Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ağustos '11

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
522
 

Kilim

Kilim
 

Kilimimin bir fotoğrafını bile çekmedim. (Sabahattin Gencal)


Biraz önce bit anıyı, başka deyişle antikayı çöpe attım. Bunu söylemek kolay; ama yaşamak zor. Buruk buruk oturdum bilgi sayarın başına. Titreyen parmaklarımla klavyenin tuşlarına basarken titreyen yüreğimden sözler yazmaya çalışacağım. 

Sözler beynin mahsulüdür biliyorum. Ama bazı sözler beyinden dökülmeden yüreğimize uğrar. Böyle yüreğe uğrayanlar şiir olur. Bazen de sarhoş olur. 

Niçin sarhoşum, niçin bir hoşum. Kolay mı babamdan kalan tek anıyı attım. Anılara manevi değer biçilmez. Bunu peşinen söylüyorum ki “Kaç paralık bir kaybın oldu ki böyle üzülüyorsun.”denmesin. 

Bir kilimden söz ediyorum. Bazılarına göre eski, lime lime olmuş bir kilim, bazılarına göre antika bir kilim. Bana göre anı değeri yüksek bir kilim. Bu kilimi babam Karaköse’den aldı benim doğduğum sıralarda. Ben, Allah ömür verirse bir yıl sonra yetmişine gireceğim. Kilimin yetmiş yıllık olduğunu söylemiyorum. Kilim alındığı zaman kim bilir kaç yaşındaydı? 

Trabzon’da kaldığım sürece, yani on üç yaşıma kadar bu kilim peykemizde serili duruyordu. Hiç solmayan boyalar ve değişik biçimiyle bir yer tablosu gibiydi. Bazıları, “ona yer tablosu denmez, yer mozaiği denir.” falan diyebilir. Ne denirse densin güzel bir kilimdi; ama alt tarafı bir kilimdi ailemiz için. Bursa’ya yerleşince o da bizimle geldi. Baş köşeleri halılar alınca yolluğa razı oldu. Eskidi yırtıldı. 

41 yıl önce, 51 yaşında vefat eden babamdan anı olsun diye bu yırtılmış kilimi aldım. Uzun müddet Bahçecikte Derince’de veİstanbul’da oturduğum evlerde sakladım onu. Daha sonra kilimin yarısından fazlasını, onarılamayacak durumda olduğu için kestim. Yarım kilimi İzmit’teki büroma götürdüm. Hemen yanı başıma serdim. O kadar sevinmişti ki… Kilimler serilmek içindir. Görevini yapmanın zevkini onda da görüyordum. Onda rahmetli babamı da görüyordum. 

Babam bu kilimin Kars kilimi olduğunu söylemişti gibime geliyor. Evet, Karaköse’den alınan antika Kars kilimi yarım yarım da olsa mutluydu. Bu mutluluk büromla beraber kapandı. Büromun eşyalarını başka bürolara sattım; ama kilimi satmadım. Çok önceleri de, alıcı çıktığı halde satmadım. 

Bundan 23 yıl kadar önce Derinceyken güneşlenen, güneş ışığında gururla çevreyi seyreden kilimi bir seyyar halıcı gördü. Önce iki, sonra üç halı teklif ettiyse de kilimden, daha doğrusu anılarımdan ayrılmadım. 

Ne oldu da bu ayrılamadığım antikayı kendi ellerimde çöp bidonuna atıverdim? Büroyu kapatınca kilimi güzelce sarıp sarmaladım ve kapalı bir yere koydum. Koyuş o koyuş. Halılar kaç defa yıkandı, güneşlendi kilimse zindanında güvelendi. Kilim bunu hak etmemişti. Onun için üzüldüm. Ama hiçbir kastım yoktu. Sözde onu koruyordum. Ah unutkanlık. Unuttum gitti. Unutmama mı yanayım, cahilliğime mi. Evet, eski kilimlerin nasıl saklanması gerektiğini öğrenebilirdim. 

Kilim bu güveli haliyle bile bir değer olabilirdi. Yine alıcı bulabilirdi; ama satmak da içimden gelmedi. Çevrem müsait olsa bir çukur açardım onun için… Onu çukura değil, poşetle içinde gizleyerek çöpe attım. 

Babamdan kalan bu tek hatıranın anısını da kafama yazdım. Kafam karıştı. Ters mi yazdım. Kafaya yazmak da ne oluyor. Gönlüme, yüreğime yazdım mı deseydim. Her neyse .. 

Bu anı gönlümde kalsaydı ya, niye açıklıyorum? Hatalarımı belirtmek için yazıyorum: 

Anı değeri olan eşyalara değer vermiyoruz. Antikaları antikacılara havale ediyoruz. Kültür değerlerimizi korumuyoruz. Ben böyle değildim diye yakınmamın bir yararı yok. Keşke öyle yapmasaydım da… Eğer bir daha böyle bir şeyle karşılaşırsam… falan gibi sözler söylemek doğru değil. Peygamberimiz (sav) “Benim ümmetim eğer ve keşme demez.” diye buyurmaktadır. İnşallah bundan böyle eğer ve keşke kelimelerini kullanmayız. Kilim de olsa her emanete değer veririz. 

Sabahattin Gencal, Başiskele – Kocaeli, 16. 08. 2011 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim. Değerleri korumak gerektiğini her vesileyle tekrarlamama rağmen kilimi koruyamadığıma üzüldüm. Bir daha keşke dememek için tedbirli olmak, öngörülü ve bilgili olmak gerektiğini vurgulamak için de bu anıyı naklettim. Hayırlı günler dileğiyle.

Sabahattin Gencal 
 16.08.2011 22:20
 

Önce resimdeki kilimin halis Kars- Kağızman kilimi olduğunu belirteyim. Sonra da Anadolu elişi eski kilimlerinin sanat değeri olmasının yanında edebiyat değerlerinin de varlığını söylerken kilimi koruyamayışınıza eski bir kolleksiyoncu olarak üzüldüğümü vurgulayım.

Hüseyin Seyfi 
 16.08.2011 19:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 285
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 627
Kayıt tarihi
: 29.03.11
 
 

1943'te Trabzonda doğdu. Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen okulunu bitirdikten sonra girdiği Bursa ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster