Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '18

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
109
 

Kerim Korkut - Hayatın Sırları

Kerim Korkut - Hayatın Sırları
 

Yüzünde yalancı bir huzur, iyi adam tafralarıyla,  elinde evine giderken aldığı bir somun ekmek,  manavın köşeyi dönüyor her akşam. Aradakiler, yani bizler hayatın hamallarıyız. Dünyayı sırtımızda taşıyoruz. Ölünce her üç guruptan birer kişiyi inceleyin. Bizim guruptakilerin gözleri açık gittiklerini göreceksiniz. Yaşadıkları dönemde hangi istedikleri olmuştur ki kapansın.

Ahreti seçenler her sabah Adn cennetlerinin hayaliyle uyanırken dünyamızın özgür kuşları zaten cennette yaşadıklarını iddia edeceklerdir. Aradaki bizler ise bir yandan dua ederken öbür yandan Hatçe kızın fistanını çekiştirip duracağız.

Her şey bize yasak. Yemeğimizi bile gönül rahatlığıyla yiyemeyiz. Çoğumuzun yaşamında sadece beş mekân var. Ev, işyeri, mutfak, tuvalet, mezarlık. Birileri sanki bizi sürekli gözetliyor. Bir kadınla konuşsanız eşiniz hemen mahkemeye koşar. Bir erkekle çay bahçesinde otursanız maazallah eşiniz sizi öldürür. Vitrinlere, afişlere, gelip geçenlere bakıp yalanmaktan dillerimiz aşınır. 

Bu çileli hayatımızın karşılığında bize verilen sadece”iyi insan” ödülüdür. Bu ödülü de çok azımız alır. Yaratılış olarak ciddisindir, suratsız derler. Tutumlusundur, cimri derler. Yemeğe içmeye düşkünsündür, pisboğaz derler. Aşka, sekse düşkünsündür; zampara, sapık derler. Şöyle biraz uzanayım desen, tembel derler. İyi insan olabilmen için hiçbir şey yapmaman, kısaca yaşamaman gerekir.

Aslında bu iyi insan olmanın pek de bir artısı yoktur. İbadetin eksik olduğu için Allah sevmez. Hep onu bunu düşünmekten fakir kalırsın bu sefer de kul sevmez. İyilik kelimesinin sadece adı güzeldir. Onu yediğinizde kesinlikle ağzınız tatlanmaz. Sizi iyilikle donattıkları zaman yaşamınız elinizden gider sadece kuru itibarınız kalır.

Bizler dünyanın düzenleyicileriyiz. Adımız “Hasan Efendi” ya da “Makbule Hanım” dır. Çevreyi temizleriz. İnsanları misafir ederiz. Düğünler yaparız. Oğlumuz kızlarla gezsin diye hamallık eder, kızımızın çocuğunu hani mümkün olsa biz doğurmak isteriz. Bizim hiç eğlencemiz yoktur. Parkta simit yer, Eminönü’nde balık ekmek, Sultanahmet’te bir külah dondurmaya fit oluruz. Paramız olsa bile özgürlüğümüz yoktur. Hani eşini elinden tutup sinemaya götürsen “Çocuk musunuz siz ayol? Bu yaşta utanmıyor musunuz” denilir. Bunu diyenler de sizin gibidirler aslında. Birbirimize hayatı zehir ederiz. Ne dindarların baskıları, ne de aşırıların korkusu değildir bizi yaşamaktan alıkoyan. Bizi bizim gibiler yiyip bitirir. Abuk sabuk kitapları okuya okuya, bilgisiz cahil insanları dinleye dinleye hepsi birer hoca kesilmişlerdir başımıza. Hele akraba, tanıdıksa her şeyinize karışırlar. Bu akraba, tanıdıktan uzak olmak için Alaska’ya gitmeyi bile düşünüyorum. Oralara gelemezler herhalde. Akraba, tanıdık tam anlamıyla baş belasıdır. Elli küsur yaşımdayım. Bugüne kadar bir akrabamdan, tanıdığımdan toplu iğne kadar fayda gördümse namerdim. Keşke leylekler getirseydi beni. Keşke ağaç kovuğunda büyüseydim.

Aradakiler Arasat’takiler gibidirler. Ne Tanrıya yaranırlar ne de kula. Bunların karılarıyla/kocalarıyla 30’uncu yılda 98 bininci kere birlikte olmaktan, karpuzu çekirdeğiyle yemekten ve kuşları seyretmekten zevk aldıkları söylenir. Sürekli bilmem hangi yazarın sıkıcı kitabını okumaları önerilir. Süslenip püslenip elaleme karşı havalı havalı gezmekten de mutlu olurlarmış. Hiç birine inanmıyorum. Yaşam 15 taşla oynanan bir tavla oyunudur. Taşlardan biri eksik olduğu zaman bu oyunu oynayamazsınız. Biz ise elimizde bir iki pulla yaşamı mars etmeye çalışıyoruz. Tabi ki biz mars oluyoruz. Daha ellisinde halimizi gören imam “Ne zaman öleceksin” diyor.

izmirli doksanyedi, Adil Bozkurt bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her zaman oradan, şuradan, buradan ve daha kalender meşrep yazılar yazardınız, bu sefer ne oldu böyle, neden bu kadar karamsarsınız; Hiçbirşeyleri beğenmemezlikten/müşkülpesentlikten, herşeylerden şikayetlerden ve şükürsüzlükten olmasın sakın?

Filiz Alev 
 14.06.2018 15:58
Cevap :
Orta sınıf başlıklı bir yazı yazmıştım, bu da onun bi R devamı gibi. Uçlardaki değil aralıktaki insanlar, yani bizler. Teşekkür ediyorum Filiz hanım. Selamlar efendim.   18.06.2018 11:16
 

Çok güldüm bu yazına, Allah'ta seni güldürsün Kerim kardeşim. İyi insan olmak yeter de artar bence. Akrabadan bazen akbaba olanlar vardır, gülüp geçeceksin çünkü bazılarıyla baş etmek gerçekten güç. Alaska'ya gitmeye ne gerek var, beş metreden fazla yaklaşma yanlarına bitti gitti. 1956 doğumluyum bak senden daha çok hayat tecrübem var, üzülen üzüldüğünle kalıyor diğerinin ruhu duymuyor. İnsan biraz geç öğreniyor ama nereden dönersen kârdır. Hayat bir an o da bu an'dır. Yaşam ve ölüm hepsi bir soluk. Sağlıcakla kalasın

SAHAFÇA 
 13.06.2018 21:56
Cevap :
Yok akranız ben de 1956 doğumluyum, yaşımı gizleme konusunda biraz sahtekarlık yapıyorum belki ondan. Tabi kim inanır yaşlı başlı kalem kaşlı bir adam olduk, hanım bile emmice Diyo!   18.06.2018 12:18
 

Merhaba, "Mış" gibi yaşamak bizimkisi dostum. Ynede hayat güzel. Bayramınız kutlu olsun. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 13.06.2018 14:09
Cevap :
Sizi göremiyoruz yazılarınızı özlüyoruz, sağlık mutluluk dileklerimle   18.06.2018 10:20
 

Kimin ne dediğine bakanlar asıl iyi olamazlar, sayın Kerim bey... Hayat sadece kendi gibi yaşayanlara on beş pulla devam eder. İstedğimiz renkleri seçemiyoruz. Hepsi bu.Ona da eyvallah! Bileğine güvenen her renkle oynar. Eşimle biz sürat motoru kullanıyoruz. Elaleme bakarsak "hiç böyle yapılır mı" hem de islami hayat yaşıyoruz. Ne alaka ise... Deveye binsek sorın olmazdı herhalde...Her neyse biz gaza bastık bütün sesleri kıstık...Hatta size de tavsiye edebiliriz. Yaş aşağı yukarı aynı pek fark yok... Selamlar saygılar...

Meryem Kadıoğlu 
 13.06.2018 2:22
Cevap :
Güzel bir yorumdur, okudukça okudum.   18.06.2018 10:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3686
Toplam yorum
: 11113
Toplam mesaj
: 281
Ort. okunma sayısı
: 686
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster