Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Aralık '18

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
159
 

Keşke Birileri Uyku Tozunu İcat Etse...

Keşke Birileri Uyku Tozunu İcat Etse...
 

Bebekleri uyutmak için günde 2,5-3 saat harcamamız gerekebiliyor.



Anne olduğunuzda başınızda hiç “cık cık cık”lardan eksik olmaz. İlk önce anneniz gelir, onların zamanının zorluğundan başlar bizim zamanımızın kolay olmasından çıkar,  tam o gider bu sefer hem cinsleriniz, anne olan sevgili arkadaşlarınız(!) başlar.
 
Sen şunu nasıl yapıyorsun, “AAAA”, “ya bunu?”, “hmmmmm”,“peki şunu?”, “cık cık cık” ve ima dolu bir sürü bakış arasında siz kendinizi çok beceriksiz ve cahil hissedersiniz.
 
Sonra bir anda hediye kitaplar almaya başlarsınız:  “Korkma! iyi bir annesin” , “yahu ben korkmuyorum siz korkutmayın!” diyesiniz gelir de “neyse kız yine iyi niyetli destek olmaya çalışıyor” deyip konuyu kapatmaya çalışırsınız.
 
Aslında romantizm fakiri olan ben için annelik aslında öyle hiç bir zaman aman aman bir şey olmadı. Annelik benim için bebek burada, meme burada,  neye ihtiyacı varsa anlamaya çalış, ihtiyacını gider ve onu rahatlattan ibaret oldu.
 
Ancak benim de annelik sürecimde kendimi çok beceriksiz hissettiğim en çok “cık cık cık” aldığım konu uyku konusu oldu. “AAA sallıyor musun?” “hmmm”, “Pış pış mı diyorsun” “hmmm”” “gece uyanıyor musun?” “yanına mı alıyorsun?” “hmmmm” lar hiç bitmedi etrafımda.
 
Bir bebek başlangıçta günde 16 saat uyuyor ve her uyandığında tekrar uyumak istediğinde uyumasına destek olmak gerekiyor. Bir bebek günde 5 kez uyursa, her seferinde bebeği uyutmak için yarım saat harcarsanız günde en az 2,5-3 saatinizi bebeğinizi uyutmakla geçirmeniz gerekiyor. Böyle olunca da zamanı kıymetli olan modern şehir kadını arayışlara giriyor.” Bunun daha kolay ve pratik bir yolu olmalı” diyor.
 
Google’a “sleep education for babies” yazdığınızda 122 milyon sonuç çıkıyor ve sosyal medyayı açtığınızda “uyku perisi”, uyku kraliçesi, uyku prensensi  vb. bir çok uyku danışmanı olduğunu söyleyen  kişi karşınıza çıkıyor. Google’da karşınıza çıkan sayfalarda bebeğinize uyku eğitimini nasıl vereceğinize dair o kadar çok  öneri, o kadar çok ipuçu var ki...İş böyle olunca modern anne için bunları okumamak, takip etmemek büyük bir cehalete dönüşüyor.

Benim de "keşke birileri "uyku tozu" icat etse de bebeklerin üstüne serpsek hemen uyusalar" dediğim bir çok gece oldu  ama bırakın okumayı bir kere bile bakmadım bu sayfalara ben..çünkü içimde, eğitim ve bebek kelimesi yan yana bir türlü gelemedi. İçimden bir ses “bebeğin eğitimimi olur ya?” dedi hep. Bebek işte yaşamda istediklerini yapmaya başlayana kadar destek olucan, yanına gidicen, kucağına alıcan, beslicen...
 
Ben  bana karşı yapılan “cık cık cık” sesleri arasında bütün bunları düşünürken geçenlerde 2016 yılında Psychology Today’da yayınlanan bir makaleye rastladım. Dr. Darcia Narvaez tarafında yazılan “Bir bebeğe uyumayı öğretmek mi? Yapmayın” adlı makalede, Narvaez şu satırları kaleme alıyor:

 “İlk olarak bebekler, yalnız başına uyumayı öğrenme anlamında kullanılan uyku eğitiminden geçmemeli. Bir bebek için yalnız olmayı öğrenmek acı vericidir ve gelişimine uygun değildir. Bu dönem onların memnun edilmesi ve sakinleştirilmesi gereken bir dönemdir. Neden onlara eziyet edelim ki? Bebeklik sonsuza kadar sürmez ama çocuğun bedenini ve ruhunu sonsuza kadar şekillendirebilir... Ağlatma metodu, bebeği susana kadar –yani siz onun yanına gelmeyeceğinizi anlayıp bebek umutsuzluğa kapılana kadar- ağlamasına izin vermek demek. Siz çocuğunuzun sizden umudu kesmesini mi bekliyorsunuz? Bu sizinle güvenli bir ilişkiye başlamaları için iyi bir başlangıç olmayacaktır. Böyle bir tutumda siz beyinde gelişme beklenirken boşluklar yaratıyorsunuz çünkü  stres hormonunu, kortizol uzun süreli olarak yükseldiğinde büyümeyi yavaşlatan ve beyindeki sinapsları eriten toksik stresi ortaya çıkartıyorsunuz....Belki 3 yaşına geldiğinde yatağında uyuması gerektiğini çalışabilirsiniz ama daha erken değil. En iyisi çocuğunuzun buna ne zaman hazır olduğunu gözlemlemek.”

Narvaez’in bu satırları, bana Aletha Solter’ın Bilinçli Bebek adlı kitabını hatırlattı. Anneliğimin başlangıcında tek bir kitap okudum anneliğe dair, o da pedagog olan kardeşimin tavsiyesi ile Solter’ın satırlarıydı. Solter’dan tek bir şey öğrendim ve hep onu uyguladım: Bebeğini dinle. Bırak kitapları bırak olması gerekenleri, sadece ama sadece bebeğini dinle, dinle ki anlayasın, anla ki ihtiyaçlarını karşılayasın.
 
 
ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 539
Kayıt tarihi
: 13.12.18
 
 

Psikoloji mezunuyum. Yazmayı ve okumayı seviyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster