şaşırtıyorlar bazen. Her tezi çürütebilecek bir laf cambazlığına sahipler:)  05.09.2011 15:50
 

Acı ama gerçek malesef genelleme yapmıyorum şimdi erkekler korumaya geçmesin hemen:)) lakin günümüzde kompleksli, kendini aşmaya çalışan erkekler çoğunlukta işlerine gelince (para kazanma söz konusuysa) erkek-kadın eşit herşey yarı yarıya ammaaa!!!!!! özele gelince getir-götür işlerine hizmet ettirmeye kadın kadınlığını bilsin... yoookk yaaa!!! komikler işte netice itibariyle neyseki kadınlarımız artık gözünü açtı böyle tiplere bide madnen bakmak yerine yanlarına bile yaklaştırmıyolar...

serap gokcel 
 05.09.2011 13:27
Cevap :
Kadın zaten erkeğe göre daha çabuk yıpranıyor, bir de beklentilere cevap verirken yılları tüketip, yorgun bir hayat yaşıyor. Karşılıklı saygı sevgi çerçevesindeki alış verişleri anlarım ama işe gözü yatsılık girdiğinde (madden ve manen) tahammül gösteremem. Gösterilmesinde zaten.  05.09.2011 14:05
 

Hafta sonu bu konuyu babam amcam ailecek konuştuk diyebilirim şimdiki jenerasyon dediğimiz erkeklerin çoğunda çalışsın evi arabayı beraber alalım hatta örnekleri bile var ablamın arkadaşı ev kredisi araba kredisi karı-koca beraber ödüyor ama bunların tapusu erkeğin üzerine ohh ne ala memleket. Şimdiki erkekler çok geniş benim bile teyzemin oğlu 30 yaşında kadın zengin olsun cemaatten olsun yaşı büyük olabilir diyor... sözün bittiği yer diyorum...

aytasi kalya 
 05.09.2011 12:24
Cevap :
Ne diyeyim ben şimdi? ya da doğru söze ne denir? bu nedenledir ki bu devirde yaşanan ilişkiler daha çok çelişki olarak adlandırılmalı. Yazık artık görüp göreceğimiz kendi baba modellerimiz sadece. Onların dışında bir elin parmak sayısını geçmeyecek kadar az değer yargılarını bilenler.  05.09.2011 14:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 670
Toplam yorum
: 3227
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1882
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster