Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '10

 
Kategori
Ekolojik Yaşam
Okunma Sayısı
1427
 

Kese kurdu ve ormanlarımız

Kese kurdu ve ormanlarımız
 

Kuruyan ormanlarımız


Size ilk önce Çevre ve Orman Bakanımız sayın Prof. Dr. Veysel Eroğlu’ nun, çevre ve orman genel müdürlüğünde yapmış olduğu 2010 yılı performans programı konuşmasından bir paragraf aktaracağım. <ı>“ Dünyada Orman alanları azalırken ülkemizde orman alanlarının artışları gözlenmektedir. Bu güne kadar ormanların korunması ve geliştirilmesi noktasında üzerine düşen görevi özveriyle ve başarıyla yerine getiren O.G.M. bu başarısını kalıcı hale getirmede ve mevcut ormanların alanlarındaki genişlemenin nitelik olarak da yansımasının sağlanmasında hazırlanan performans programının katkısının olacağını ümit etmekteyim” diyerek ve tüm çalışanlara teşekkür ederek bitirmektedir konuşmasını.

Diyeceksiniz ki bunu neden yazdın. İşte esas konu burada böyle bir konuşmanın arkasında. Gayet güzel bakımlı ormanlarımızın olduğu ve devamlı yeni ormanlık alanlar yaratılan topraklarımızın bulunduğu ve de en önemlisi bunları gerçekleştiren, görevi gereği çevreye duyarlı bir orman genel müdürlüğü çalışanları var zannedilmesi. Şimdi konumuzu açıklayalım;

Çam kese böcekleri(kese kurdu); çam ağaçlarının yok olmasına neden olan kese kurtlarının sayıları her geçen gün artmaktadır. Yıllardır orman genel müdürlüğünün ihmali ve vurdumduymazlığı nedeniyle yakın zamanda Ege( Bergama, Foça, İzmir, Manisa, Torbalı, Seferihisar, Eskişehir, Kütahya )ve Akdeniz civarındaki tüm çam ormanlarını bu adı geçen kese kurtları kaplamış vaziyettedir. Şu anda orman yangınlarında kaybedilen ağaç sayısından daha fazlasını bu kese kurtları nedeniyle kaybedeceğiz. Ve zaman içinde ormanlarımıza baktığımızda göreceğimiz manzara yapraksız dalları kurumuş ağaç gövdeleri olacaktır. Kese kurtlarının istilasına uğrayan ağaçlarımız önlem alınmadığı takdirde birkaç yıl içinde boy büyümesi duruyor, zayıf düşüyor ve artık yaprak vermeyen kuru bir ağaç şekline dönüşüyor.

“6831 sayılı Orman kanununun 2896 kanunla değişik 112, 113 ve 114. maddelerinde orman suçlarından doğan idare zararının hesaplanmasının tespiti usul ve esasları belirtilmektedir. Burada ormanların yakılmasından, ağaçların kesilmesinden dolayı, ormanlık alanların yok olmasına neden olan suçların cezalarının ne şekilde ve nasıl tahsil edileceği belirtilir.”

Peki kese kurdu da ormanlık alanlarımızı yok ediyor. Acaba kanun ve yönetmelikleri çıkarıp ormanların yok edilmesini suç sayanlar, kendi bünyesinde görevli kişilerin görevlerini ihmal etmeleri nedeniyle ormanların yok olmasına seyirci kalanlara da aynı cezayı uygulayabilecekler mi? Yoksa her zaman olduğu gibi şartların elverdiği ölçüde görevimizi yapıyoruz söylemi mi yapacaklar… Ormanlarımız, suyumuz ve havamız bize ait değil gelecek kuşaklara bırakacağımız mirastır. Bu nedenle görevimiz bunları korumak ve kollamaktır bu konuda ihmali bulunanların cezalandırılması ve görevden alınması onurlu bir davranış olur.

Erhan Sirekin

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

izmir seferihisar'da yaşıyorum. Seferihisar'da pek orman yok yana yana bitmiş. Kalan ağaçlar ise kese kurdu denilen yaratık tarafından yok edilmekte. Bir vadandaş olarak birkaç yıldır dikkatimi çekti bu ağaçların dallarındaki pamuklu torbalar araştırdım içinde tırtıl olduğunu öğrendim ve bu birkaç senedir o kadar çoğaldı ki nerdeyse üzerinde kese kurdu olmayan ağaç yok ve ağaçlar artık eski yeşilliğini kaybediyor yeşil çam yaprakları önce sararıyor sonra ağaç tamamen kuruyor.. benim dikkatimi çeken acaba orman müdürlüğünün dikkatini çekmiyor mu bir araştırma yaptım ve asıl şoku ozaman yaşadım 2 senedir orman müdürlüğü ilaçlama işlerini askıya almış... yani söyleyecek söz bulamıyorum. konferanslar verip ağaç dikme haftaları ilan edenler eğer bu hızla ilerleme devam ederse torunlarına ormanları fotoğraflarda gösterecekler çok geç olmadan inşallah birileri bir şeyler yapar

cemal nazlim 
 04.04.2010 21:45
 

Erhan bey, iki hafta önce bizim evin ön tarafındaki araziyi tırtıllar istilâ etmişti. Ben de - ne kadar safsam - acımıştım onlara. Tren gibi dizilmişlerdi duvarın üstüne,çaresizce duruyorlar sanmıştım. Meğerse belediyenin ağaç kıyımından arta kalan ağaçlar için dizilmiş o tırtıl vagonları. Bu tırtılların hiç mi yararı yoktur diye bir dostuma sordum, çok güzel bir açıklama yaptı bana. Doğada mükemmel bir zincir var. Kuşlar da tırtılları yiyerek besleniyor. Ama tırtıl sayısı nedense katlanarak çoğalmakta. Zincir bir yerde bozulmuş demektir bu. Önemli olan o kayıp halkayı bulabilmek. Sevgilerimle...

Tülin Aksoy 
 08.03.2010 15:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 3987
Kayıt tarihi
: 27.06.08
 
 

Genç emeklilerden olup, hayat denen tiyatro içinde rol alan bir oyuncu gibi yaşamın kıymetini bil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster