Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
784
 

Kilimi bozup, heybe yapmak

Kilimi bozup, heybe yapmak
 

Avşar kilimi


Nasrettin Hoca bir gün bir köye misafir olur. Misafirlik sırasında , Hoca'nın heybesi kaybolur. Hoca köyün ileri gelenlerine bağırır çağırır, heybesinin bulunmasanı ister." Heybemi bulamazsanız, ben ne yapacağımı bilirim " der. Köylüler arama neticesinde, Hoca'nın heybesini bulurlar , Hoca'ya teslim ederler. Köylülerden biri merakla Hoca'ya sorar: "Hocam heybeyi bulamasaydık, bize ne yapacaktınız ? Hoca gayet sakin, ne mi yapacaktım. Evdeki kilimi bozup heybe yapacaktım.

Ülkemizi, yarım asırdan beri sağ iktidarlar yönetiyor. Biri gidiyor biri geliyor. Değişen sadece isimleri. Kullandıkları yol ise hep aynı. Nedir bu yol. Halkın dini duygularını kullanmak. Halk gibi konuşmaya onları taklit etmeye çalışarak duygularını sömürmek. Onlardan yanaymış izlenimi vererek kandırmak.

1950 yılında başlayan Demokrat Parti iktidarı bir ölçüde günümüzde de devam ediyor. Demokrat parti iktidarı, Atatürk devrimleri karşıtlığıyla, dinsel söylemler, ağaların güçlendirilmesi, halkın giyim kuşamını , geri kalmışlığını taklit eden bir anlayışın ürünüydü.(Çizmeli, sarıklı politikacılar) Bu anlayış günümüzde türban yasasıyla da net olarak kendini göstermiş oldu.

Gittiğiniz, yerdekiler şaşıysa bir gözünüzü de siz kırpın anlayışına uygun politika anlayışı hakimdi. Köylere giden politikacılar, köylülerin giysilerini inançlarını, törelerini geleneklerini kullanarak, halkı Atatürk devrimlerine karşı kışkırtarak, şeyhlerle, ağalarla, tarikatlarla kol kola ülkenin yönetimini ele geçirdiler. Zaman içinde Atatürk Devrimlerini budamaya başladılar. Bugün karşılaştığımız tablo budur. Heybelerini kaybettikçe, eski kilimlerinden bir heybe her zaman hazır hale getirilmiştir.

Bu ülkenin geri kalmışlığının sebebi sağ iktidarlardır.

Bu ülkenin her yönüyle dışa bağımlı hale getirlmesinin mimarları da sağ iktidarlardır.

Bu ülkede sosyal adaleti sağlayamayan, yoksulu daha yoksul, zengini daha zengin yapan sağ iktidarlardır.

Laiklikle oynayarak, iç barışı bozan da sağ iktidarlardır.

Ülke çıkarlarımızı korumayarak, ülkemizi güç duruma bırakan da bu sağ iktidarlardır. Özellikle Kıbrıs konusunda.

Ülkemizin hala yoksul, aç olmasının temel nedeni de bu sağcı iktidarlardır.

Özelleştirme adıyla Ülkemizin bankalarını, önemli kuruluşlarını yabancılara satıp, yerine bir şey koyamadıkları gibi ülkemizi en borçlu ülkeler sınıfına sokan da bu sağcı iktidarlardır.

Ülkemizde sol, 1950'li yıllardan sonra çok kısa dönemler haricinde iktidar olamamıştır. Bu iktidar olduğu dönemlerde ise işçi hakları, Kıbrıs konusunda, Eğitimde önemli işler yapmıştır. İşçilerimize temel haklar, Ecevit'in Çalışma Bakanı olduğu zamanda verilmiştir. Sağ iktidarlar ise hep asgari ücretten yana olmuşlardır, aynen bugünkü gibi...

Şimdi, Akp'nin kapatılması gündemde...

AKP, kapatılsa ne olur, kapatılmasa ne olur.

Heybe olmak için eski kilimler hazır durumda bekliyorlar !

Üstelik toplumun duygularını kullanarak, madurları oynayarak.

Ak, gidecek pak gelecek...

Biz bu filmleri yarım asırdır izliyoruz. Müneccim olmaya gerek yok.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Size katılıyorum, tebrik nedenim ise siyaset yazıp da böyle net, temiz bir Türkçe ile konuyu özetlemenizden dolayıdır... Sevgilerimle...

Olcay Gülgün Karaoğlu 
 18.07.2008 14:35
Cevap :
Teşekkür ederim.Esenlikler dileğimle.  19.07.2008 12:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1394
Toplam yorum
: 1902
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1027
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster