Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mayıs '17

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
1317
 

Kendini Tamamlamaya Odaklan, Mutluluk Peşinden Zaten Gelir!

Kendini Tamamlamaya Odaklan, Mutluluk Peşinden Zaten Gelir!
 

Çoğumuz ömrümüzü mutluluğu koşullarda arayarak hayatımızı geçiriyoruz ancak gerçek mutluluk koşullara bakılmaksızın varoluş halidir.


Çoğumuz ömrümüzü mutluluğu arayarak geçiriyoruz.

Bu büyük çoğunluğun içindeki büyük bir çoğunlukta mutluluğu koşullarda arayarak hayatını geçiriyor.

Örneğin birçok insan zengin olduğunda mutlu olacağını düşünür ya da kariyer sahibi olduğunda, evlendiğinde, çocuk sahibi olduğunda...

Oysa tanıdığım bazı zengin insanların; bunalım, yalnızlık ve kaygıdan mustarip olduklarına tanık oldum.

Tam aksine çok yoksul bazı ülkeleri dolaştığımdaysa, yoksulluklarına rağmen hayattan zevk aldıklarını gördüm.

Gerçek mutluluğa, onu arayarak ulaşamazsınız.

Zira  gerçek mutluluk koşullara bakılmaksızın varoluş halidir.

Bu nedenle, mutluluğu aramak yerine “kendini gerçekleştirmeye”  yani “kendini tamamlamaya” odaklanarak mutluluğa ulaşabilirsiniz.

Kendini tamamlama nedir?

Psikolog Abraham Maslow, klinik gözlemlerinden yola çıkarak insan davranışlarına yön veren temel gereksinimlerin neler olduğunu, çalışmalarında ortaya koymaya çalışmıştır.

İhtiyaçlar Hiyerarşisi teorisi,  insanların doğuştan gelen bazı ihtiyaçları olduğunu ve bu ihtiyaçların zamanla davranışlarına yansıdığını söyler.

Maslow, bu ihtiyaçları belirli bir sıraya koymuştur ve en alttan üste kadar, belirli bir hiyerarşiye göre sıralanmıştır.

İnsan en alttaki ihtiyacını giderdikçe, bir üstteki gereksinimine doğru otomatik olarak ilerler.

Daha doğru bir ifade ile alt düzey ihtiyacını tatmin ettikçe, en üste doğru ilerler.

Bu ihtiyaçları açarsak;

  1. Fizyolojik ihtiyaçlar: Nefes alma, yeme içme, uyuma, sevişme.
  2. Güvenlik ihtiyaçları:  Kendini ailesini ve sevdiklerini güven içinde hissetme.
  3. Ait olma ve Sevgi ihtiyacı:  Başka insanlar ile iletişim kurma, kabul edilme bir yere ait olma.
  4. Değer İhtiyaçları:  Başkalarınca benimsenip tanınmak, başarılı ve yeterli olmak.
  5. Kendini Tamamlama İhtiyacı:  Kişisel tatmin, kişinin potansiyelini ortaya çıkarması.

Kendini tamamlayan insanların özellikleri nelerdir?

  • Bilinmeyenlerden çekinmek yerine kabul edip kucaklarlar.
  • Toplumun dikte ettiği şeyleri izlemek yerine daima kendilerine sadık kalırlar. Koyun değillerdir ama ortalama bir asi gibi de her şeyi reddetmezler.
  • Kendilerini oldukları gibi kabul ederler, kusurlarıyla birlikte. Bununla birlikte, negatif alışkanlıklarını değiştirmek için çalışır ve çabalarlar.
  • Başkalarına bağımlı değillerdir. Kendi kendilerine yereler ve yalnız kalmaktan mutluluk duyarlar.
  • Tüm insanlara karşı sevgileri vardır ve yargılayıcı değillerdir.
  •  Çok değil az insanla derin, tatmin edici kişiler arası ilişkiler kurarlar.
  • Sorunlarla başa çıkmak yerine, olumlu çözümler bulmaya daha çok odaklanırlar.
  • Hayatın kendilerine sundukları küçük şeyleri takdir ederler.
  • Çoğu insan “İhtiyaçlar Hiyerarşisi” katmanlarına odaklanırken, onlar kişisel ve anlamlı büyümeye odaklanırlar.
  • Toplumsal baskılardan veya yüzeysel ihtiyaçlardan etkilenmez.
  • Yaşamın daha derin anlamını ararlar.
  • İyi bir mizah anlayışları vardır.
  • Çok yaratıcıdırlar.
  • Her şeye rağmen, mükemmel değildirler ve bundan mutludurlar.

Kendi kendini tamamlama nasıl başarılır?

Kendinizi başkaları ile karşılaştırmayı bırakın!

Kendi değerinizi başkalarının yaptıklarına dayanarak ölçmeyin.

Belki arkadaşlarınızdan biri ünlü bir doktor oldu ya da başka bir arkadaşınızın mükemmel bir evliliği var.

Hayalinizdeki kariyere ulaşamamış, partnerini henüz bulamamış olabilirsiniz.

Bu durum mesela size seyahat özgürlüğü sunabilir.

Unutmayın herkesin yolu farklıdır...

Sosyal medyayı kullanmayı bırakmayı deneyin!

Bu yüzyılda ne kadar mümkün bilemiyorum ama yapılan bilimsel çalışmalarda, sosyal medyayı günde ortalama bir saat tüketenlerin depresyon belirtileri gösterme oranın hiç kullanmayanlara oranla yüksek olduğu görülmüştür.

Sosyal medya, depresyon ve kıskançlığı teşvik eder zira dolaylı akran baskısı yaratır.

İnsanlar yeni dönemde, diğerlerinin nasıl göründüklerine bakarak kendilerini yetersiz hissediyorlar.

Daha sonra da fotoğraflarını ya da durumlarını güncelleyerek, hayatlarının aslında ne kadar da mutlu olduğunu doğrulamak için kendilerini farkında olmadan baskı kuruyorlar.

Kısacası sık sık sosyal medyaya girmemeye çalışın. Unutmayın gerçek arkadaşlar, sizinle nasıl iletişim kuracaklarını bilirler.

Karanlığa merhaba...

Herkesin hayatında karanlıkta ışık olmadan ilerliyormuş gibi hissettiği dönemler vardır.

Ancak hayatın aslında en güzel yanlarından biri de öngörülmez olmasıdır.

Karanlıkta ilerlerken; kiminle, ne zaman, nerede karşılaşabileceğinizi asla bilemezsiniz.

Açık görüşlü olun ve karanlığa "hoş geldin" deyin.

Yolculuk, engebeli ve karanlık olsa bile iyidir zira ilerlemeye devam ediyorsunuz demektir.

Mutluluğu Koşullara Bağlamaktan Vazgeçin!

Birçok kişi zengin olduğunda ya da başarılı bir kariyere sahip olduğunda mutlu olabileceğini düşünür.

Fakat çok zengin olabilir, milyonlar kazanabilir ama bu sefer de başarıyı kaybetmekten endişelenebilirsiniz.

Yalnızlıktan şikâyet ediyorsanız, birini bulabilir ve bu sefer de yalnızlığınızı kaybettiğiniz için bunalmış hissedebilirsiniz.

Yani...

"Seni mutlu edebilen tek kişi sensin, üzerine koşullar koyarak kendi mutluluğunu sabote etme.” :)

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1856
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

Okur, gezer, izler ve yazar...                 ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster