Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Eylül '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1002
 

Keşke...

Keşke...
 

.....


Sigaramın dumanına sardım sakladım seni…”

...

Artık seninle konuşmak...

Artık seninle konuşma düşüncesi bile bana dayanılmaz bir acı veriyordu.

*

Öyle çok anlatmaya çalıştım ki..

Belki de yanlış olan buydu bilmiyorum…

Sadece günün birinde bir çıtırtı geldi…İncecik bir çıt sesi.

Duydum, kesinlikle eminim.

Bir çıtırtı, hepsi o.

Bir şey çatladı, kırıldı, ikiye bölündü, yarım oldu.

*
Artık sen de yüzüne yansıyan hüznü saklayamıyordun.

Artık inanamaz bakışlarının anlamı değişiyor ve hüzün baskın çıkıyordu.

*
Oysa biliyordum ki bu gelip geçicidir.

Sadece şimdi, şu an, yüzleştiğin için…

Sadece şimdi, şu an, yüzleştiğim için…

Sonra baskın gelen günlük iş güç koşturmaca olacaktı.

Belki akşamları öylesine gelip geçecekti yüzünden bir hüzün yalazı .

Mutlaka akşamları öylesine gelip çökecekti yüzüme bir hüzün yalazı .

*

Yaşama ilişkin koşturmaca.

Yaşamanın getirdiği taşınması zor yükler.

Önemsenen konular, konumlar değişir. Ama hep o başlık altında başkaları olur.

Gündelik yaşamın heyecanları, sorunları,

Farklı duruşlar, farklı algılar..

Hep koşturmaca …

Daha çok vakit alan önemsenen başkaları.

Başkaları…

Başkaları…

*

Zamanını tükettiğini algılamıyor insan böyle koştururken.

Tükenmez sanıyor,

Ne büyük yanılgı …

*


"Keşke " dememeye yemin etmiştim 18 yaşıma bastığımda,

Öyle yaşayacaktım ki sonra "keşke" demek zorunda kalmayacaktım..

Saflık işte..

Tutulamayacak bir yeminmiş bu.

Yıllar geçtikçe anladım.

Yıllar geçtikçe böyle bir yemin ettiğimi bile anımsamaz oldum.

Öyle çok şeye keşke demiştim ki.

*

Keşke affedilmez sanılanların bile önemli olmadığını zamanında

anlayabilseydik.

Keşke sadece genel söylemlerde değil özel yaşamımızda da kişisel

ilişkilerimizde de daha demokrat daha özgürlükçü olabilseydik.

Keşke farklılıklarımızı kabullenebilseydik.

Keşke sorumlulukları paylaşamadığımız zaman daha yumuşak geçişler

yapabilseydik..

Keşke etrafımıza kabuklar örmeden olduğumuz gibi görünebilseydik …

Keşke sevdiklerimize bunu daha çok söyleyebilseydik..

*

Bunca zaman sonra bile..

Nedense en sıkıntılı, en üzgün zamanlarımda ,

Öyle birden küt diye karşıma geliyorsun..

Artık seninle konuşamamak
..

Artık seninle konuşamamak bana daha da dayanılmaz bir acı veriyor

*

Sigaramın dumanına sardım sakladım seni ..”

Evet .. Hiç değilse bunu yaptım..

***

SEVGİLERDE

Sevgileri yarınlara bıraktınız

Çekingen, tutuk, saygılı.

Bütün yakınlarınız

Sizi yanlış tanıdı.


*

Bitmeyen işler yüzünden

(Siz böyle olsun istemezdiniz)

Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi

Kalbinizi dolduran duygular

Kalbinizde kaldı.

*

Siz geniş zamanlar umuyordunuz

Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.

Yılların telâşlarda bu kadar çabuk

Geçeceği aklınıza gelmezdi.

*

Gizli bahçenizde

Açan çiçekler vardı,

Gecelerde ve yalnız.

Vermeye az buldunuz

Yahut vaktiniz olmadı.

*
Behçet NECATİGİL

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

keşkelere fırsat vermeden geçen bir ömrün sonunda iyi ki yüreğimin sevgi bahçesinin çiçeklerini soldurmadım diyebilmek ,insan olmanın en büyük erdemi.Harika çalışmanızı yürekten kutluyorum.sevgilerimle

zirve özden özpınar 
 08.12.2009 13:04
Cevap :
bu içten paylaşımınız beni çok mutlu etti. teşekkürler, sevgiler, selamlar  08.12.2009 17:06
 

Nabız sıcaklığında bir paylaşım olmuş Sevgili Mor Lale, kutlarım sizi.Tüm keşkeleriniz için hayat rüzgar gülü kollarını açsın önünüzde. "İyi ki de öyle yapmışım,iyi ki de yaşamışımlar" keşkelerden çok olsun hayatınızda. Sevgi ve selamlarımla hoş kalın.

sedef akin 
 05.10.2009 11:13
Cevap :
bu güzel paylaşımınız için çok teşekkürler.:) sevgiler, selamlar  05.10.2009 11:37
 

Artık seninle konuş-mak acı veriyor, çıt sesi, farkılıklar, keşkeler, artık seninle konuşa-ma-mak acı veriyor, keşke...Bir ömrü anlatmışsın sen.Koca ömrümüzü, belki de hatalarla, değiştirmeye çalışmakla uğraştığımız, farklılıklarımızı kabul etmediğimiz için yıprattığımız hayatımız...Ve son. Artık seninle konuşamamak daha çok acı veriyor. Hep aynı son, hepimizin yaşadığı. Küt diye karşımıza çıkan, çıkan, çıkan.Muhteşem bir deneme.

SINIR 
 03.10.2009 23:34
Cevap :
valla adı üstünde deneme işte. senin o güzel yazılarının yanında lafı olmaz. :))) o sırada burada olamayışından çok eksiklik duydum biliyor musun :)))çok teşekkürler güzel değerlendirmelerin için . sevgilerim seninle..  04.10.2009 0:00
 

ve geriye yaşanmamışlıkların hüznü kalır. İnsanoğlu öyle bir varlıktır ki yaşadıklarına şükretmektense yaşamadıklarına hüzünlenmeyi hep daha önemli görür. Mesela 20 yıl güzel bir evlilik yaşamış bir çift gün gelip ayrılmak zorunda kaldıklarında unuturlar o 20 güzel yılı. Başlarlar son hata yüzünden birbirilerini suçlamaya. İnsanın doğasında var belki de negatifi pozitiften çok görmek. bir olumsuzu bin olumsuzdan daha çok güncelleştirmek. hep mükemmeli aramak. kendi mükemmel olmasa bile. Hoş ve sorgulatan bir yazı olmuş. Saygılarımla

ahmet (hoşçakalın-artık yazmayacağım) 
 02.10.2009 12:12
Cevap :
elbette haklısın .ama ben daha çok zaman içinde değişen yargılarımıza vurgu yapmak istemiştim. zaman geçtikçe algılarımız da değişiyor. yaşamak bir çeşit anı biriktirmek derler ya. onlar daha hoşgörülü ve esnek bakmayı sağlıyor sanki. teşekkür ve sevgilerimle.  02.10.2009 13:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 397
Toplam mesaj
: 55
Ort. okunma sayısı
: 3331
Kayıt tarihi
: 25.12.08
 
 

İnşaat mühendisiyim. İTÜ mezunuyum.   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster