Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Aralık '06

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
733
 

Keşke

Keşke
 

Keşke daha dünyaya geldiğim gün tanışsaydım onunla. Daha o gün birbirimizin ellerine dokunsaydık. Henüz gördüklerimizi ayırt edemesek de, buraya buluşmak için geldiğimizi içten içe tatsaydık.

Komşu çocukları olarak büyüseydik beraberce. Sabah uyandığımızda ilk yaptığımız şey, balkona çıkmak ve birbirimizi görmek olsaydı. Utansaydık, bunu herkesten saklasaydık.

Okula beraber gitseydik, aynı sınıfta okusaydık. Giderken el ele, dönerken el ele yürüseydik. Kimsenin görmediği bir yerde, dudaklarımızı buluştursaydık. Masum bir evcilik oyunu oynarcasına.

Gençliği beraber keşfetseydik. Birbirimizden asla kopmadan, ayrılmadan. En ufak mutluluğumuz ve hüznümüz, ikimizin ortak duygusu olsaydı. Şaşırarak baksaydık sonra diğer insanlara; nasıl böyle tek başlarına olabiliyorlar diye. İkimiz iki beden, tek bir ruh olmanın doygunluğunu yaşarken.

Evlenseydik, aşkımızın meyvesi çocuklarımız olsaydı, iki kız, bir oğlan; hayatımızı çocuklarımıza adasaydık. Ancak mütevazı bir çatı altında bulunabilecek kanaat ve mutlulukla. Tek gıdamız sevgimiz olsaydı.

Çiçeklerin üstünde iki kelebek misali uçuşsaydık, kıpır kıpır ama ahenkle. Ömrümüz bir dans edasında geçseydi. Ben evreni onun bana bakışlarında bulsaydım, o benim ona olan bakışlarımda. Aradan yıllar geçmesine rağmen, her ayrılıp-bir araya gelmemizde yine deliler gibi özlemle birbirimize baksak ve kucaklaşsaydık.

Yıllar su gibi akıp geçerken nasıl ihtiyarladığımızı anlamasaydık. Onun gümüşî saçlarını koklamak, irem bağını koklamak gibi olsaydı. Sohbetimiz artık sözcüklerin gürültüsüyle değil, bakışlarımızdaki ışıltıyla olsaydı yalnızca.

Ve bir gün, yine el ele tutuşarak beraber elveda deseydik hayata. Birbirimizin gözlerinin içine bakarken. Şefkatle birbirimizi öperken. Minnet duygularıyla dolu olarak.

Birbirimiz için doğup, birbirimiz için ölseydik.

Keşke, keşke…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"KEŞKE, KEŞKELER HİÇ OLMASAYDI..."

Tülay TERZİOĞLU 
 08.02.2007 14:36
Cevap :
Keşkeeler bizim yaşam kaynağımız değil midir aynı zamanda, geçmişten geleceğe yepyeni insanlar olarak doğmamızı sağlayan... Teşekkürler, sevgilerimle...  08.02.2007 18:00
 

Bir çoğumuzun hayallerinde büyüttüğü aşkı çok yalın bir dille anlatmışsınız, tebrikler.. Başarılarınızın devamını diliyorum, sevgiler...

Sevgi rüzgarı 
 06.01.2007 11:22
Cevap :
Sizin de belirttiğiniz gibi gerçek aşk, ruh eşimizi yani ruhumuzun hücrelerini paylaştığımız kişiyi arama ve bulma çabası değil mi? Belki herşey, buna olan inancı sonuna kadar korumayla ilgili, acı tecrübelere rağmen. Sıcacık yüreğiniz hep ışık ve mutluluk saçsın. Çok teşekkür ederim.  06.01.2007 12:35
 

Nerde Yunus'un üstüne laf edilmeyecek şekilde betimlediği aşk? Hani nerede? Bir gülüş, bin acı demek değil mi bugün? Elinize sağlık çok güzel bir yazı!

tervedus 
 29.12.2006 0:46
Cevap :
Hayatımız karmaşık, iç dünyamız karmaşık, ilişklerimiz karmaşık. Yitirdik içimizdeki sadeliği, masumiyeti. Bir gülüşle bin acı çekerken, yitirdik aşkın gerçek olabileceğine inanmayı...  29.12.2006 14:39
 

Mükemmel bir anlatım ve harika bir içerik! Böylesine mükemmel bir aşk ancak böyle mükemmel bir yazıda olur zaten! Elinize sağlık!

tervedus 
 28.12.2006 1:47
Cevap :
Güzellik dolu yorumun için çok teşekkür ederim tervedus. Aşk, anlam sözcüğünün insan yüreğindeki karşılığı değil midir? Her ne var ise 'aşk' imiş alemde, ilim bir kîl-ü kâl imiş ancak demiş yüzyıllar önce Yunus...  28.12.2006 10:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 89
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 1900
Kayıt tarihi
: 11.10.06
 
 

Yazar 1975 Ankara doğumludur. Monterey Postgraduate School / California'da bilgisayar bilimi dalı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster