Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '12

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
285
 

Kerim Korkut’la yeni ufuklara doğru/İntihar

Kerim Korkut’la yeni ufuklara doğru/İntihar
 

Araştırmalara göre Türkiye’de son 10 yılda yaklaşık 27.000 kişi intihar etti.

Biz izin verirsek insanlar kendilerini öldürürler; yani intihar ederler. Mevcut anlayışlar beni hiç ilgilendirmiyor; doğru bildiğimi söylüyorum ve diyorum ki intihar da bir kazadır yani önlenmesi gerekir. “Kendini asmış napalım” denir mi ya!

İntihar olumsuz koşulların yarattığı ve kişiyi hayatından eden ölümcül bir güvenlik sorunu olarak kanunda yer almalı, bununla ilgili kurumsal altyapı oluşturulmalıdır. 10 yılda 27.000 kişinin öldüğü bir olgu devletin görevleri dışında bırakılamaz.

İnsanlar keyfinden kendilerini öldürmüyor. Yani intihar toplumsal bir sorun. Ülkemizde görünen haliyle sanki elden bir şey gelmez gibi bir durum varsa da ben yapılabilecek şeyler olduğunu düşünüyorum. Devletin görevi sadece ölenlerin istatistiğini tutmak değildir. Devletin intiharla ilgili tek yaptığı Boğaz köprüsüne çıkan olursa köprüden atlamasın diye ikna etmek. Bunu böyle görüp duyduktan sonra Mandela bile Capedown’dan kalkıp gelir.

İntiharların çoğu nedeni toplumsaldır. Adam batar, borçludur, geçim derdi, işsizlik, onurunu yitirme hepsi kişiyi intihara sürükleyebilir. Ama bütün bunlar ülkenin ekonomik durumuyla ilgilidir. İşsizlik nedeniyle intihar edilmesi halinde suçlu kişinin kendisi olamaz. Ayrıca cinnet de bir intihardır ve nedeni ekonomiktir. Bir ülkede 10 yılda 27.000 kişi kendini öldürmüşse devlet suçsuz olamaz.

Ama elbette devlet herkesin başına bir görevli dikecek değil, denebilir. Ben aynı görüşte değilim. İnsanların hayatı kendi ellerine bırakılamayacak kadar önemlidir. Ve yaşam hakkı en önemli insan hakkıdır. Sen devlet olarak daha bunu sağlayamıyorsan… Ben ayrıca bu konuda yapılabilecek bir şey olmadığı konusuna da katılmıyorum.

Bizim ülkeye getirmeye çalıştığımız düzende kişilerin intihar ederek canına kıymaları kanunla yasaklanmıştır. Ama sırf yasaklamak yetmez, AHE KANUNLARI uygulama kanunlarıdır; maddenin uygulanması birçok kurum, yöntem, yapı ve eylemlerle gerçekleştirilir. Şüphesiz intihara teşebbüs edene ceza verilmesi mantıklı gözükmüyor ama yeni bir çağda yeni bir medeniyet anlayışıyla bulunduğumuzu düşünürsek başka türlü mantıkları ortaya koymamız gerekecek. Yani kişinin kendi canını almaya kalkması da katillik olarak değerlendirilecek. Can bizim yani Allah’ın emaneti ya da devletin, milletin ama sen onu kendin alamazsın denilecek, başkasını öldürüyor gibi muamele yapılıp mutlaka önlenecek. Zaten önlenemeyen için ölmüş adama ceza veremezsin. Ve yeni düzende teşebbüs de suç olmadığı için bu kanun ve yasak aslında kişinin hayatını korumak zorunda olan devlet için bir anlam ifade edecek, görev bölgesinde intiharı önleyemeyen devlet görevlileri (işten atılmak suretiyle) cezalandırılacak. AHE KANUNLARI’na göre bir kimse başkasını olduğu gibi kendisini de öldüremez. Ve AHE KANUNLARI güçlüdür, onun etkisi dışında nefes bile alamazsınız.

İnsanları tek tek eğitimle, terapiyle vs intihardan vazgeçirmek, depresyondaysa tedavi etmek doğru şeyler ama asıl çözüm fiili önlemedir. Malum yeni düzende insanlar profesyonel güvenlik sistemi tarafından cadde cadde sokak sokak bire bir korunacak. Görevlilerin işi bulundukları yerde dikelip beklemek değil. 5 yıl güvenlik eğitimi gören güvenlikçiler bu işin uzmanıdır. İnsanları izleyecekler. Her türlü anormallikte, şüphe de harekete geçecekler. Toplum içinde tuhaf davranışları olan kimseler mutlaka kontrolden geçirilecek. Öyle psikopat gibi bağırıp durma yok.

Adam kendini öldürüyor; cinnet geçiriyor ailesini, çocuğunu öldürüyor. 10 yılda 27.000 kişi, bu ne ya! Kişisel olarak tek tek intihar olabilir; ama aslında bu toplumsal bir cinayet. Kimin ne yaptığı bilinmiyor, intihar olaylarını takip etmek imkânsız denilebilir ama yine de elimizde kişiyi intihara götürecek deliller olabilir. Örneğin kişinin mali durumuna göre altından kalkamayacağı bir borç. Kişinin işlediği vicdanları sızlatan bir suç. Kanlı bıçaklı süren sakat evlilikler. Başarmak için çok uğraşan ama başaramayan kişiler. Zayıfla dolu karneler. Kişinin omuzlarına yüklenen kaldırılamayacak ailesel ve çevresel yük. Kişinin utandıran durumlarının ortaya çıkarılması. Telafi edilemeyecek maddi manevi kayıplar.

Bütün bunlar takip edilebilir. Bizim şu anda içinde bulunduğumuz durum arızi bir durum. Aslında bu çağda bunların olmaması gerekiyor. Normalde Perslerin saldırısına karşı koyacak halimiz yok ya; yeniçağın güvenlik anlayışı böyle. Belki kıyaslamak doğru değil ama 30 yılda 50.000 kişi terörden ölmüş, 10 yılda 27.000 kişi de intihar etmiş. İntihar eden kişi aklını yitirmiş kişidir. Yani akılsız başının cezasını çeksin diyemezsiniz.

Yani ne yapalım intihar eden insanları? Bırakalım ölsünler mi? Senede 2700 kişi. Bu, önemli bir güvenlik sorunu değil mi? Devletin bir sürü birimleri var. Örneğin bankalar bu durumdaki borçlu müşterilerini güvenliğe bildirebilirler ve onlar da ilgili kişileri takibe alır. İşsizlerse İş kur öncelikle bu kişilere iş bulabilir. Adam hem borçlu hem işsiz. Banka her yerde onu arıyor. Geliyor gidiyor ailesini rencide ediyor. Bu kişi eğer az biraz da onurluysa intihar adayıdır.

Devlet hizmet ve muamelede vatandaşlarını iyi kötü diye ayıramaz. Kötüleri de korumak zorundasınız. Tecavüz, aile içi olaylar vs ortaya çıkınca yapan kişilerin vicdanen intihara sürüklenmeleri sık görülen olaylardan. Karnesi zayıf olan çocuklar sosyal hizmet uzmanlarınca takibe alınabilir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Epeydir bloğu izleyemiyordum Korkut. İntihar-devlet konusuna el atmışsınız bu kez. Ancak, devlet, insan için var olursa dedikleriniz olabilir. Oysa bugün, insanlar devletler için. Kâr uğruna daha çok sömürülüp, savaşlarda ölmek için var insanlar... Ne yapacağız şimdi? Sevgiler...

Vildan Sevil 
 21.09.2012 13:48
Cevap :
Düşüncelerinizin altına imzamı atarım Vildan Hanımefendi.Ayrıca sadece düşünmüyorsunuz;eylemde de varsınız.  22.09.2012 7:29
 

İntihar nedenleri teker teker belirlenip yok edilmesi için gerekenler yapılmadığı sürece ihtiharlar devam eder ve devleti yönetenlerin bu konuda bir önlem düşündüklerini sanmıyorum....

Kadri KANPAK 
 19.09.2012 11:42
Cevap :
İşte böyle gerçeği anlatan yorumlar lazım.  19.09.2012 19:57
 

Hangi çağdan bahsediyoruz! Herhalde Lale Devrini yaşıyor ve yaşatılıyoruz. O kadarcık intiharlar, şehitler çok mu ? nede olsa 3'diyoruz..yakında da 5 deriz artık. Kaleminize sağlık...:))

SELVİ 
 19.09.2012 9:51
Cevap :
Arkadaşım ne zaman toplantı olacak,birbirimizi unutuyoruz.  19.09.2012 19:56
 

Kıymetli Kerim Korkut: İntihar edenlerin rakamları korkutucu çözmek için öneriler ürkütücü,5 yıl eğitim almış güvenlikçilerle bu işi çözmek kolay değildir,adam binanın üst katına çıkacak yada boğaz köprüsüne çıkacak, yapma etme diyeceksin yapacağım ne istersen onu yaparız yeter ki intihar etme, o zaman sevgilimi getirin, borcum var onu ödeyin,işsizim bana iş bulun peki diyeceksin,bütçedeki delikler bin bir delik olur,Korkut bu konu geçim derdidir insanların yaşam kalitesini yükselteceksin hiç kimse intihar etmez rahat bir yaşam varken niye intihar etsin ( Bazı olaylar hariç )Yazılması gereken bir konu idi size teşekkür ediyoruz iyi ki yazdınız,lakin önlemler için No teşekkür..Kıymetli Kerim Korkut Size Selam ve saygılar sunuyorum,bu güne kadar yazdığım sayısız selamsız yorumlarıma bu selam ve saygıları da dahil ediyorum.Telli fırçalı yorumlarımı beğendin mi? Çoban düşmanı...

Mehmet Burakgazi 
 18.09.2012 19:53
Cevap :
Misafirlerin daha az gelmesi nedeniyle ekonomik açıdan kendimizi biraz topladık.Komşulardan gelen "börek yaptım az sana getirdimler" de artınca birikim yapmaya bile başladık.Kızı sattık kurtulduk ve oğlanı da atıp kurtulursak Mersin yolları dar olur gari.  19.09.2012 20:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 4848
Toplam yorum
: 12918
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 670
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster