Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '07

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
966
 

Kerkük ve biz

AB ile sürdürülen müzakerelerin durma noktasına kadar gelip tekrar olumsuz da olsa bir şekilde devam edeceğinin belli olmasından sonra çeşitli açıklamalar geldi. Bunlardan en önemlisi ise Başbakanın "Bizim için Irak sorunu AB den daha öncelikli hale gelmiştir"şeklindeki açıklamasıdır. Bunun altında basına da yansıyan terör örgütü üst düzey sorumlularının yakalanması için ABD li yetkililere verilen istihbarat çalışmasının önemsenmemesi hatta görmezlikten gelinmesi olduğu kadar daha derin sebeplerde yatmaktadır. Artık ABD nin görüntüsel olarak dahi Türkiye'ye yardımcı koordinatör çalışmasının oyalama çabasından başka hiçbir işe yaramadığı belli olmuştur. Nitekim bizim koordinatörümüz tarafından yapılan "Türkiye'nin Irak'a girmesine engel bulunmadığı" şeklindeki açıklaması durumu anlatmaya yetmektedir. Bu çalışmadan sonuç alınacağı belli olsaydı böyle bir açıklama tabii ki gelmeyecekti. Kuzey Irak ta faaliyet gösteren terör temsilciliklerinin bile gerçekte kapatılmadığı bir ortamda bu yıl Kerkük te düzenlenmesi beklenen nufus sayımı ve referandum oncesi ve sonrası Türkiye tarafından çok dikkatle takip edilmeli sürecin içinde müdahil olunmalıdır. Çünkü oraya Kürt yönetimi tarafından yapılan suni göç populasyonu neticesinde alınacak sonuç belli varılacak hedef de aşama aşama bellidir. 600 yıl Osmanlı hakimiyetinde ve bizim elimizde bulunan Kerkük ve ahalisinin birtakım yapılandırmalar ve uzaktan kumandalarla belli bir zümrenin eline geçmesi asla kabul edilmemelidir. Bu anlamda Kandile operasyon gibi kısa süreli çözümden ziyade çok daha agresif ve orada kalıcılığı hedefleyen politikalar tasarlanması gerekli olacaktır. Çünkü 2. aşamanın zamanla Türkiyenin güneyini almayı hedefleyen politika haline dönüşmeyeceğini kimse söyleyemez. BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) nde de dillendirilen bu planlar çeşitli şekillerde NATO toplantısında harita gösterilmesi vs. tepkilerimizin ölçülmesi için yapılan uygulamalardır. Kesinlikle tesadüfi değildirler. Irakta yaşananları Türkiye için eğer önlem alınmazsa kısaca şöyle özetleyebilirim: Kısa vade:Kötü, Orta vade:Çok Kötü, Uzun Vade:Çok çok kötü(İçinde olduğumuz uzun bir Savaş süreci)

Mevcut durum içinde nasıl harekat tasarlanmalı nereler hedeflenmeli buradan bunu yazamayız tabi ki. Gelecek tepkilere verilecek cevapların İsrailin saldırılarına karşı dünyaya verdiği cevaplar kadar ayrıntı içermesi yeterli olacaktır. Sorun ise bunu yapabilecek irade kısa ömürlü bir irademi olmalı yoksa yeni bir irade mi olmalı yada 3.olarak değişik bir irade mi olmalı?

Türkiye deki Cumhurbaşkanlığı seçimi ve arkasından yapılacak genel seçimlerin böyle bir döneme gelmesi talihsizliği artıracaktır.Yeni durumda yapılması gerekli müdahalelerin enflasyonla mücadele programını olumsuz etkileyeceği açıktır. Fakat Aktif politikaya-aktif ol ele geçir- geçilmesi zorunluluğu pasif -bekle gör ve izle -politikasının (zamanında belki iyi ve işe yaramıştı da) sonuna gelindiği noktada artık düşünülmelidir. Yukarıda anlattığım sebeplerden ötürü.

Aktif müdahalenin ekonomide yol açabileceği sonuçlara bakmak gerekirse; şu anda sade ABD de değil bütün dünyadaki sıcak para akımlarının büyük bir dikkatle izlediği Japon Merkez Bankasının seri faiz artırımlarına gitmesi ihtimali Rusya, Brezilya ve ülkemize gelen kısa vadeli sermayenin çıkması için büyük bir başlangıç olacaktır.Japonya dan gelen son veriler bizi yanıltmıyorsa bu artırımlara yakın zamanda başlanacaktır. Bizdeki seçim atmosferi ile birleşen bu türbülansta en son rakamlarla yanılmıyorsam 57 milyar dolara ulaşan bonodaki yabancı payının ani bir çıkış hareketine kalkması öncelikle bono faizlerini yukarıya taşıyacaktır. Hisse senetlerinde bazı kağıtlarda neredeyse yüzde 80 e ulaşan sahiplik oranına ulaşan yabancıların buradan çıkması kolay olmayacaktır.Bu konu ayrı bir blogta değerlendirlmsi geken bir konu olduğu için şimdilik değinmek istemiyorum.Dolara gelirsek ilk aşamada Haziran ayında gördüğü seviyelere doğru bir ivme kazanabilecektir. Bu öngörümü sadece normal gelişmeler gerçekleşirse şartına bağlı yapıyorum.İlk paragrafta belirttiğim gelişmeler durumunda ne olacağını yada neler olabileceğini şimdiden söyleyemiyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Desenize gelecek pek parlak değil. Umarım sözünü ettiğiniz senaryo gerçekleşmez... Kolaylıklar...

vakayinüvis 
 09.01.2007 2:01
 

Geçen yüzyılda, Güneş, İngiltere'nin üzerinde batmıyordu, Ondan İki yüzyıl evvelinde de, Osmanlının, Doksan yıldır da, Amerika’nın. Demek ki, yüz yılda bir değişen, güç merkezleri kuralına göre on yıl sonra dünya yeni efendisine (efendilerine) kavuşacak. Sorulacaktır, yeni gücün sahibi kim olacak? Uluslar arası ekonomik araştırmalarına göre Çin yaklaşık on, onbeş yıl içerisinde, Amerikan’ın ekonomik büyüklüğüne ulaşacak. “Bop”ların hikâyesi bu. Yangından mal kaçırır gibi petrol bölgeleri paylaşılıyor. Yedirecekler mi? Göreceğiz. Ülkemize gelince, her ne kadar, biz bize ağlasak ta, bin yıldır bu topraklar bizden soruldu. Öyle kolay kolay ve uzun süre çemberin dışında kalmayız. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 08.01.2007 17:38
 

Tebrik ederim ,güzel bir perspektif ile mevcut durumu , bir açıdan değerlendirmişsiniz.Öyle zaanediyorum , Ankara'da kapalı kapılar arkasında , değerli devlet adamlarımız da , bahsettiğin bu hal üzerinde düşünüyorlardır.Eğer düşünmüyorlarsa , tahmin ettiğiniz o çok kötü senaryoları yaşamak zorunda kalmayız inşallah. En azından Ankara'da birilerinin bu konular üzerine düşündüğü ve danışdığı ve politika izleyenlere ,yürütmenin başındakilere gördüğü durumları , olası senaryoları ve seçenekleri anlattığını düşünmek sinirleri biraz olsun rahatlatıyor.

Melih Togay 
 07.01.2007 18:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 2271
Kayıt tarihi
: 10.06.06
 
 

1976 İstanbul doğumluyum. İstanbul üniv. İşletme mezunuyum. Özel bir bankanın genel müdürlüğünde çal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster