Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '07

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
547
 

Kerkük ve Musul

Çok seviçliyim ve heyecanlıyım.TBMM Basın toplantısında; Türkiyenin Kuzey Irak'ta Egemenlik Hakkı , Halkın Yükselişi Partisi (HYP) Genel Başkanı Sayın Prof. Dr.Yaşar Nuri Öztürk tarafından gündeme getirildi. Bu haber beni çok heyacanlandırdı.

5 Haziran 1926'da Türkiye ile Irak arasında imzalanan sınır anlaşmasının üzerinde mutlaka durulmalı. Hükümetimiz TBMM'de bu konuyu kesin olarak tartışmaya açmalıdır. Yoksa ABD bizi kendi pisliğine ortak etmek için, sevimli görünerek savaşın içerisine çekiyor. Bu oyuna kesinlikle gelmemeliyiz.

Türkiye ve Irak arasında imzalanan bu anlaşmayı; BM'de onaylamış. Burada ki ifade Kerkük için "Türkiye'nin devrettiği toprak" olduğu söyleniyor. Bu durumda sayın Yaşar Nuri Öztürk'ün de dediği gibi Musul'un ve Kerkük'ün Türkiye'ye iadesi gerekiyor.

Irak'ın kuzeyinde fiilen bir Kürt devletinin kurulması da Irak devletinin toprak bütünlüğünün parçalanması anlamına geliyor.

Tam bilgilenmek için; bu yazının tamamını okumak gerekiyor. Yazının tamamını buraya kopya etmenin bir anlamı olmadığını düşünerek, bu hassas konuyu tüm "Milliyet Blog" arkadaşlarımın da mutlaka okumaları gerektiğine inanıyorum. Bu yazıyı; www.hyp.tr sitesinde; ana sayfada okuyabilir ve bilgi sahibi olabilirler. Ben tamamını orada okudum.

Bu konunun üzerine gidersek, hakkımız olan zamanında mecburen verdiğimiz; Musul ve Kerkük tekrar bizim olabilir. Kerkükteki Türkmen kardeşlerimize de kavuşuruz.Kerkük'lü kardeşlerimizi çok ihmal ettik.Bu beni hep üzmüştür.Onların yerine kendimi koyduğumda nekadar sahipsiz olduklarını düşünüyorum.

Tüm hukukcularımız bu konunun üzerine mutlaka gitmeliler. Hakkımız olan şeyi mutlaka almalıyız. Bunun içinde mücadele şart.Oturduğumuz yerde;" Musul ve Kerkük şu durumda sizin,buyrun alın " demezler. Bunun için ulus olarak sesimizi duyurmalıyız.Tüm hukukçularımız, hakkımızı savunmalı.

Hakkımız olan, ve zamanın da bizim olan Musul ve Kerkük tekrar bizim olmalı ve olacak.Tüm basınımız bunun üzerine gitmeye başladı.Bu çok sevindirici bir gelişme.Umuyorum sonuç; istediğimiz gibi olacak.Yıllardır çile çeken, ölüm korkusu ile yaşayan Türkmen kardeşlerimiz de özgürlüklerine kavuşmalı.İnsanca ve rahat birşekilde yaşamalılar.Onları da savunma görevi bize düşüyor. Bu görevi mutlaka yerine getirmeliyiz.Onları bu esaretten, baskıdan kurtarmalıyız.Çektiklerini görmezlikten gelemeyiz ve gelmemeliyiz.
Keriman Tevhit Ertuğrul

Emekli Öğretmen

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ulu Önder' in çok güzel bir sözü vardır herkesce iyi bilinen:"Yurtta sulh, cihanda sulh.!" burada vurgu nettir. Barış her zaman tercihimizdir. Ama? Ama bu etrafımızda çember daralırken, birileri ulus olarak kuyumuzu kazarken, bizi bölmek için uzun vadeli planlar yaparken değil. Ulu Önder yeri geldiğinde de en savaşcı kişi olmuştur. Tarihimiz buna örnektir. Ancak birçok konuda olduğu gibi onu hep yanlış anlamışız. Atatürkçüğümüz içi boş, sadece lafta kalmış bir düşüncenin ötesine geçememiştir. Maalesef dünyada olup bitenlere seyirci kalanlar, politika ve siyaset üretemeyen kısır beyinler, bu aczlerini Ulu Önder' in bu sözünün arkasına saklamaya çalışmış ve etrafına duyarsız "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" gibi basit ve kısa vadeli bir politikaya sahip bir Türkiye ortaya çıkmıştır. Sonucu görüyoruz, yılan hızla üzerimize geliyor. Bakalım nereye kadar kaçabileceğiz??? Hoşcakalın..!

Beşir TAYFUR 
 31.01.2007 9:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 504
Kayıt tarihi
: 02.09.06
 
 

1948 Bayburt doğumluyum. İlkokul Trabzon+Erzurum, ortaokul Erzurm+Adıyaman+İsparta; lise Isparta...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster