Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
973
 

Kılık - kıyafet - 1 -

Kılık - kıyafet - 1 -
 

Muhtıra ile ne kadar ilgili olabilir diyede düşünmeden duramıyor insan. Eskiden beri, hep merakımdan sormuşşumdur. Temel Eğitimde neden kılık kıyafete bakarlar diye. Bizler ilk okula giderkende, saçlarımızı 3 - 4 numara kestirirdik ( askerlik anılarım geldi aklıma ). Nedeninide, bitlenmeyi önlemek diye açıklarlardı (mahalle çevresinde böyleydi). Aynı zamanda, siyah renkli önlükleride merak etmişşimdir. Şimdide Mavi renkli önlükleri merak ediyorum. Kimin işine yararkı, küçücük çocukları böyle tek tip giyindirmeye zorlamak, . Bunların nedenini sorduğumda da, “Herkes aynı giyinsin, çocuğuna elbise alamayanlar var” demişlerdi. Birbirlerine imrenmesinler gibi, ipe sapa gelmez mazeretler sunuyorlardı. Ortaokul’a (o zamanlar) başladığımız zamanlarda, tek tip giyim merakı bitmiyordu. Bu kez okul yöneticilerinin isteğiyle, genellikle Gri veya Lacivert ceket, kravat, Beyaz gömlek vs. tek tip giyime zorlanıyorduk. Kızların giyimleride inceden inceye hesap ediliyordu. Bitlenmemeleri için saçlarını kestiremiyorlardı, ama etek boyları, türbanları, pantolonlarının nasıl olup olmayacağına hep karışılırdı. Böylece; bütün temel eğitim kademelerinden geçenler, 19 yaşından, gün alana kadar, ister okulda olsun, isterse geri kalmış, ilerici geçinen mahalle aralarında olsun, sıkı bir takip altında kalıyorduk. Acaba bizden istenen, otoriteye bağımlı kalmamızmıydı, yoksa kurallara göre giyinmenin disiplinle ilgisi varmıydı.

Konunun uzmanları daha net bilgiler verecektir mutlaka. Fakat; okullarda daha küçücük yaşta başlayan “Benim istediğim gibi giyineceksin” kalıplanmasının, çocuklar üzerindeki etkisi, çok büyük boyutlarda olabilir. Çünkü, bir insanın, nasıl giyineceğine karışırsan, nasıl yaşaması gerektiğinede karışırsın. İstenen bu mudur acaba?

Tek tip giyinme zorlamasının, altındaki neden sorulduğunda, yine en çok “disiplin” mazereti öne sürülüyor. Öğrenmeyi sağlamak için, çocukların disiplinli olması gerekiyormuş. Bu disiplin denilen şey, giyim kuşamla oluyor herhalde. İstenen meraka ve saygıya dayanan bir disiplin değilki. Resmen korkuya dayalı bir disiplini savunuyorlar. Bazılarıda, işin ölçüsünü kaçırıp, çocukları asker gibi eğitmek istemektedirler. Ve çocuğu sınavlarda zorlamak isteyen acemi, öğreticiler gibi, kılık-kıyafettede zorluyorlar. Bunu rahatlıkla öğrenciyi sıkıştırıp, korkutmada kullanabiliyorlar. Bazılarıda iyice abartarak sınava bile almıyorlar. Çünkü; öğrencinin kravatı yoktur.

Bu durumda, öğretmende haklıdır, idarecilerde haklıdır. Ellerindeki yönetmelik, bunu emretmektedir. Bir çok öğretmen, kılık-kıyafet konusunda esneklik göstermeye devam etse bile, yazılanlarla, uygulamaların birbirini hiç tutmadığı tam bir iki yüzlülük sürüp gitmektedir, bizim toplumumuzda.

Şimdi yaz geldi. Sanıyorum bu dönemde, giyimi rahatlatan yeni bir yönetmelik yayımlanmış. Kravatı, ceket serbest bırakılmış. Ama kot pantolon yine yasak. Bunada şükür. Şimdi sormak lazım, öğrenci aynı öğrenci, saçı uzun olsada, favorileri uzun olsada, başına jölede sürse, kot pantolonda giysede, ne değişecekki? Öğrenmeyle ne ilgisi var kılık-kıyafetin.

Kaç ülke var? insanların, özellikle çocukların nasıl giyineceğine karışan ve insanların nasıl yaşayacağına karışan . Sakın kimse “Bizim ülkemiz özellikli demesin” Çünkü; kabak tadı verdi artık. Bir takım korkularla, olması gerekenin önünde duramassınız. Bedeli ağır olur çünkü.

Foto: maximum.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

merhaba bu öğrencilere hiç acıyan yazıktır dien varmıdır acaba özelliklede çalışkan öğrencilere ünüforma neysede bu öğrencilerin saçlarına neden karışılıyo acaba neden başkalarının yanında bu öğrenciler sırf saçları açık die rencide edilio ya ben burdan yetkili lere seslenmek istiyorum sizin disiplinden anlayışınız nedir ya öğrencinin saçı açıksa (kız öğrenciler için) buna kızılmasının veya disiplin suçu olarak görülmesinin sebebi nedir acaba  ya sizcede çok saçma değilmi bunlar ..atatürkçülük diyip duruosunuz saç baş die saçmasapan konulara takılıyosunuz ama atatürkün diğer ilke ve inkılapları hiç aklınıza gelmio siz böle saçmalıklarla uğraşcağınıza okullardaki şiddeti nasıl kaldırabiliriz nasıl öğrencilerin dersleri sevmesini öğretmenleri sevmesini sağlayabiliriz die düşünseniz çok mutlu oluruz bizlerde mesela öğrenci kravatsız geldi okula bunun için öğrencinin okula alınmaması gibi bi durum var mesela ya bu mudur saygı ya ozmn yaz uygulamaları nie var yazzın kıravatsızken ki

tuğçe 
 22.09.2007 16:40
 

Saçını kestirme konusunda nasıl direndi bilseniz! O benim vücudumun uzantısı, kestirmek istemiyorum diyordu ve bir çok öğrenciye göre oldukça uzun. Bunun "aklımla, öğrenmemle ne ilgisi var" diye de ilave ediyordu haklı olarak. Ve maalesef sırf bu yüzden haketmediği ve haklı olduğu halde "aykırı" damgası yiyor. Ben de ona bunu anlatamadım.

derinmavi.. 
 11.06.2007 22:10
Cevap :
O yaşta kişilik geliştiriyor, yada yaşı ilerleyince hala aranmaya dayalı kimlik aracı gibi göreceklerdir, saçları, bıyıkarı ve sakalları. Kadınlarda türban konusunda devam edeceklerdir, kimlik aranmasına. Küçükken engellendiler çünkü.  12.06.2007 21:46
 

iki ucu açık bir durum bu sanki. ama önlük giyme gerekçelerinin başında kıyafet alamama durumunun yer alıyor olmasını pek anlamış değilim. önlük alamayan öğrencilerin de varlığını düşününce, heleki bırakın önlüğü okuyacak kitabını alamayanları, parasızlıktan okula gidemeyenleri (ve bu zincir böyle uzayıp gider...) düşününce çok geçersiz bir neden olarak kalıyor bence.

beenmaya 
 28.05.2007 14:11
Cevap :
Olabilir tabiki. Bu sadece şimdilik bir saptama. Gerçek nedeni belki sosyal bilimci arkadaşlar açıklayabilir. Önlük ve diğer aksam, bir "T shirt " ve kot pantolaondan daha pahalıdır. Çocuğun günlük giysileridir bu. Mahallede oynarken, yada aileler dedikodu yaparken bu birbirini kısaknma ve marka olayı alevlenmiyorda, Okuldamı alevleniyor, Marka tutkusu. Üstelik, Aileler çocuğun her istediğini yapmak zorundamı? Çocuğunun bu şekilde yetiştiren ailelerin, çocuklarını görüyoruz. Türkiyede imkanı olanların ve bunun yanında her istediği yapılan çocukların dramını hep beraber seyretmiyormuyuz? Önlük yerine serbest giyim, bir çok ailenin çocuk yetiştirme sorumluluğunuda üzerine almasını gerektirecektir. Belkide korkulan budur.  28.05.2007 20:48
 

İnsanlar arasında ortak bir karara varılması zor bir konuya değinmişsiniz. Bu çatışmanın bir tarafındaki aktörler, otoriteye düşkün, bahsettiğiniz gibi başarının disiplinle sağlanabileceğini düşünenler ile, 60'lı ve 70'li yılların toplumsalcı anlayışı gereği zengine fakir karşısında bir üstünlük sağlama fırsatı tanımama eğilimini taşıyan insanlardır. Aslında otoriter anlayışla, toplumsalcı anlayış ortak paydaları zayıf olan iki anlayışsa da bu kılıf kıyafet olayında benzer isteklere sahipler. Şu ana kadar yazınıza gelen yorumlarda da bu iki anlayıştan örnekler var. Bana soracak olursanız, çok net bir reçete öneremiyorum, ailemin siyasal kültürünün etkisi altında toplumsalcı, 90'lı yıllarda siyasal bilinci gelişen ve değişime uğrayan birisi olarakta özgürlükçüyüm. Belki tek tip değil ama ortak bir tarz anlayışı daha uygun olabilir sanki. Ama Türkiye'de önemli olan sistem değil insanlar. Ve bu insan malzemesi ile hangi sistemi getirseniz iki günde kokusu çıkıyor. Ellerinize sağlık,

Bibliyofil 
 26.05.2007 15:05
Cevap :
Çok müthiş bir yotum, Bibliyofil. Yararlanacağım. Kılık-kıyafet yönetmeliğinin uygulayıcıları tarafından (okullarda) Öyle acıklı durumlar varki. Bir çok arkadaşımız haklı olarak, çocuklarımızın birbirlerine imrenerek bakması ve yarışması (fakir ailelerde kast edilerek) şeklinde konuya yaklaşımda bulunuyorlar. Kaybedilenler ve sadece tek bir kazancımız. Buda tartışma götürür. Kaybedilen o kadar çok, kırılan o kadar çok onurlar, gururlar, okuldan soğumalar, Kişiliğin gelişmesi. Budanan beyinler, istekler, şık ve temiz giyinmeler sayın sayabildiğiniz kadar. Değermi? Bence değmez. Üstelik kişinin istediğini giyinme isteği bir haktır. Lütfen kimse yalnış anlamasın, kast ettiğimiz aşırılıklar değildir. Nefis yorumunuza tekrar teşekkür ederim.  26.05.2007 18:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 575
Toplam mesaj
: 168
Ort. okunma sayısı
: 890
Kayıt tarihi
: 06.02.07
 
 

Gazete ve kitaplara hep tersten göz atar, daha sonra okumaya başlarım. Bu özelliğim devrik cümlel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster