Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
527
 

Kıbrıs'tan Mutki'ye

Kıbrıs'tan Mutki'ye
 

Kayıpların cesetleri toplu mezarlarda çıkıyor


Türkiyeli Türkler ve Kürtler, Kıbrıslı araştırmacı-yazar Sevgül Uludağ’ı mutlaka okumalılar. Bu müthiş kadın Kıbrıs’ta 1963’ten 74’e kadar süren iç savaş sırasında “kaybolmuş” Kıbrıslı Türk ve Rumların izini sürüyor inanılmaz bir sabır ve titizlikle. Güney’de ve Kuzey’de tek tek insanlarla konuşuyor, tanıklıklar topluyor ve elde ettiği her bulgu Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi’nin çalışmalarına ışık tutuyor. 

Birleşmiş Milletler himayesinde çalışmalarını yürüten Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) Kıbrıs’taki iki toplumlu tek kurumsal komitedir. Kuzeyde ve Güneyde kazılar yaparak kayıp şahısların cesetlerine ulaşmaya çalışan KŞK, bugüne kadar 1600 kayıptan 790 tanesinin cesedine ulaşabildi. Kimlik tespiti yapılabilen kayıpların 209’u Kıbrıslı Rum, 54’ü ise Kıbrıslı Türk… 

Kayıplar son derece hassas bir konu Kıbrıs’ta. Yaklaşık 50 yıl boyunca babasından, kardeşinden, oğlundan haber alamamış, yasını tutacak bir mezara bile sahip olmadan yaşamış ailelerin acılarını daha da kanatmamak için özen gösteriliyor. Bulunan her insan kemiği Kıbrıs’ta yaşanan iç savaş ve ardından gelen Türkiye müdahalesinin tüyler ürpertici hikâyesininin kayıp parçalarını yerine yerleştiriyor… 

İnsanların gece yarıları evlerinden alınıp bilinmeyen bir yerlere götürüldüğü ve bu insanlardan yıllar ve yıllar boyunca tek bir haber alınamadığı, en sonunda da babalardan, kardeşlerden ya da oğullardan “geriye kalanların” bir torba dolusu kemik halinde “eve döndüğü” acılı bir coğrafya Kıbrıs… 

Sevgül’ü okurken ya da Kıbrıslı dostlarımın hikâyelerini dinlerken hep merak etmişimdir. Bu insanlara bütün bu acılara rağmen hala ve inatla “barış” dedirten güç nedir? Sevdiklerini yitirmiş insanların nasıl olup da nefret ve kin yerine umudu ve bir arada yaşama çabasını koyabildiklerini, bu müthiş cesaret ve metaneti nasıl gösterebildiklerini anlamaya çalışıyorum… 

Her iki tarafın resmi ideolojisi, kendi kayıp ve acılarının istismarı üzerine bir dil kuruyor ve milliyetçilik bu dilin beslediği bir iklimde kuşaktan kuşağa nefret taşıyor. 

Kuzey’de 7, Güney’de 2 çalışma grubu kazı çalışmalarını sürdürür, kayıp insanlara ait kemikler birer birer ortaya çıkartılırken, kayıp hikâyelerini okuyup dinlerken; bu Kıbrıs trajedisinin bize, yaşadığımız topraklara hiç de uzak olmadığını biliyoruz artık… Bundan sonrası için Kıbrıslıların tecrübelerinden yararlanmaya ihtiyacımız olacak… 

Mutki’de toprağı kazdıkça fışkıran insan kemikleri, hep başka coğrafyalara, başka zamanlara dair sandığımız acılı öyküleri “başka” olmaktan çıkartıyor. 30 yıllık adı konmamış ve bir türlü yüzleşemediğimiz kirli savaşın karanlık tarihini toprak altından fışkıran cesetler anlatıyor artık. 

Türk-Kürt on binlerce insanımızı yitirdik bu kirli savaşta. “Temizi” olmaz kuşkusuz, ama bu savaşı daha da kirli hale getiren, evinden, köyünden, ailesinden sökülüp alınmış ve “şimdilik” bilinmeyen bir yerlerde “kaybedilmiş” insanların hikâyeleridir… 

Bu ülkede binlerce insan hala yıllardır “kayıp”. Ve bu ülkede devlet kendi yurttaşlarını öldürüp sessizce çukurlara gömdü. Yakınlarından bir haber almak, hiç değilse mezarlarına ulaşmak için yıllardır mücadele veren binlerce insan şimdi Mutki’de ortaya çıkan utanç tablosu karşısında bir kez daha acıyla sarsılmış olmalı. Bu acıları anlamak, kucaklamak ve hafifletmek zorundayız hepimiz. 

Hepsinden önce, bu ülkenin topraklarında kayıp insanların cesetlerinin toplu mezarlarda çıkmasından derin bir utanç ve acı duymalıyız. Sessizce bastırılan bir acı ve utanç da olmamalı üstelik bu… 

Ölüler ve katiller sessizlikleri için birer gerekçeye sahipler… 

Peki ya bizler? 

Nev bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bu bölgenin önüne perde çekip yapılmaması gerekenleri yapıltılar. Malesef her zamankinden iğreci suçun sahipsiz kalması değil bizzat açığa çıkarması gerekenlerce gizlenmeye çalışılmasıdır.

rıza sönmez 
 01.02.2011 10:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 49
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 666
Kayıt tarihi
: 19.07.06
 
 

İÜ İletişim Fakültesi'nde lisans ve yüksek lisansımı tamamladım. Milliyet Gazetesi'nde "Varoşlar", "..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster