Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Aralık '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
50
 

Kent ve yaşam: Vadeli adalet

Kent ve yaşam: Vadeli adalet
 

“Kredisizdi hani yaşam? Peşin peşin yaşayacaktık biz…” diye sızlanır insanlar biteviye. Taksit taksit alışlarımız boşuna değil. Her şeyi peşin yaşamak istiyoruz. En iyi telefonla konuşmak, en kaliteli mekanlara gitmek, en gösterişli arabalara binmek, en favori markaları kullanmak, hep enlerle işimiz; ense yapmak da dahil. Keramet en olanlarla bitse, “belki yarın daha güzel olur” diyerek akşamı eder miydik hergün?

Vadesiz mutluluklar hemen gerçek olmak için içimizden bizi dürtedursunlar, biz onlara kulak verip yanıbaşımızdakileri kaçıralım, o huzur da vadesini beklesin...

Ne sabrın, ne özlenenin, ne de kavuşmanın kıymeti olur mu “yokluk” olmasa…

TDK sözlüğünde “bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşmaktan duyulan kıvanç durumu” olarak tanımlanan mutluluk, tamam olma halinin duyumsanmasıdır. Ünlü düşünürler ve alimler de bu konuda farklı kelimelerle aynı hali anlatmaya çalışmışlardır.

“Kişinin yaşadıkça memnun ve mutlu olması için gereken şey, kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmaktır. (…) Bir insan böyle hareket ederken ‘benden sonra gelecekler acaba böyle bir ruhla çalıştığımı bilecekler mi’ diye bile düşünmemelidir. Hatta en mutlu olanlar hizmetlerinin bütün nesillerce bilinmemesini tercih edecek karakterde bulunanlardır.” (M.K. Atatürk,1937,100 ve 1937,5-277)

“(...) Hal böyleyken, insanlar gerçek mutluluk ve kurtuluşu, ancak maddelere tapan nefislerinin hava ve hevesine tutsak olmuş iradelerine göre değer biçtikleri birtakım uydurma kurallardan beklemektedirler. (…) Maddelere ve objelere bağlı mutluluklar, doğal olarak bu cansız şeyler gibi geçicidir (fanidir) ve günün birinde onlar gibi çökecek, yıkılıp gidecek, yok olacaklardır. Fani şeylere bağlı ve onlarla geçerli hiçbir mutluluk devamlı olamaz. Devam eden, ölmeyen bir mutluluk, ebedi (sonsuz) değerlere bağlı ve onlarla geçerli bir mutluluktur. Şu halde hakiki mutluluğun kaynaklarından birini de, ebedi olan canlı varlıklara, özellikle insan ruhlarına duyulan sevgi oluşturur. Çünkü o (sevgi) ebedidir. (...) İnsanın hakiki mutluluğunun ilk kapılarını açan sevgi, merhamet, şefkat ve yardım duygularıyla beslenir. Bu duygular mutluluk kapısının en sadık kapıcılarıdır. Bunlar izin vermeden ne gerçek sevgiye ulaşılır, ne de büyük mutluluğun kapıları açılır.” (Neo-spiritüalizm’in kurucusu Dr.Bedri Ruhselman)

“Bütün mutsuz olanlar, yalnız kendi mutlulukları peşinde koşanlardır. Bütün mutlu olanlar ise başkalarının mutlu olması için çalışanlardır.” (Budizm)

“Engelleri aşmak, varoluşun en büyük hazzıdır; bunlar ticaret ve iş yaşamındaki maddi şeylerde de olabilir, öğrenme ve bilimsel araştırmadaki düşünsel şeylerde de olabilir; bu engellerle savaşmak ve onları yenmek mutluluk verir." (Schopenhauer)

Mutlu olmak en büyük ödül; en adil neticedir elbette. Kim mutlu olmadan hayatın tadını çıkarabilir ki? Zor olana ulaşmak, azim, çaba, alın teri en önemli hazzı yaşatmaz mı insana?

O nedenledir ki, mutluluk peşinen tadılmak istenen, fakat vadeli bir hazdır. En güzel an da o mutlulukla doruğa erişilen değil, o süreçte verilen mücadelenin bütününe yayılan süreçteki her ana yayılmış olandır. Bu öyle bir hazdır ki, artık varılacak nokta da o emele ait bir araçtır. Her şey o nedenle sizi mutlu eden asıl hedefin bir parçasıdır.

Eğer sizin amacınız çok iyi bir meslek erbabı olmak, yaptığınız işte en iyi olmak ise… size ne iş verilirse verilsin, harcadığınız emek sizin mutluluğunuza eklenir. Başkalarının her türlü düşünce, davranış ve eleştirisi onların en iyi olma düşüncesine aittir. Sizin için aynı şeyler geçerli olmayabilir, mutluluk kopyalanamaz ki, tıpkı başkalarının hayalleriyle mutlu olunamadığı gibi...

Adalet, bireyin hemen şimdi, olabilen en iyiye ulaşma özgürlüğüdür. Neye inanacağı, neyi nasıl özüne katacağı ise kişinin bu en iyiye ulaşmasında onun kendi biricikliğini ortaya koyar. Mutluluk, adaletin en zor sağlandığı unsur olsa da; adil olmak daima mutluluğun kaynağıdır. Gülümseyelim ve gülümsetelim.. çevrenizde buna dair sizin canınızı sıkan her ne var ise, adaletli bir mutluluğun vadesini bekliyor olabilir.

Zaten en güzeli de şefkatle bakmak değil mi her cana ve dualar da o şefkatin kanatları!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 149
Toplam yorum
: 79
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 629
Kayıt tarihi
: 07.04.10
 
 

Sazsız söze ezgiler diziyoruz, birer birer. "Kim" olduğumuzun belli olmadığı bu dünyada K..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster