Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
984
 

Keziban Ölmüş...

Keziban Ölmüş...
 

Bir süre yazmayacaktım…Yazamayacaktım… Ama bu konuda yazmasam da olmayacaktı…

“Eeee Keziban?” demiştim Temmuz ayında bir yazımda; belki hatırlarsınız. http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=52656 Keziban, ilkokuldan beri tanıdığım bir hastamdı benim…”Dı” dedim…Çünkü dün duydum ki….Keziban artık yok olmuş…Ölmüş… Hala inanmakta güçlük çekiyorum ama… Keziban ölmüş…

Tesadüfen başka bir hastayı muayene ederken öğrendim olan biteni. Dondum kaldım… Bir anda, onunla yaşadığım her şey gözümde canlandı birer birer… Ondan 1 yaş küçük kız kardeşi Yasemin’le ikiz gibi benzerlerdi birbirlerine. Ergenlik döneminde sivilceleriyle başları dertteydi her ikisinin de. Muayene sırasını beklerken koridorda kıkırdamalarını duyar gülümserdim kendi kendime. “Gene bizim kızlar geldi” diye düşünür, içim ısınırdı.

15 gün önce ölmüş Keziban… Bana anlatılanları dinlemeye bile yüreğim yetmedi… Sadece aklımda, onun o aydınlık gülümsemesi vardı. Yalnızca o kocaman gülümseme kaldı, ondan bana hatıra…

“Çok Bilmiş Kadınlar Heyetini”nin baskılarına dayanamamış ; hamile kalmayı kendisine görev edinmiş Keziban. Hamileliğinin 6. ayında imiş. Bir gün öksürmüş; kan tükürmüş. Aynı gün hastaneye yatırmışlar; sonra da yoğun bakıma. Solunum cihazına bağlamışlar. “Zatürre ama böyle bir zatürre görmedik biz” demiş doktorları. 3-4 gün içinde karnında bebesiyle göçmüş gitmiş bu dünyadan. Daha 21 yaşında… Hala anlayamadım olanı biteni…

Onu son gördüğüm günü sizlerle paylaşmıştım. Ona dayatılan konulara isyan etmiştim dilim döndüğünce. Önünde upuzun bir yaşam olduğunu varsayarak çocuk için acele etmemesi, kocasıyla yaşamın tadını çıkartması gerektiğini konuşmuştuk dakikalarca. O günün, onu son göreceğim gün olduğunu bilmiyordum. Bilmiyordum…

İlkokuldan itibaren büyümesini her dönemiyle izlemiştim. Sağlıklı, neşeli , hayat dolu halini hep çok sevmiş ve benimsemiştim. Hem hekim, hem de bir abla olmuştum onun için. Çok şey paylaşmıştık. Bir gün… Bir hasta… Muayene sırasında “Bilmem tanır mısınız?” diye başlayarak cümlesine, anlattı olanı biteni… Gözümden yağmur gibi yaşlar inerken, tamamlamaya çalıştım yazdığım reçeteyi. Lanet olsun!

Ne tuhaf bir tesadüftür ki, Keziban’ın öldüğünü öğrendikten 1 saat sonra kız kardeşi geldi muayeneye. Ben hala duyduklarımın şokunu atlatmaya çalışırken Yasemin’i buldum karşımda. Öylece birbirimizin gözlerine baktık ve birbirimize sarılarak hüngür hüngür ağlamaya başladık. Yüzümü Yasemin’in saçlarına gömmüşken sadece şu kelimeler dökülebildi dudaklarımdan: “Şimdi öğrendim… Hiç haberim olmadı”.

Dedim ya… Yazmayacaktım bir süre… Ama Keziban öldü… Yazmasam olmayacaktı. Gözümün önünde büyümüştü. Keşke “insanoğlu 75 yaşına geldiğinde ölür “ gibi bir kural olsaydı. Ya da başka bir yaş…Bizler de bunu bilseydik ve şaşırtmasaydı bizi bu ölümler. Keşke…

Keziban ölmüş…

Kocaman bir gülümseme kaldı ondan bana hatıra… Ben yaşadığım sürece , o aydınlık gülümsemesi yaşayacak benimle beraber.

Burnumun direği sızlıyor…

Yüreğim acıyor…

Çok üzgünüm…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

insanların güçlü olması gerektiği anlar bu anlar sanırım, tanımasa bile yine de içi burkuluyor hem gidene hem de geride kalanlarına, Allah rahmet eylesin derken geride kalanlarına da sabır diliyorum. sevgilerle...

erol aslan 
 25.04.2008 16:30
Cevap :
Merhaba Erol Bey... Keziban'ın aramızdan ayrılışı çok trajik ve yürek dağlayan bir olay. Hala o gülen gözleri aklımdan silinmiyor. Yakınlarına ben de bir kez daha dayanma gücü diliyorum... Sağolun...  26.04.2008 20:36
 

Konuşmak istiyor insan en azından bir iki cümle. Ama aklına gelenler sıradan cümleler oluyor ve ifade edemiyor o an da insanın hissettiklerini anlatmaya. İşte şu an benim için o an. Sadece diyebilirim ki çok üzüldüm.Mekanı cennet olur inşallah. sevgilerimle...

Haşim Arıkan 
 21.02.2008 17:05
Cevap :
Aslına bakarsanız ben de bir sürü kelimeyi peşpeşe dökmüş olsam bile, yetmedi hissettiklerimi anlatmaya. O yüzden de ne demek istediğinizi çok iyi anlıyorum. Hala hayatın bu yüzünü kabul etmekte zorlanıyorum. Çok sağolun...  21.02.2008 21:04
 

Güzeldir bizim meslek ama zor da işte..... Ve çok şey bilen kadınlar topluluğu hep olacak... Ne güzel ve ne yazık ki hayat sürüyor; ve biz inşallah yeni Keziban' lara umut olacağız ve ne yazık ki acı haberler de alacağız...... Sevgiyle;

Mezopotamya Prensesi 
 18.02.2008 10:01
Cevap :
Çok güzel bir meslek ama bir o kadar da zor çok haklısın... Sen de biliyorsun; uzun süre aynı yerde çalışınca, hastalarımız artık tanıdık yüzler haline geliyor. Büyümelerini ya da yaşlanmalarını izliyoruz ilerleyen zamanla birlikte. İşte o zaman da yoklukları çok koyuyor insana. Çok sağol...  18.02.2008 12:45
 

Bazen öyle olaylarla ve insanlarla karşılaşıyoruzki aslında çok yakınız ama bir o kadarda uzak kalabiliyoruz ve elimizden birşey gelmiyor. Yargısız toplum çoktan içine çekiveriyor bu insanları. Başın sağolsun, sevgiyle kal.

Işıl 
 18.02.2008 9:56
Cevap :
Elden bir şey gelmiyor ne yazık ki Işıl... Hayatın daha ne olduğunu anlayamadan göçüp gitti bu dünyadan Keziban... Çok yazık oldu... Çok sağol...  18.02.2008 12:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 1402
Toplam mesaj
: 249
Ort. okunma sayısı
: 1630
Kayıt tarihi
: 04.10.06
 
 

30 yıldır Antalya'da yaşıyorum. Akdeniz Üniv. Tıp Fakültesi mezunuyum. "Tıbbiyeden her şey çıkar, ar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster