Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

ismail hakkı özsarı

http://blog.milliyet.com.tr/ihozsari

17 Aralık '12

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
464
 

Kes sesini benimle tartışma!

Kes sesini benimle tartışma!
 

alıntıdır


- Kes sesini benimle tartışma!
- Sen adam olmazsın.
- Anneye bu şekilde cevap verilmeyeceğini hâlâ öğrenemedin.
- Gezdiğin arkadaşlarının hiç birini beğenmiyorum. Çünkü doğru düzgün değiller.
- Hey güzel Allah’ım, ben sana ne ettim ki, bana böyle bir çocuk verdin!
- Ben nasıl oldu da böyle sümsük biriyle evlendim? Bu örnek olacak çocuğuna Allah aşkına!
- Tıpkı babana benzemişsin. Sanki hık deyip burnundan düşmüşsün.
- Nasıl da beceriksiz bir kız. Aynı halasına benzemiş.
- Anlaşıldı. Senden bir şey olmaz. Ömür boyu bir baltaya sap olamayacaksın.
- Senin yalancı birisi olduğuna inandım artık. Hiçbir sözüne inanmıyorum.
- Öfff… Tamam artık. Sinirleniyorum. Pireli köpek gibi okşayıp durma beni.
- Kendince büyüdüğünü sanıyorsun. Ama karnını doyurmak için hâlâ bana muhtaçsın.
Sevgili ana-babalar; Yukarıda sıraladığım cümleler çok tanıdık değil mi? Hadi hadi kıvırtmayın. Kabul edin. Kendim de dahil hepimiz, hepiniz zaman zaman bu türden söylemlere muhatap olmuşunuzdur. Şimdi de aynı şeyleri çocuklarımıza söylüyoruz. Anlayacağınız, aldığımız gibi satıyoruz.
Böyle sözler saflıkla da, fesatlıkla da, tatlı da, acı da söylenmiş olsa yetişkin belleklerimizde hala taptaze, canlı olarak duruyorlar.
Onları öylesine içselleştirmiş, öylesine benimsemişiz ki, neredeyse kişiliğimizi onların biçimlendirdiği söylenebilir.
İster gizli yerde, isterlerse ortalık yerde, ister iki kişilik bir ilişkide söylensin; sonuçta bu sözlerin bıraktığı iz kalıcıdır.
Nasıl bir ağaca fidan halindeyken çakı ile çentik atarsınız. İlk anlarda izi pek belli olmasa da fidan büyüyüp ağaç oldukça o çentiğin izi hiç kaybolmaz. Üstelik giderek nasırlaşarak ağaçla birlikte büyür. Sonuçta karşınıza defolu bir ağaç çıkar.
İşte insan da böyledir. Küçükken aldığı çentikler onun defolu bir yetişkin olmasına neden olur.
Küçücük, önemsiz gibi görünen bu sözler öylesine etkilidirler ki; tıpkı habis bir tümör gibidirler.
İçlerinden sadece bir tanesi bile ana-baba – çocuk ilişkisinin bozulmasına yeterli.
Bu türden söylemler, deyimler çağlar ve kuşaklar ötesinden bize kadar ulaşır. Kimileri oldukları gibi kazanmıştır. Kimileri de güncellenerek günümüze kadar gelmişlerdir.
İşin doğrusu bu tür cümleleri, deyimleri dilimizden söküp atmaktır. Eğer bunu başarabilirsek göreceğiz ki çocuklarımızla aramızdaki ilişki, düşlediğimiz türden: Sevgi, saygı, yaratıcılık temellerine dayanacaktır.
Haydi, ne duruyorsunuz? Hemen şimdi işe koyulalım. Kötü huylu bu cümleleri dilinizden ve beyninizden söküp atın.
Şimdiden kolaylıklar diliyorum.
GELECEĞİN SUÇLUSUNU YETİŞTİRMENİN 10 BASİT KURALI
1- Daha küçükken çocuğa istediği her şeyi vermeye başla.
Bu şekilde o bütün dünyanın onun geçimini sağlamak zorunda olduğuna
inanacaktır.
2- Kötü sözler söylediği zaman gül. Böylece o kendisinin akıllı olduğuna
inanacaktır.
3- Ona manevi ahlaki hiçbir eğitim verme. 21 yaşına geldiğinde kendisi
karar versin diye bekle .
4-Yerde bıraktığı her şeyi kaldır. Kitapları ayakkabılarını
elbiselerini. Onun için her şeyi sen yap ki o bütün sorumlulukları
başkalarına yüklemeye çalışsın
5- Onun önünde sık sık kavga edin. Bu sayede bir gün aile parçalanırsa o
da o kadar şaşırmayacaktır.
6- Çocuğa istediği kadar harçlık ver. Hiçbir zaman kendi parasını
kazanmasın. Hayatta karşılaştığın güçlüklerle onun da karşılaşmasına ne
gerek var.
7- Yiyecek içecek ve konforla ilgili bütün arzularını yerine getir.
İstediklerini yapmamak tehlikeli soğukluklara neden olabilir.
8- Komşulara öğretmenlere polislere karşı daima onun tarafını tut.
Onların hepsinin çocuğa karşı peşin hükümleri vardır.
9- Günün birinde başına gerçekten bir bela gelirse ona bir şey yapmadın
diye kendinden özür dile
10- Onu felaket ile dolu bir hayat için hazırla . Mutlaka onu bulursun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Pedagoji ve Pisikoloji adına yararlı bir yazı... Geleceğin anneleri ve babaları bugğn ilkokullarda okuyorlar ve müfredat engin düşünen adaletli ve sevgi dolu insanlar yetiştiremiyor. Evrensel ,nsan için evrensel düşünmeyi öğretmeliyiz. Saygılar

Süleyman Akyürek 
 17.12.2012 20:33
 

baba'ların sert olduğu düşünülür. ters mantıkla annelerin daha yumuşak daha hoşgörülü olmaları gerekir/ken bazı anneler tek kelimeyle kabusa dönüşebiliyor:(

Esma KAHRAMAN 
 17.12.2012 20:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 265
Toplam yorum
: 75
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1073
Kayıt tarihi
: 12.07.12
 
 

Emekli öğretmenim. Kitap okumayı ve düşüncelerimi paylaşmayı çok severim. Tarih özel ilgi alanımd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster