Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Temmuz '12

     
    Kategori
    Kişisel Gelişim
    Okunma Sayısı
    126
     

    Kendinizi yenileyerek başarıya ulaşın

    Bir sabah işinize gittiniz, içinizden bir ses artık bu işin böyle yürümeyeceğini ve bunu daha fazla yapmak istemedini size söyledi. Evde işler pek iyi gitmiyordu, ailenizle tam olarak istediğiniz ilişkiyi yaşamıyordunuz, özel ilişkilerinizde ya da arkadaşlıklarınızda tam olarak mutlu değildiniz. Maddi problemler içindeydiniz. Sağlık durumunuz çok da iç açıcı değildi. Kendinizi hayatınızdan memnun ve başarılı hissetmiyordunuz. Birşeyler eksikti, insanlar, koşullar veya yaptıklarınız yanlıştı. Bunlar size anlamlı geliyor mu?

    Hayatta doğru noktada olup olmadığımızın barometresi duygularımızdır. Yaşamınıza ve kendinize ilişkin duygularınız ne yönde? Hayatınız ile ilgili bir sınava girseniz o sınavdan geçer not alır mıydınız?

    Eğer yaşamın adil olmadığını düşünüyorsanız ve birisi buna karşılık olarak size her gün doğumuyla birlikte tüm insanlara eşit olarak yaşamımızı yeniden yaratma gücü verildiğini söylese bu güce sahip çıkmak ister miydiniz?

    İşinizdeki, evinizdeki, ilişkilerinizdeki, sağlığınızdaki ve maddi durumunuzdaki olumsuzlukları mutluluğa çevirme şansımız var. Nasıl mı? Kendimizi baştan yaratarak!

    İnsanoğlu birazcık sızlanmayı seven bir varlıktır. Bu nedenle mutlu olmadığımız konudan aslında ne ölçüde mutlu olmadığımızı kararlaştırmamız gerekiyor. Ufak sorunları gözümüzde büyütüyor muyuz yoksa? Gerçekten bu konuda tehlike sinyalleri alıyor muyuz? Belki tembellik yapıyor, bir mucizenin bizi kurtarmasını bekliyoruz. Belki de diğer insanları ve koşulları değiştirmek, etkilemek, kontrol etmek için var gücümüzle çırpınıyoruz; ya da ümidimizi çoktan yitirdik ve ipin ucunu bırakalı çok oldu.

    Her ne yapıyorsak yapalım, hangi durumda olursak olalım dört elle sarılıp bırakmamamız gereken birşey var: Kendimiz.

    İnsanı başarıya götüren aracın yakıtı umut ve olumluya odaklanmaktır; daha iyi şeyler yapabileceğimize ve başımıza güzel şeyler geleceğine dair inancımızdır. Tıpkı her karanlık gecenin aydınlık sabaha bağlanması, her kışın bir yaza ulaşması gibi mutsuzluk da sürekli değildir. Yeter ki ibreyi mutluluğa döndürecek çareler oluşturalım. Kendimizi baştan –ve olmuyorsa yeni baştan – yaratalım.

    Kendimizi yenilemek için şunları yapabiliriz:

    • Önce kendimize iyi davranalım. Başarılı ve mutlu olmak için biz, bize lazımız.
    • Hangi konuda iyileşmeye ihtiyacımız var? Bunu belirlememiz gerek. Sorunlu noktaların üzerine gitmeliyiz. Bunları sırayla ele alalım, bir anda herşeyi çözemeyiz.
    • Kendimizi geliştirmeliyiz. Sürekli durursak ilerlemek mümkün olmaz. Yeni bilgiler, beceriler edinmeliyiz. Bunlar mesleğimiz ilgili olabileceği gibi doğru iletişim kurma veya stresle başa çıkma gibi teknikleri öğrenerek de olabilir.
    • Sağlıklı besinler tüketmeli, bedenimizi hareket ettirmeli ve fiziksel sağlığımızı artırmak için gayret göstermeliyiz. Biz bedenen sağlıksız olursak hiçbir konuda ilerleme gösteremeyiz.
    • Zihnimizi olumlu düşüncelerle beslemeliyiz. Sürekli olumsuz düşünerek olumluya ulaşmak mümkün değildir. Bu yüzden kendimize içten içe empoze ettiğimiz başarısızlık, yetersizlik cümleleri yerine motivasyonumuzu artıracak ifadeler koymalıyız.
    • İnandığımız şeyleri gerçek yaptığımızı unutmamalıyız. Kendimizi yeteneksiz, güçsüz, başarısız ve akılsız görürsek buna uygun şekilde davranmamız kaçınılmazdır. Hepimizin muhakkak yetenekli ve başarılı olduğumuz bir yönümüz vardır. Bunu ön plana çıkartmalı, eksiklerimizi tamamlamaya çalışmalıyız.
    • Geçmişteki başarısızlıklarımızdan dolayı kendimize yüklenmemeliyiz. Onlar adı üzerinde “geçti”, almamız gereken dersi çıkarmalı ve ileri sarmalıyız.
    • Umudumuzu ve yaşamda iyi şeyler de olabileceğine dair inancımızı öldürmemeliyiz. İyi şeyler iyiyi düşünenin başına geliyor, felaket tellallarının değil!
    • Çalışmaktan kaçınmamalıyız. Oturduğu yerden gerçek başarıyı yakalayan pek kimse bulunmuyor maalesef.
    • Keyifli ve eğlenceli zamanlara yer açmalıyız. Yeni fikirler her zaman kendimizi zorlayarak bulunmuyor. Keyifli anların getirdiği mutluluk yaratıcılığı önemli ölçüde artırıyor.
    • Gülmeliyiz. Tıp bilimi henüz gülmenin yarattığı etkiyi oluşturacak bir ilaç geliştiremedi. Bizi neşelendiren, kahkaya atmamıza yardımcı olacak fırsatları değerlendirmeliyiz.

     

    Unutmayın, yaşamımız ve benliğimiz ona baktığımız şekilde bize bakar. Hayat ona gülenlere ve cesur olanlara güler.

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 126
    Kayıt tarihi
    : 27.07.12
     
     

    Öncelikle bloguma hoşgeldiniz! İnsan kaynakları uzmanı/psikolog, İnsan Kaynakları Yöneticiliğ..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster