Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '15

 
Kategori
Dünya Şehirleri
Okunma Sayısı
579
 

Kent ve Yaşam: Washington DC

Kent ve Yaşam: Washington DC
 

Aşk ya da para için işleniyor dünyadaki tüm cinayetler denir. Bildiğimiz üzere bu yoldan gidersek eğer, 9/11 saldırısına bakmamız yeterli değil mi? Gündemi tutan iletişimsel eylem merkezi, dünyanın nabzı ekranlar. Hep birlikte zafer edasıyla siyasi kimliğe buladıkları islami tahrik unsurlarını bombalıyorlar. Bir çok taş yerine oturmamışken zihinlerde, adresi açık ve net veriyorlar. Kahraman medya bizi aydınlatıyor.

Sonra...

Yıllar önceye gidiyor zihnim. Yıl, 2008.

Beyaz Saray’ın tam karşısında durmuş, gözlerime inanamaz haldeyim.

“O ekranlarda her gün gördüğümüz, dünyanın en meşhur binası bu mu?” İnanmıyorum. Çünkü, bu bina, görebileceğiniz en gösterişsiz malikanelerden biri olarak tanımlanabilir. Geniş bahçesi içinde beyaz bir gölge gibi duruyor, her haliyle sizi masum olduğuna inandıran bir sükunet taşıyor. Ekranlarda ise adeta bir gelin gibi dünyaya sergileniyor. Eserin adı “masumiyet tablosu”.

 

Küresel dünyanın baş kenti olarak anılan bir yer için gökdelenler hayal etmeyin sakın. Maryland bölgesi ilginç bir yerleşim. Tamamen yeşillik, ruhunuzun içine işleyen bir doğa içinde bir şehir burası. Kent dikilitaştan yüksek olmayan binalar ile çevrelenmiş. Dahice bir olağanlık hakim bu kentin tüm caddelerine. Sanki herkes kendinden emin bir şekilde bu rutine ayak uydurarak gücünü ortaya koyuyor. Kimse dünyanın geri kalanında neler olduğundan haberdar (!) değil...

 

Aşk ya da para.

Hiçbiri bu kubbeli binaların civarında anılmıyor. Hepsine sorsanız ne zahmetli yolculukları vardır hayatlarının o noktasına gelinceye kadar kim bilir… Zahmetsiz çıkılan yolculuklar hayatın tadını çıkarma fırsatı sunabilir. Ancak, siz hiç kraliyet tahtının zahmete değmeyenini gördünüz mü?

Güç.

Her bir kaldırım taşına dahi nakşedilmiş.

Var olan her kırıntısıyla mevcudiyetini gösteriyor.

Kubbeleri, tahtı, yeşili bol olduğuna bakmayın, Amerikan şehir standartlarını tümüyle taşıyor bu şehir. Ev planları, alışveriş merkezleri, wallmart ve mcdonalds yine aynı. Çok özel neyi var derseniz, cadddeleri çok temiz. Güzel olan ise güvende hissettirmesi, hiç bir yerde olmadığı kadar.

 

Gözlerimi bugüne çeviriyorum. Ekranda düşen Rus savaş uçağı, manşetlerde III. Dünya Savaşı. Dönüp düşünüyorum, o izole dünyasıyla Beyaz Saray’ı; hem her şeyin ortasında hem hepsinden uzak. Sözünün üzerine söz edilmeyen ülke, bir zamanlar ki hasmına yapılan müdahaleye şaşırmış görünüyor biraz bugünlerde. Her zamanki gibi, dostlarımızla olan ittifakımızda bizim hassasiyetlerimiz ihlal edilmiş, fakat bu kez tepki vermişiz. İnanmaları kolay mı?

 

Amerikalıların Türklerden farkı ne diye sorarsanız, çok şey sayılabilir. En önemlisi, ekranda gördükleri. Soğuk savaş sonrasındaki en sıcak çatışma ve Avrupa’ya gerçekleşmiş en büyük terör saldırısı şu an ekranlarında…

Yarın ekranlar değişir.

Gündem bir hamlede değişir, akıllardan siliniverir hepsi.

Aşk ve para.

Güç değneğinin iki ucu var.

Katillerin sopası yok.

Aşk mı daha masum, para mı?

Siz karar verin.

 

Sevgiyle kalın dostlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 149
Toplam yorum
: 79
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 629
Kayıt tarihi
: 07.04.10
 
 

Sazsız söze ezgiler diziyoruz, birer birer. "Kim" olduğumuzun belli olmadığı bu dünyada K..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster