Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
489
 

Kerim Korkut’la yeni ufuklara doğru/ dinimizde sünnet karmaşası

Kerim Korkut’la yeni ufuklara doğru/ dinimizde sünnet karmaşası
 

Bu yazı dinin özü değil, uygulaması ile ilgili görüş bildirmedir. Bir tespit yapılmamakta zaten daha önce yapılmış tespitlerle ilgili kişisel olarak yorum yapılmaktadır. İlahiyat mezunu ulema ya da hoca efendiler sokaktan birinin din hakkında konuşmasını hoş karşılamayabilirler. Kendileri İslam üniversitesi okumuş iseler bizler de vicdan üniversitesini bitirdik. Vicdanların da konuşmaya hakkı vardır.

İman edenler bakımından Allah’ın ayetlerine hâşâ itiraz etmek hiç kimsenin haddi değildir. İnanıyorum fakat yapmıyorum, uymuyorum diyebilir. Dinin emirlerini yerine getirdiğini iddia eden birisi İslam’da farz kılınan şeyleri yapmakla mükelleftir.

İslam’ın 32 farzıyla müminlerin omuzlarına zaten ağır bir sorumluluk yüklenmiş. Bir de üstelik bu 32 farzın hoşgörüsü, toleransı yok; eksiksiz yerine getireceksin.

Kerim Korkut bu ülkede hiç kimsenin söyleyemediğini söyler. Bugün kimliğinde Müslüman yazanların %80’i dinin gereklerini yerine getirmemekte ya da eksik olarak yerine getirmektedir. Hiç kimse “Bundan sana ne!” diyemez. Hâşâ Allah yeryüzüne inip ya da peygamber mezarından çıkıp dini takip edecek değil. Bu ülkede halkın önderi kim ise kendisi şahsi olarak inanmasa bile halkının inancının kutsal kitaba göre düzenlemesini yapar ya da yaptırır.

Kerim Korkut suni olarak dinin zorlaştırıldığını düşünmektedir. Ona göre camilerin bomboş olmasının nedeni budur.

Peygamberin sünnetiyle müminlerin omuzlarına 32 farz kadar bir yük daha biniyor. Peygamberin sünneti niçin vardır? Kutsal kitabımızın içinde midir? Müslümanlar Kur’an ve sünnet üzre ibadet ederler. İyi bir Müslüman olmak, daha fazla sevap kazanmak ve belki cennete nail olmak için Allah’ın ayetleri yanında peygamberin sünnetine de uymak müminler için bir gereklilik olabilir. Ama bunu genellerseniz yani herkes yapacak derseniz, daha kötüsü peygamberin sünnetini yerine getirmeyenlerin Müslüman sayılamayacağı gibi vahim bir yanlış beyanda bulunursanız, sünnetleri farz seviyesine çıkarırsanız, Allah’ın ayetleriyle peygamberin sünnetini aynı kefeye koyarsanız bilmem ki ne yapmış olursunuz?

Bugün peygamberin sünnetiyle Allah’ın ayetleri birbirine karışmış, sünnet ayet gibi olmuş hatta onun üzerine çıkmış, ayet, sünnet ve hadis sanki kutsal kitabımızı bunlar oluşturuyormuş gibi bir bütün olmuştur.

Bir Müslüman öncelikle 32 farzı yerine getirmekle mükelleftir ki bu dahi yeterlidir. Peki, bunun böyle olduğunu kim biliyor? İnananların hepsi ulema ya da ilahiyat mezunu mu? İsterseniz anket yapın, 100 Müslüman’dan 99’u örneğin öğle namazının sünnetini kılmadığı zaman namazının kabul olmayacağını sanıyor. Beni Allah yarattı; ben önce Allah’ın benden istediklerini yaparım. Vaktim varsa, şartlarım uygunsa sevgili peygamberimin sünnetine de uyarım.

Çıkıp diyeceksiniz ki “Sizler önce Allah’ın istediklerini yerine getirin” Bugün bir günde 5 vakit 40 rekât namaz var. Hepsi de günün belli saatlerine yayılmış. Zamanı durumu uygun olanlar namazlarını vaktinde kılarlar ama tam da mesai saatlerine rastlayan ibadetler çalışma hayatını aksatabilir. Ayrıca ağır işlerde çalışanlar için 40 rekât gerçekten yorucu olabilir. Peygamberin zamanında iki koyun gütme ile bugünün koşulları farklıdır.

Hâşâ kesinlikle sünnet yoktur, gereksizdir demiyoruz. İsteyen, şartları uygun olan yerine getirsin diyoruz. Bugün hadis olsun, sünnet olsun herkes için mecbur gibi. Ondan sonra da elbet camiler bomboş olur. Ama hacılara hocalara ne gam. Camiler dolup taşmasın, kendileri birkaç softa böyyüüüük Müslüman olarak hava atsınlar!

Kelimeyi şahadet getirenler bile Müslüman oluyor. Farz ibadetlerini yerine getirmek dinin gerekleri anlamında referans sayılmalıdır. Peygamberin devesi yavaş nefes alırdı soluğunuzu tutun, günün her vaktinde salâvat okuyun, zinhar 99’lu tespihi her gün çekin… derseniz adam son peygamberin dinini bırakıp ineğe tapar! Dört dörtlük Müslüman yaratacağız diye dünyanın dörtte üçünü dışarıda bıraktınız!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her derde deva değerli Kerim Korkut, Dini, dindarlaşmayı; insanları, sürekli sayısı artan dini vecibeleri yerine getirmeye zorlamayı bayrak edinenlerin müritler çoğaldıkça inanılmaz zenginleşmelerinin nasıl önüne geçilir? Aç yatan komşular, çocuklar, soğuktan donanlar falan da umurlarında değil bunların. Herkes ulemaya danışıyor. Ben de size danışayım bari? Selamlar...

Vildan Sevil 
 10.02.2012 17:29
Cevap :
Ulemaya damışmamışsınız ya alkışlar size... Bana danışın diye demiyorum.Köşe başındaki simitçiye danışın.Doğru bilgiler vermese bile hiç değilse yanlış yönlendirmez. Ben örneğin Nihat Hatipoğlu'nun anlattığı şekilde bir Müslümanlığı bir müminin yerine getiremeyeceğini düşünüyorum.Herşey günah.Din sırat köprüsü gibi kıldan ince kılıçtan keskin. Madem öyle annemizin karnında dini eğitim alıp dünyaya öyle gelelim.  10.02.2012 18:28
 

Ben de fikrimi beyan edeyim. Allah bir, peygamberler Allah'ın elçileri, kutsal kitaplar toplumların sapkınlıklara ve ahlaksızlıklara sapmaması için indirdiği kılavuzlardır.Allah'ın yarattığı tüm varlıklar da insanoğlu dahil kutsaldır. Irk, dil, din, renk doğdukları toplum şartlarına göre değerlenir, aynı gelir ve geldikleri şekilde aynı giderler. Hiç bir canlının bir diğer canlıya üstünlüğü yoktur.Farz-ı misal Ahmet efendi, Mehmet efendi, Hasan Efendinin söyledikleri de faraziyeden ibarettir. Selam ile.

Ay Şen 
 08.02.2012 21:24
Cevap :
Bu güzel yorum için içten teşekkürler efendim!  09.02.2012 18:09
 

Senin gibi hoca benim gibi müslümanı dininden çıkarır demişti bir arkadaşım birgün bir bayan mevlüthana. onu hatırladım tazını okuyunca sevgili kerim, sana katılmamak elde değil.sevgilerimle...

Lilacan 
 07.02.2012 16:27
Cevap :
Bilmiyorum, ben inananları da seviyorum.   07.02.2012 18:15
 

Bu durum, özellikle de, müslümanlığın, islamiyetin son 250 - 300 yıldır sistemli ve bilinçli olarak, Allah sevgisinden çok, Allah korkusuna dayalı, tutucu, şekilci, kuralcı yorumlanış biçiminden kaynaklanıyor bence. Cemce sevgilerimle...

Cem Beraat Çamsarı 
 05.02.2012 15:33
Cevap :
haklısınız,teşekkür ederim.  06.02.2012 5:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1332
Toplam yorum
: 4185
Toplam mesaj
: 192
Ort. okunma sayısı
: 663
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster