Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
4857
 

Kendini ifade etmek

Kendini ifade etmek
 

Sanıldığından daha önemli, kendini ifade etmek. Kendisini ifade etme yolları hiç açılmamış ya da tıkanmış, belki de o yolları hiç öğrenmemiş bir enerji; tehlikeli bir mayın tarlası gibidir. Şiddete çok kolay dönüşür; en çok da iletişimsizliğe hizmet eder. İletişim kanalları, köprüleri hiç oluşamadan oracıkta ölür.

Bizim "Milli Eğitim" politikalarımızın tektip insan yetiştirme saplantısına, sanatı ve sporu adeta göz ardı etmişliğini ekler ve toplumsal yapının da bireyselliği bir çeşit "düşman" saymasını da buna katarsak; nasıl nesiller yetiştirdiğimiz ortaya kendiliğinden çıkıveriyor. Kendini tanımak ve farklılaşmak, yanısıra kendini ifade etmenin okul ve aile elbirliğiyle nasıl da henüz gelişmeden tırpanlanlanageldiğini biliyoruz.

Ülkeyi yönetenler, sanat ve sporun dönüştürücü ve iyileştirici gücünü fazlasıyla hafife aldılar. En kötüsü aynı zamanda görmezden geldiler. Günümüzde de bunun çok değiştiğini söylemek mümkün değil. Kişinin yeteneklerine ve özelliklerine bir parça bakılarak yapılacak sanat ve spor eğitimi, o çocuğa kendini ifade etmenin kapılarını sonuna kadar açıp, onu yanlış arayışlardan uzak tutabilecekken üstelik. Neyse ki bir grup ebeveyn bu konuda gittikçe bilinçleniyor. Ama önemli olan bunun eğitimin ve kültür politikalarının bir parçası olması.

Şiddet sarmalı bu kadar yaygınsa, kendini ifade etmeyi bilmeyen ve dahası, içerisinde kontrolsüz bir güçle yaşayan, kendini pek de tanımayan insanların çokluğundandır. Kendini tanımak için önce sorgulamayı öğrenmek gerekiyor elbette. Ve eğitim politikalarımız, baskın toplum kültürü burada da sınıfta kalıyor.

Sözlü iletişim geleneğinin bu denli baskın olduğu bir coğrafyada, kelimelerin önemi ortaya çıkıyor ki daha çok kelime edinmenin ve ifadenizi güçlendirmenin tek yolu da kitaplardan geçiyor. Onlara sırtını topyekün dönmüş insanlar, koskoca bir ömür bir avuç kelimeyle iletişim kurmaya mahkum oluyorlar. Dahası olamayan bir iletişime. Ve buralardan en çok şiddet filizleniyor; her türlü şiddet. Birbirini baskılama ve silikleştirme de bunun ya silahı ya da sonucuna dönüşüyor. Milletin temsilcilerinin dahi TBMM çatısı altında uzak ve yakın geçmişimizde, takdire şayan(!) yumruklaşma görüntülerini anımsamak üzüntü verici... Utandırıcı... Bu bir ilkellik düzeyinin tezahürü ve toplumun da aynası.

Kendini tanımak ve bireyselleşmek, kendini "mutlak" kabul etmek anlamına gelmediği gibi kendini ifade etmek de çoğunluğun sesine katılmak anlamına gelmez. Çoğunluğa ayak uydurmak, aynı zamanda o kalabalığın hezeyanlarına ve yanılsamalarına, farklı olanı susturma ve kendini dayatma çabalarına da katılmak anlamına geliyor. Sorgulamada tembelliğe düşmeye ve gerçeklerden kopmaya yol açıyor.

Bu yüzden kendini doğru tanımak ve doğru ifade etmenin yollarını yöntemlerini bilmek ve bulmanın, kullanmanın yanısıra içerisindeki o "muhalif" damarı, sürekli sorular soran o sesi de ne olursa olsun kaybetmemeli insan. Ki yaşadığı topluma ve çağa kendi zengin iç dünyasıyla katkıda bulunabilsin; artı değer getirebilsin. Farklı sesler, birbirini dengeleyebilsin ve daha yaşanılır bir atmosfer için yaşamları dönüştürebilsin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Maalesef böyle aydınlatıcı bloglar az çıkıyor. Belirtmiş olduğunuz problemlere sahip şahısların anlıyacagı bir yazı değil; Ancak onları eğiten eğitmen ve ebeviyenlerin okuması ve anlaması gereken bir konu. BU hususta da HAKLI olarak belirttiğiniz gibi devlete ve topluma düşüyor esas vazife.

Süleyman Akyürek 
 10.02.2012 21:15
Cevap :
Çok teşekkür ederim; yorumunuz için. Düşüncemi doğru dile getirebilmişsem kendimi şanslı addederim... Saygılar...  11.02.2012 1:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 35
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 867
Kayıt tarihi
: 13.10.10
 
 

Doğal yaşamın korunması, evrensel insan hakları, felsefe, arkeoloji, tarih, sosyoloji, kişisel ge..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster