Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Uzman Psikolog Ebru Zorlutuna

http://blog.milliyet.com.tr/ebruzorlutuna

25 Şubat '19

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
46
 

Kendini Savunamayan Çocuklar

Bir çocuğun kendini savunamaması çoğu anne baba için gündem maddesi olabilir. Aile görüşmelerinde “Çocuğum kendini savunamıyor? Ne yapmalıyım?” Gibi sorular sıklıkla gelmektedir. Çözüm önerileri sunmadan önce aile yapısını, yetiştirilme tarzını ve gelişim sürecini ele alırız. Kendini savunamayan çocukların ailelerini incelediğimde ortak bir tutum olarak “korumacı” yaklaşımda bulunduklarını gözlemlerim . Bu tutumla yaklaşan ebeveynlerin çocukları “hayır” demekte zorlanan, arkadaşına sınır çizemeyen ve kendini savunmakta zorlanan davranışlarda bulunabilmektedir. Okul öncesi kurumda çalışan bir psikolog olarak aile yapılarını ve çocukların sınıftaki davranışlarını gözlemlediğimde “korumacı” aileler ile “kendini savunmayan çocuklar” arasında anlamlı bir ilişki olduğunu düşünmekteyim.

Bir diğer gözlemim ise; hayatı boyunca kendini savunmakta ve hayır demekte zorlanmış ebeveynlerin çocukları da kendini savunmakta zorlanmaktadır. Özellikle bu ebeveynler çocukların kendini savunamamasını diğer ebeveynlere göre daha çok sorun edebilmektedir. Çünkü çocukluktan itibaren kendilerini savunmakta zorlanmış ve olumsuz etkilerini yaşamışlardır. Çocuğunun da bu aşamalardan geçip kendileri gibi olumsuz deneyimler yaşamasını istememektedir. Ailelerle yaptığım görüşmeler sonucu bu verilerle karşılaşıyorum. Fakat bu aileler çocuklarından yaşlarının üzerinde bir gelişim beklediklerini unutabiliyorlar. Anne ya da baba 25 yaşında kendini savunmaya başladığını söylerken çocuğunun 5 yaşında bunu hemen öğrenmesini bekleyebiliyorlar. Bu düşünce çocuklarının omuzlarına ağır bir yük bindirebilir. Anne baba kaygı ile hareket etmek ya da yaşının üzerinde beklenti içerisine girmek yerine sakince ve adım adım ilerlemelidir. Anne babanın 20 yılda öğrendiğini çocuğunun hemen öğrenmesini beklemesinin altındaki sebeplerden biri kendi kaygısı ya da travması olabilir.

Bazı aileler görüşmeye geldiğinde çocuğunun kendini hemen savunabilmesi için bir reçete ya da hap bilgi isterler. Bunun için gerçekten sihirli bir öneri ya da reçete olduğuna da inanabilirler. Sorunu oldukça dışsallaştırarak sadece uzman ya da öğretmeninin başarabileceği bir konu olarak görebilirler. Bir ailenin bu konuyu uzman ya da öğretmenine danışması ilgili bir aile olduğunu gösterir. Fakat sorun ancak aileyle ortak olarak çözülebilir. Bir çocuğun kendini kısa sürede savunabilmesi için hızlandırılmış bir eğitim programına ya da sihirli bir öneriye henüz rastlamadım. Aile ve okul işbirliği ile belirli bir zaman ve deneyim sonrası çocukların kendilerini savunabildiklerini gözlemledim.

Bu yazımı “kendini savunamayan çocukların” aileleri için kaleme aldım. Neden bazı çocuklar kendini savunamıyor? Şimdiye kadar ortak bir tutum olarak “Korumacı aile tutumu” nu gözlemlediğim için bu konuyu ele almak istedim.

 

Korumacı ailelerin çocukları neden kendini savunamaz?

Korumacı ailelerin temelinde kaygılarıyla baş edemeyen ebeveynler vardır. Kaygıları çocuk yetiştirme tutumlarını oldukça etkileyebilir. Çocuğunu ne kadar korursa kaygılarını da o kadar kontrol edebildiğini düşünürler. Çocuğu için bir çok şeyi yapmak isterler. Çocukları 1.5 yaşına geldiğinde ayrışma sürecine geçmesi gerekirken korumacı ailede geçemeyebilir. Bu çocuklar kendi başına hareket edebilme, bağımsızlaşma ve anneden ayrışma sürecini deneyimlemedikçe de ham kalırlar. Oysa ki çocuklar 1.5 yaşından itibaren bağımsızlaşmak ve ayrışmak ile ilgili egzersizlere ihtiyaç duyarlar. Her çocuk izin verildiği sürece bunu deneyimlemek ister. İzin verilmediğinde ise kendisini annesinin bir uzantısı olarak görüp bağımlı bir ilişki kurabilir. Bağımsız hareket edemeyen bu çocuklar ileride de kendini savunmakta zorlanabilirler. Örneğin; annesiyle parka gittiğinde akranı ona olumsuz bir şey yaptığında hemen annesinin yanına giderek onun çözmesini ister. İsmi sorulduğunda babasına bakıp “sen söyle” der. Çünkü hala kendisini annenin bir uzantısı olarak görmektedir. Anne ile duygusal göbek bağı henüz kesilmemiş ve ayrışamamıştır. Bu çocuklar kendini savunmakta ya da problem çözmekte oldukça zorlanmaktadırlar.

Korumacı ailelerin çocukları “hayır” kelimesiyle nadiren karşılaşabilirler. Anne ya da babaları çocuğunun üzülmesine katlanamazlar. Bunun için de bir çok istediğine “evet” derler. Çünkü “hayır” dediklerinde çocukların onları sevmeyeceğini düşünebilirler. Belki de “hayır” sonrası gelen tepkilerle uğraşmak ve problem çözme konusunda kendilerini yetersiz hissedebilirler. Kendilerini yeterli hissetmek, iyi anne baba olabilmek, problemle uğraşmamak ya da kendi travmalarının tetiklenmemesi adına “evet” cevabı daha yakın ve uygun gelebilir. “Evet” lerle büyüyen çocuklar “hayır” demekte ve “kendini savunmakta” zorlanırlar. Çünkü daha önce bunu deneyimleyemedikleri için ham kalmışlardır. Sınırların çizilmediği bir ailede çocuk kendini savunamaz. Anne ya da baba net ve kararlı durmadığı sürece çocuk yine kendini savunamaz. Çocuklar “hayır” diyebilmeyi ilk olarak anne babalarından öğrenerek taklit ederler. Yumuşak başlı, korumacı, genellikle çocuğuna “evet” diyen, kendi sınırları da olmayan, insanlara hayır diyemeyen ailelerin çocuklarında savunma becerileri gelişmeyebilir. Bazı anne ya da babalar çevrelerine sınır çizebilirken çocuklarına çizmekte zorlanabilir. Önemli olan çocuğunuza nasıl yaklaştığınızdır. Bu demek değil ki sürekli “hayır” diyeceksiniz.. Bazı aileler gerçekten sınır çizmekte zorlanabiliyor. Bunun altında bir çok sebep yatabilir. Önemli olan fark etmenizdir. Çocuğunuz aileniz içerisinde “hayır” duyacak ki bunu modelleyebilsin. Net ve kararlı olabilmeyi ilk sizden öğrensin. Her çocuk anne babasını yetkin görmek ister. Onları yetkin gördükçe kendini daha güvende ve güçlü hisseder. Kendi hayatında da onları model alarak davranır. Bu çocuklar kendilerini savunmakta daha rahattırlar.

Korumacı ailelerin yapmaları gereken tek şey artık çocuklarının yapabileceği şeyleri onlara bırakmalarıdır. Kısacası ellerini üzerlerinden çekme zamanı gelmiştir. Bir çocuk kendi yapması gereken bir görevi annesinden beklediğinde kendi yapması için teşvik edilmelidir. Bu süreçte yapmamakta direnirse anne ve baba yine de yapmamalıdır. Bu çocuklar ilk önce bağımsız hareket edebilmeyi ve bireyselleşebilmeyi deneyimlemelidir. Bunları deneyimledikçe kendine olan güvenini kazanacaktır. Bir çocuk kendisini annesinin bir uzantısı gibi algıladıkça bağımsız hareket edebilmekte zorlanabilir. Bunun için bu çocuklar sosyal ortamlarda kendini savunmakta zorlanır. Problemlerle karşılaştığında her defasında ailesinden ya da öğretmeninden destek almak isterler. Aynı zamanda korumacı ailelerin çocukları kendileri problem çözemedikleri için sıklıkla şikayet etme davranışında da bulunabilirler.

Çocuğunuzun kendini savunamadığını gözlemliyorsanız altın reçeteden çok anlatmış olduğum temel konuları gözden geçirebilirsiniz. Doğru tutumlarda bulunduğunuzu düşünüyorsanız ve çocuğunuz kendini savunmakta hala zorlanıyorsa alt dinamiklerinin incelenmesi için mutlaka uzman yardımı alınız.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 238
Kayıt tarihi
: 07.04.17
 
 

  Psikoloji Lisans ve Yüksek Lisans eğitimlerini Maltepe Üniversitesinde tamamlamıştır.  Çalışma ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster