Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '12

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
175
 

Kentimi sevmiyorum! Çünkü....

Kentimi sevmiyorum! Çünkü....
 

Kentler içinde yaşadığımız, hayatımızı kolaylaştıran ve pek çok aktiviteye olanak sağlayan mekanlardır. Tabi kentlerin işlevleri bununla sınırlı değildir. Aslına bakarsanız her kent herkes için aynı anlama gelmez. Dolayısıyla işlevlerde anlamlar çerçevesinde şekillenir.

Büyük ve karmaşık kentlerden sıkılan insanlar, küçük şehirlerde yaşamaya özenirler, küçük şehirlerde yaşayanlar ise büyük kentlerin karmaşasına... Yani herkes kendinde olmayana ihtiyaç duyar. Peki nedir insanı bu düşüncelere ve ihtiyaçlara iten süreçler? Gözlemlerim sonucunda gördüm ki; kentlerin fiziksel yapısı insanların psikolojisi üzerinde oldukça etkili oluyor? Kentinden memnun olmayan her birey 'Niye memnun değilsin?' sorusu karşısında kentin fiziksel özelliklerinden, ona göre olumsuz olarak nitelendirdikleri üzerinde duruyor. Bu cevap Artvin için; 'Hiç düz alan yok, heryer yokuş'' cevabı olurken, Ankara için ' Nefes alınacak yeşil alan yok ki' oluyor.

Kentler için karşımıza çıkan bir başka sorunda sahip olduğu değerleri koruyamaması. Bu durumda insanları umutsuzluğa ve memnuniyetsizliğe iten süreçler arasında. Bunun yansıması Ankara'da Atatürk Orman Çiftliği'nin tahribatı olarak karşımıza çıkarken Artvin'de Çoruh nehrinde yapılan baraj ve hes projelerinin etkisiyle sahip olduğu flora ve faunayı koruyamaması konusunda oluyor. Esasen bu süreçler de fiziksel çevrenin tahribatı olarak nitelendirilebilir. Yani İster insan eliyle ister doğal olarak oluşan alanlar olsun insanoğlu fiziksel açıdan zengin alanların yok olmasıyla ruhsal olarak da etkileniyor ve önce kentini, sonra kentte yaşayan diğer insanları sonra da kendini sevemeyen bireyler haline geliyor.

Fiziksel çevrenin yok olmasıyla ya da olumsuz olarak şekillenmesi ile birlikte etkilen psikolojimiz böyle giderse acaba nereye kadar dayanabilecek? Yok olan ya da şekil değiştiren sadece kentler değil gibi geliyor bana. Sizce de giderek insanlığımızı kaybetmiyor muyuz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 755
Kayıt tarihi
: 13.10.08
 
 

2007 yılında Ankara Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı'ndan mezun oldum. Kendimi bildim bileli okuyoru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster