Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '20

     
    Kategori
    Güncel
    Okunma Sayısı
    388
     

    KIDEM TAZMİNATI FONU

    Neredeyse gelenek haline gelmeye başladı kıdem tazminatı fonunu tartışmak. Her sene konuşulur ama sonuç çıkmayınca seneye görüşmek üzere diyerek rafa kaldırılır.

    Fon kelimesi ise biz çalışanlara çok yabancı değil.

    1980’li yıllarda, “Sen harcamayı bilmezsin, ben senin yerine biriktiririm” mantığıyla çıkarılmış “Tasarrufu Teşvik Fonu”, “emekli olunca sizi ev sahibi yağacağım” mantığıyla çıkarılmış Konut Edindirme Fonu ve 2000 yılında “İşsiz kalırsan ben varım” mantığıyla çıkarılmış İşsizlik Sigortası Fonu.

    Peki ne oldu bu fonlara? Bugün elimizde sadece işsizlik sigortası fonu kaldı. Diğerleri gerek resmi gerekse özel kurumlardaki bilgi-belge eksikliği gibi nedenlerle birçok çalışanın hakkı ödenmeksizin lağvedildi.

    Aslında, işçinin emek ve alın terine hiçbir işverenin dokunamayacağı şekilde mevcut kıdem tazminatı sistemini kanunlarla iyileştirmek mümkünken, işçiyi korumak adına yapılmaya çalışılan ve hemen hemen her sene önümüze getirilen yeni kıdem tazminatı düzenlemesi kime yarayacak? İşçiye mi, işverene mi?

    Devletimiz, işverenlerden düzenli olarak toplaması gereken vergi alacaklarını ve sosyal sigorta primlerini tahsilde bile bazı zamanlar zorlanırken, Kıdem Tazminatı Fonu oluşturup işverenden fona para yatırmalarını istemeleri ne kadar uygulanabilir olacak? Devletimiz geçmişten bugüne yapılandırma adı altında çok sayıda vergi affı ve/veya sigorta primi affı çıkarmıştır. Buna rağmen halen birçok işveren işçinin alın teri karşılığı emekliliğini sağlayacak sigorta primlerini yatırmazken veya yatırmakta zorlanırken her ay düzenli bir şekilde kıdem tazminatı fonuna para yatırmasını beklemek ne kadar doğru olabilir?

    Bugün herkes devlet dairelerinde veya kurumsal şirketlerde çalışmıyor. Her ne kadar tazminatınız artık devlet güvencesinde dense de işverenin fona yatırmadığı paranın garantisini devletimiz verebilir mi?

    Eğer kanun yasalaşır ve fon sistemi kurulursa, görülecektir ki yıllar sonra birçok işçinin kıdem tazminatı parası fona aktarılmayacaktır. Hatta birçok şirketin her yılın sonunda el değiştirdiğine şahit olacağız. Yarın birçok işçiye “git işvereninden Kıdem Tazminatı Fonuna para yatırıldığına dair belge getir” denileceğini duyacağımız gibi E-devlet sisteminde sigorta primi gözüken işçiye “git çalıştığını kanıtla” denileceğini de duyacağız.

    Biz hükümetimizin-devletimizin art niyetli olduğunu asla düşünmüyoruz ama kazanılmış haklarımızın yıllar içinde heba olacağından endişeliyiz.

    Biz bugün, yasalaşması istenilen Kıdem Tazminatı Fonunun artısını da eksisini de tartışmak istemiyoruz. Biz sadece sermaye sahiplerinin yıllardır kurduğu hayalden vazgeçilmesini istiyoruz.

    Sendikalarımızın, görevleri gereği biz işçilerin hakkını hukukunu korumak için çaba gösterdiğini görüyor ve biliyoruz. Ancak sonuç olarak nihai kararın devletimizin ilgili organlarınca alınacağını ve uygulanacağını da biliyoruz.

    Bu bilgi ve inançla, bizler adına hareket eden sendikalarımızı destekliyor ve diyoruz ki, “lütfen, bizim ev hayalimize, araba hayalimize, çocuklarımızın eğitim ve düğün hayaline dokunmayın ve mevcut sistemi kanunlarla iyileştirip daha yapıcı hale getirin.”

    Getirin ki “İşçiye ücretini alın teri kurumadan veriniz” emrince hiçbir işveren alın terimize dokunamasın.

    Blog Yazarı: Mesut Önder Koca

    ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 388
    Kayıt tarihi
    : 20.06.20
     
     

    Ankara'da ikamet etmekteyim. Telekomünikasyon Sektörü, İnsan Kaynakları departmanında çalışmaktay..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster