Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '14

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
240
 

Kerim Korkut düşünceleri çığ gibi yayılıyor; Cumhurbaşkanı Gül de zorunlu askerlik kaldırılsın dedi

Kerim Korkut düşünceleri çığ gibi yayılıyor; Cumhurbaşkanı Gül de zorunlu askerlik kaldırılsın dedi
 

Birkaç gün önce içişleri bakanlığının Kerim Korkut’un yazılarından kopyaladığı soyadı değiştirme uygulamasını basın “devrim gibi karar” olarak duyururken bugün de Kerim Korkut’un askerlikle ilgili devrim niteliğindeki düşüncelerine ülkemizin en tepesinden cumhurbaşkanı Gül’den(artık eski cumhurbaşkanı) destek açıklaması geldi. İşte yıllardır yazdığımız Türkiye’nin yeni askerlik sistemiyle ilgili devrim niteliğindeki düşüncelerimiz:

5 yıldır yazılarımızı okuyanlar zorunlu askerliğin yanlış bir uygulama olduğunu defalarca söyleyip yazdığımızı hatırlayacaklardır. Askerliğin kısalması, şöyle ya da böyle yapılması konusunda eminim ki çok kişi yazdı, çizdi. Ancak askerliğin zorunlu olmaktan çıkarılması ve sadece uygun kişiler tarafından eğitimini de alıp, kendi istekleriyle bir meslek olarak yapılması gerektiği düşüncesi Kerim Korkut’a aittir.

Bizim profesyonel ordu modelimizi yazılarımızı okuyanlar biliyorlar ve bu düşünce yüzlerce binlerce kişi tarafından büyük destek gördü. Ülkenin yönetimini elimize aldığımızda bugünkü askerlik düzenini kaldırıp askerliği profesyonel bir meslek haline getireceğiz.

Güvenlikte devrim yaratan görüşümüze hükümet ve diğer ilgili kesimler kayıtsız kalamadılar. Askerliğin kısaltılması uygulamasına gidilse de asıl amaç Kerim Korkut’un askerlik modeline geçmek. Yani profesyonel askerlik. Askerlik zorunlu olmaktan çıkarılacak, sadece isteyenler bunu bir iş ve meslek olarak yapacaklar.

Türk vatandaşlarının askerlik yapmakla yükümlü tutulmasının ülkemize ne kazandırdığının tartışmaya açık bir konu olduğunu daha önceki yazılarımızda ortaya koymuştuk. Tabii ki geleneksel ideolojinin insanlarımızın ruhuna işlediği milli duygular nedeniyle önerilerimiz sözde kaldı. İnsanlarımız böyle bir şeyi düşünmeyi bile vatana ihanet saydılar.

Beni milli duygulardan önce aklım ilgilendiriyor ve aklım da dağdaki çobanın askerlik yapmasını mantıklı bulmuyor. Bilindiği gibi her yıl askerlik çağına gelen insanlarımız bu görevi yapmak üzere askere gidiyorlar. Büyük coşkuyla kışlalarına uğurlanıyor, gözü yaşlı anneler evlatlarının koruduğu güvenli vatanlarında huzur içinde yaşayıp asker yolu bekliyorlar. Şüphesiz bunlar çok güzel ama akılcı değil. Şimdilerde gençlerin tamamına yakını okuyor. Çoğu doktor, mühendis gibi ülkemizin ihtiyaç duyduğu meslek mensubu. Ve bunların sayıları yüz binleri aşıyor. Bunca yetişmiş meslek mensubunu sırf askerlik yapmış olsunlar diye alıp götürmek, işlerinden mesleklerinden etmek bana pek mantıklı gelmiyor. Kaldı ki bunlar bildiğimiz kadarıyla Hakkâri dağlarında terörist kovalamıyor, yat kalk mıntıka temizle gibi rutin, ülke savunması için acil önemi olmayan bir eğitim alıyorlar.

Bu şekilde askerlik Allah kanunu değil. Tamam, dünyada ki uygulamalar da böyle ama yani hep dünyayı takip edeceğimize bir de önüne geçelim. Bir gökdelen projesini yapacak mühendisi/mimarı alıp götürüyorsun. İki yat kalk/içtima/nöbet filan altı ay bir yıl alıkoyuyorsun. Hem kendine yazık, hem de ülkemize. Dünya kadar iş kaybı, emek kaybı. Ülkemiz ekonomisinin yetişmiş insanlara ihtiyacı var. Götürüyorsun da ne yapıyorsun? Bunlara mavi bere mi giydiriyorsun yoksa Rus füze bataryalarını mı izlettiriyorsun?

Yani açıkçası bu şekilde bir askerlik ülkemiz için gerekli değil. Ayrıca biz de yaptık; birkaç ay yat kalk sürünle asker olunmaz. PKK on bin kişiyle altı yüz bin kişilik Türk ordusuna kafa tutuyor; çünkü militanları yıllarca Beka Vadisi’nde eğitim görmüş. Artık çakı gibi asker yetmiyor; rambo yetiştirmen lazım. Kusura bakma Çoban Ahmet’ten bu dediğin olmaz.

Ben bir Türk evladı olarak askere önem veriyorum ama bu ülkede çoğu kişi askeri vesayetin, daha doğrusu askerlerin değişimin önünde engel olduğunu söylüyor. Bunlar siyasi söylem, fazla üzerinde durmuyorum ama çağa uygun görmediğim klasik Mehmetçik askerlik modelini de bir nevi askeri vesayet olarak görüyorum. Şehit oğlu için vatan sağ olsun diyen anne babalar Cumhuriyet bayramlarında gözyaşlarını salarak gururla ordu millet el ele diye bağırabilirler ama ben gözyaşlarımla değil aklımla düşünmek zorundayım. Çağın ihtiyaçlarına cevap vermeyen bu askerlik modeliyle ülkemizin maddi manevi kayba uğradığını düşünüyorum.

Askerlik profesyonel bir meslek haline getirilmeli. Önerdiğimiz profesyonel askerlik modeline göre sadece isteyenler, askerliği kendisi için bir iş bir meslek olarak görenler askerlik yapacaklar; diğer insanlarımız için bu mecburiyet kalkacak.

Bizim bir modelimiz vardı, kısaca değinirsek, Ağaç Hareketi sisteminin öngördüğü 10 yıllık temel eğitimi bitiren gençlerimizden isteyenler askerlikle ilgili 5 yıl süreli mesleki eğitime alınıyorlardı. Ve başarılı olup eğitim sürecini tamamlayarak 21 yaşından gün alanlar askerlikle ilgili mesleki eğitim diploması ile profesyonel asker oluyorlardı. Bugünkü asker polis ayrımı kaldırılıyor, yerine kendilerine “güvenlikçi” denilen profesyonel askerler geliyordu. Yani asker kavramı ve anlayışı değişiyordu. Polis ve asker ortadan kalkıyor iç ve dış güvenliği birlikte sağlayacak profesyonel bir güvenlik sistemi geliyordu.O zaman için net 2000 lira maaş öngörmüştük. Artı kendileri ve aileleri ile ilgili diğer sorunlar çözülecekti. Profesyonel askerler 36 yaşına kadar görev yaptıktan sonra emekli olacaklardı.

Tabii ki bu modelde soru işaretleri de vardı. Oluşturulan güvenlik birimi aynı anda hem iç hem de dış güvenliği nasıl sağlayacaktı? Bunu yazımızda uzun uzun anlattık(BKZ. TÜRKİYE’DE PROFESYONEL ASKERLİĞE DOĞRU) Artık savaş çağlarının geride kaldığını, değilse kalması ve bu nedenle güvenlik anlayışının da değişmesi gerektiğini söyledik. Savaşlara bütün ülke halkı olarak karşı çıkacağız, gerekirse tankların önüne yatacağız dedik. Bu anlayışta yine de ülke güvenliğini elden bırakmak olmaz. Zaten 5 yılda yetişen bir asker bütün imkânları zorlayarak olağan üstü donanımla filmlerdeki rambo gibi olacaktır. Eğitimi aynı hızla devam edecek, polis ve jandarmanın görevini devralan “güvenlikçiler” ülke güvenliğinin sağlanmasında uzay polisi gibi olacaklardır.

Modelde bir başka soru işareti bugün ülkemizin güvenliğini sağlayan eli silahlı asker polis sayısı bir milyona yakın. Şimdi yeni sistemde bu sayıyı korursak bunun maliyetini ülkemiz kaldıramaz. Ama günümüzde askerlerden ziyade silahlar savaşıyor. Yani güvenlik anlayışı değişti. Artık ordunuzun personel sayısı değil yetişme ve silah durumu önemli. Bizim modelimizde adına “güvenlikçi” denilen profesyonel ordu mensubunun 5 yıl içinde her türlü uzak ve yakın dövüş, silah tanıma ve uzmanlığı, çağın savaş sistemleri vs konularda tam donanımlı olarak yetiştirileceği bilinmelidir. Öyle ki başarılı olamazsa görev verilmez. Şimdi böyle yetişmiş ve en son teknoloji silah sistemleriyle donatılmış 200 000 askerin ülkemiz için yeterli olacağını düşünüyorum. Güçlü ordu sayısı fazla ordu demek değildir. Ayrıca profesyonel asker sistemimizde aynı şartlarda yetiştirilmiş sayıları 50.000’ e ulaşan “Destek” birimi var.

Bugün zaten 200.000’i aşkın polisimiz var ve bunların maliyeti ortada. Ayrıca özellikle Güneydoğuda görev yapan askerlerimize de maaş veriliyor. Yine MSB ve içişleri bakanlıklarımızın hatırı sayılır bütçeleri var. Hepsini bir araya getirdiğimizde yeni modelin mali altyapısı belki biraz ilaveyle sağlanabilecektir.

Türk askeri, bu milletin çocukları asla paralı asker olmaz. Yani böyle endişeler yersizdir. Ayrıca vatanı sevmek için illa da askerlik yapmak şart değildir.

—Yeni genelkurmay başkanımız Işık Koşaner "TSK’de Mehmetçiğin alternatifi yok" diyerek profesyonel ordu tartışmalarına son noktayı koydu. Sayın genelkurmay başkanımız teorisyen değildir. Elbette biz de asker değiliz. Asker sadece namluyu görür. Teorisyen onu bile göremez, ezbere konuşur. Lakin düşünce üretmek de teorisyenin işidir. Bu nedenle hem teorisyen hem de asker olan birinin görüşleri çok önemlidir.

— Paşanın bilmesi gereken bir şey var. Profesyonel orduyu biz tartışmıyoruz; koşullar tartışıyor. TSK’de profesyonel orduya geçişi sağlayacak değişime gerek yoktu da terörle mücadelede "mavi bereliler, yeşil bereliler, özel harekâtçılar..." gibi birlikleri kullanma gereği neden duyuldu? Terörle mücadelede istenen başarı sağlanamayınca üstelik bu sefer sınır özel birlikleri kurulacağı da açıklandı.

— TSK’nin kimlik arayışında olduğunu söylemek istemiyoruz. Ama Türkiye’nin güvenliği konusunda düşünenlerin mesafe aldıkları da doğru değil. Uzay çağında ülkemizin genelkurmay başkanının ordunun yapısında değişiklik olmayacağını, Mehmetçiğin Allahın izniyle her şeyin üstesinden geleceğini söylemesi önümüzdeki yıllarda güvenlik konusunda çok büyük acılar yaşayacağımızı gösteriyor.

— Güvenlik sistemimizde devrim niteliğinde yapısal değişiklikler Kerim Korkut tarafından bu sitede ortaya konulmuştur. En önemli şey şu paşanın sözü, bu generalin görüşü değil doğru akıldır. Ve doğru akıl en önemsiz kişide bile olabilir. Kerim Korkut' da kimmiş? Kendisi adı sanı duyulmamış önemsiz bir kişidir. Bu nedenle görüşleri dikkate alınamaz. Almayın o zaman. Biz yazalım milletimiz okusun.

— Ülkenin güvenliği bir bütün olarak ele alınmalı dedik. Yani asker polis ayrımı kalkmalı. Bunun neresi yanlış? Asker operasyona gidiyor. Polis burası benim yetkimde diyor. Biri diğerine haber vermiyor. Yardımlaşma yok. Asker ayrı istihbarat alıyor, polis ayrı. O dereye gidiyor, öteki de tepeye. Allahım Allahım! Tam komedi. 30 PKK'lı 6 askeri şehit ediyor, bir tane bile zayiat vermeden gidiyor. Paşalarımız kahramanlığın yetmediğini anlamıyorlar. Güç bölünüyor. Polis asker birbiriyle uğraşıyor. Sen niye burayı korumadın diye o onu suçluyor, o da onu. İki ayrı sistemin birlikte hareket etmesinin güçlüğünü kimse görmüyor. Yeri geldiğinde iki kişi bile birlikte hareket edemiyor. Yüz binlerce güvenlik gücünden bahsediyoruz.

— Güvenlikte profesyonellik şarttır. Dünyada böyleymiş. Onun için dünyada bir yılda 100 bin kişi ölüyor. Hiç eğitimi olmayan 47 yaşında polise katil kovalatıyorsun. Ben askerlik yaptım. Verilen eğitimi biliyorum. Bir terör mensubu bomba yapmayı hatta uçaksavar kullanmayı bile biliyor. Peki, bizim askerimiz polisimiz neyi biliyor? PKK Bekaa vadisinde yıllarca eğitim gördü. Bizde de bir ay sıkı eğitim. Sonra nöbet, mıntıka temizliği, içtima, sağa git, sola dön. Hiç kimse kusura bakmasın. Birilerinin bunları söylemesi gerekiyor.

—Sistemimize göre asker, polis ayrımı kalkıyor. Öncelikle iç güvenliği ve gerektiğinde de dış güvenliği birlikte sağlayan ülkenin ihtiyacı kadar sayıda özel yetiştirilmiş profesyonel güvenlik elemanından oluşan bir sistem geliyor. Keza yine belli sayıda destek birimi de olacak.

— Film deyip geçmeyin. Raki Bilboa hayatın gerçeğini anlatıyor. Rus rakibini yenebilmek için nasıl hazırlanıyor? Filmi tekrar izleyin. Film beni ilgilendirmiyor. Ama verdiği mesaj çok önemli. Terör Rus boksörse siz de Raki olmak zorundasınız. Rocky olsanız şimdi PKK mı kalırdı! Bugün görünenlere, yazılan konuşulan ve verilen mesajlara göre ordumuzun ancak çok küçük bir kısmı terörle mücadele edebilecek özelliklere sahip görünüyor. Ve maalesef bunu PKK'da biliyor. Fütursuzca geliyor birliklerin, karakolların üzerine. Biliyor ki karşısına kendisinden daha fazla güç çıkmayacak. Ordumuzun PKK kadar vurucu gücü varsa ben artık söyleyecek söz bulamıyorum. Dileyelim de yakın zamanda savaş falan olmasın!

— 10 yıllık temel eğitimi bitiren kız-erkek tüm gençlerimiz içinden güvenlik mesleğine uygun oldukları belirlenen ve kendileri de bu mesleği seçenler tam beş yıl süren çok özel(bu uzun süreyi az biraz da okul gibi düşünmek lazım. Yani harbiye tarzı. Tamamen eğitimle geçtiği düşünülemez.) eğitim sonunda 21 yaşından gün aldıkları tarihte kendilerine "güvenlik meslek belgesi" verilerek profesyonel güvenlikçi oluyorlar. 36 yaşından gün aldığı tarihe kadar fiili görevleri devam ediyor. Bütün elemanlar her türlü savaş silah ve teknikleri ile yakın ve uzak dövüş tekniklerine sahip oluyorlar.

Keza ağırlıklı olarak askeri ve güvenlik plan, proje, dedektiflik, istihbarat konularında yine aynı süre(16–21 yaş arası) eğitilecek belli sayıda bir de destek birimi var.

— Bütün erkek vatandaşların askerlik yapmaları zorunluluğu hangi önemli ve kutsal gerekçeye dayanıyor, bilmiyorum. İnsanlarımızın tarlalarda çalışmaları, ülkesi için üretimde bulunmaları vatan görevi değil mi? Halk askerlik dışında barda pavyonda dans mı ediyor? Bırakın beyler bu çağdışı düşünceleri! Ben şimdi askerlik yapmasam vatanımı sevmeyecek miyim? Askerlik profesyonel işidir. Dağdaki çoban askerlik yapamaz. İnsanlara vatan sevgisi her şekilde verilebilir. Yani bugünkü ordu sistemimizin böyle bir gerekçeyle ayakta duruyor olması çok üzücü. "Dostlar güvende olsun. Düşmanlar korksun. Türkiye'nin dağlara taşlara sığmayan ordusu var. Türk doğuştan askerdir. Türk milletinin her ferdi askerdir. Kışlalar doldu bugün. Doldu boşaldı bugün..." Ordumuz bunları demek için mi var? Sığ düşünüyorsunuz beyler. Sizler istediğiniz kadar direnin. Görünüş, gidişat bizi haklı bulduğunu bas bas bağırıyor. Askerlik sürekli kısalıyor. 20 aydı, 15 aya, sonra 9 aya düştü. Yarın 5 aya, 3 aya inecek; sonra da tümüyle kalkacak belki.

— 600 bin kişi 15 ay süreyle işini bırakıyor. Hepsi de genç insanlar. Çalıştıkları yerlerde önemli görevleri ve işleri var. Atom enerji biriminde çalışan insan işini bırakıp askere gidiyor. Deprem uzmanı, petrol mühendisi aynı şekilde. Bu kadar genç insan bu kadar süre hem kendileri hem de ülke ekonomisi büyük kayba uğruyor. Askeri harcamalar bütçenin en büyük kalemi. Bütün bunların bir karşılığı olmalı. 26 yıldır terör durdurulamayınca biz de bunları üzülerek yazıyoruz. Ayrıca devir de değişti. Cengiz han tarzı orduların çağı geçti. Şimdi devlet savaşları yerini küresel teröre bıraktı. İşte görüyorsunuz. PKK, El Kaide, Hizbullah... Elinde tüfek Mehmet’im bunlara karşı mı savaşacak?

— Askerlik mesleğini severek ve isteyerek benimseyenler güvenlikçi olacaklar. Başta aileleri rahat edecek. Şartlara göre rahat yaşayabilmeleri için maaşları olacak. Ayrıca çok sayıda gencimiz bir iş bir meslek sahibi olacak.

— Karşı fikirde olanların belki de üzerinde durulacak, yani haklı olabilecekleri tek eleştiri "Hangi parayla yapacaksın?" eleştirisi olabilir. Gerçekten anlattığımız pahalı bir sistem. Daha önceki yazılarımızda özellikle güvenlikçi sayılarını bizler de ülkemizdeki asker sayısına bakarak çok çok abartılı yazmıştık. Ama teknik konular uzman işi diye de eklemiştik. Cengiz han orduları tarzında yarım milyon hatta bir milyon ordunuz olması gerekebilir. Ancak bizim anlattığımız tarzda yetiştirilen yani filmlerde seyrettiğiniz Rambonun gerçek halini düşünün. Elbette o bir film. Hiç kimse gerçek hayatta Rambo gibi olamaz. Buna yakın demek istiyorum. Belki böyle 100 bin kişilik bir güvenlik ve gereğinde savaş gücü bize yeterli olabilir. Bu da bugün yaptığımız harcamanın en fazla ikiye katlanması demektir. Önemli olan sayı değil etkinliktir.

— En önemli eleştirilerden biri de paralı asker konusu. Güya bunlar kendilerini yeteri kadar ülke savunmasına vermezlermiş. Şu an güneydoğuda savaşanlara maaş vermiyor musunuz? Onlar savaşmıyorlar mı? Boş laf bunlar! Bu ülkenin insanı asla paralı asker olmaz.

— Hiç kimse bilmiyor. Profesyonel orduya aslında Türkiye'nin düşmanları karşı çıkıyor. PKK'ya sorun bakalım destekleyecek mi?

—Haliyle polis kurumu tasfiye oluyor. Bizim sistemimizde asker tarzı güvenlikçi geliyor. Güvenlikçiler içimizde görev yapıyorlar. Herkes her yerde. Serbest. Ve bizim gibi giyiniyorlar. Eğitim yerleri ve eğitim kıyafetleri ayrı. Askerden polisten hırsızlar ve katiller şikâyetçi. Adam kı… ında eroin saklıyor, polis beni niye arıyor, diyor.

—Güvenlikte etkinlik çok önemlidir. Gerek silah, araç, gereç, donanım gerekse yetişme bakımlarından bir güvenlikçi gerektiğinde on kişiyle baş edebilmeli. Zaten teknolojinin de büyük yardımı var. Amatör futbolcuyu mahalle takımından alıp niye oynatmıyorsunuz? Çünkü oynayamaz. Güvenlik de böyle. Lise, üniversite mezunu gençler polis okulunda bir süre okuyup polis oluyorlar. Ne okuması ya? Medresede hoca mı olacak? Ateşten atlayacak beyim ateşten. Boğazı yüzerek geçecek. Hakkâri dağlarına yarım saatte tırmanacak. Bombayı ağzıyla taşıyacak. Polis okuluymuş, hadi be!

—Ateşin içinde yaşıyoruz. Profesyonel ordu bu ülkede zorunludur. Adam futbol oynuyor. Bir maçta 90 dakika koşacak. Sonra bir iki antrenman. 30 küsur yaşında jübile yapıyor. Polis cemal 49 yaşında operasyona gidiyor.

— Bizim sistemimizde fiili görev süresi herkes için 21–36 yaş arası 15 yıl. Sonra emekli. İsterse hayatın içinde uygun işlerde çalışacak. Özel güvenlik, bekçi gibi şeyler yok. Ama elbette kişilerin kendileri ve mal, mülk, paraları için çok önemli bu pahalı sisteme katkıları düşünülebilir. Zaten güvenlik elemanı tutuyorlar.

—Yeni sistem ordunun asli görevi ülke güvenliğidir. Barış zamanı iç güvenlik savaş zamanı ise gerektiğinde dış güvenlik için savaşa her an hazır durumda olacak. Güvenlik görevi cadde cadde sokak sokak (ekip halinde serbest ve gezer hareket esastır) günün 24 saati yapılacak. Gerektiğinde kişiler aranabilecek, evlere girilebilecek; ancak mesela kişinin kimliği yok ya da tipi işte teröriste benziyor diye alıkonulmayacak. Mahkeme kararı diye hiçbir şey gerekmez. Güvenliğin mazereti yoktur. Gerekirse Margarit'in yatağını bile açarım. Bunlar hırsızların oyunu. Halkın böyle bir talebi yok. Gel benim evimi ara. Bir şey saklamıyorsam niye korkayım ki? Bilerek yapılan yanlış davranıştan güvenliğin kendisi sorumludur. Suç ve kasıt tespit edilirse işini kaybeder.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Korkusuz Kerim: Geç kaldın,kıymetli Kerim geç kaldın. Aynı yolda yürümedin, yolları şaşırdın, engelleri aşamadın.Tek yoldan yürüseydiniz,engeller olmazdı,daha çok söyledikleriniz, yazdıklarınız kabul görürdü.Artık gün soldu vakit geç..Bu konuda bidayette yazdığınız yazıyı okumuştum.Gözünüz aydın olsun.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.Bakın sevgiden kızıyorsunuz, saygıdan anlamıyorsunuz bari sağlık ile mutluluktan anlayınız.

Mehmet Burakgazi 
 14.09.2014 12:41
Cevap :
AMACIM PARTİ KURMAK OLSAYDI,HAKLISIN GEÇ KALMIŞ OLURDUK. BEN YENİ BİR TÜRKİYE KURMAK İSTİYORUM.VE KIYAMETE KADAR HİÇBİR ZAMAN GEÇ SAYILMAZ.LAKİN TÜRKİYE'NİN ÇAKALLARINA ARTIK TAHAMMÜL EDEMİYORUM.MEYDANLARA ÇIKIŞIM FAZLA UZAK OLMAYACAK.SEN KENDİNİ HAZIRLAMANA BAK.SAĞ CENAHTA YER ALACAKSIN.DÜŞÜNCELERİN SAKINCALI AMA YÜREĞİN BİZE GEREKLİ.  20.09.2014 13:12
 

Kerim Bey, ele aldığın konuda pek çok yazı yazdım. Ancak böylesi bir sisteme geçtiğimiz andan itibaren, ‘yurttaşlık’ tanımında da bazı ek düzenlemeler gerekiyor. Öyle ya, vergi kaçırmakta da mahir sayılırız. Düşün hele profesyonel askerlerin maaşını neyle ödeyeceğiz? Ben de askerliğin zorunlu olmaktan çıkarılması gerektiğine inanıyorum; ama dediğim gibi yurttaşlık tanımına da ek düzenlemeler gerekli. Askerlik yapmak istemeyene seçme seçilme hakkı da dâhil olmak üzere, kamuda görev alma uygulaması ortadan kaldırılmalıdır. Kamuya ne kadar katkı, o kadar yurttaşlık yani. Antikçağ demokrasisi de böyle işliyordu, tepeden tırnağa kayıt dışılığın egemen olduğu rejimin adı da demokrasi olamaz. Öyle ya, vergi verenle vermeyen, askerlik yapanla yapmayan, toplumunu dinamitleyenle hak ve de hukuk üzerine hareket edenler arasında bir fark olmalı değil mi? Bununla birlikte ‘eşitliğin’ olmadığı bir düzenin yaşatılamayacağını düşünüyorum. Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar.

Rıza Üsküdar 
 26.08.2014 15:43
Cevap :
Çok teşekkür ederim,güzel bir yorum.  28.08.2014 21:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 4988
Toplam yorum
: 13144
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 670
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster