Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Nisan '12

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
669
 

Kilis nereee Dubai nere?

Kilis nereee Dubai nere?
 

Kilis Tava


Televizyona yemek programı yapanlara imrenir misiniz? Kastım yemek tarifleri veren programlar değil ama. Hani her şehrin, yörenin yerel lezzetlerini tatmak için köşe bucak gezip yemek programı yaparlar ya ne kadar tok olursam olayım yutkunarak seyrederim bu tür programları.

Kızım doğana dek aç olduğumu ancak vücudum güçten düşünce farkederken iştahım hamilelikle birlikte bir açıldı,  açılış o açılış, onbir senedir hala kapanmadı:) Eşim zaten oldum olası yemek yemeyi sever. Dolayısıyla seyahatlerimizde mümkün olduğunca lezzetli ve yerel yemekler yemeye çalışırız. Gaziantep mutfağı yiyip içmek için zaten muhteşem. Ama bize yetmiyor! Bir de Kilis lezzetlerini tadalım diyerek düştük yollara.

Bir zamanlar Gaziantep'e bağlı bir ilçe olan Kilis onyedi sene önce il olmuş. Kilis il merkezinin nüfusu ise şu an 88.000 kişi civarı. Gaziantep'e sadece 64 km mesafede yer alıyor. Yol üzerinde Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Şahin Bey'in anıt mezarını ve Seve Baraj Gölü'nü ziyaret etmek mümkün. Kilis il merkezinden 10 km mesafede yer alan Öncüpınar Gümrük Kapısının ilerisi ise göz alabildiğine Suriye toprakları. Zaten Kilis'e yaklaşınca radyo kanalları karışıyor ve Arap radyolarını çekmeye başlıyor. Yol üzeri reklam ve işyeri tabelaları ise Türkçe ve Arapça. Özellikle cami mimarisinde Arap etkisi göze çarpıyor.

Şehir merkezine ulaşıldığında ziyaretçileri yanyana sıralanmış pasajlar karşılıyor. Bu pasajlarda çaydan fincana, saatten cep telefonuna, oyuncaktan iç çamaşırına birçok şeyi bulmak mümkün. Kilis'e alışveriş anlamında Türkiye'nin Dubai'si diyebiliriz:) Özellikle biz kadınları cezbeden kozmetik ürünlerini ünlü markalarda inanılmaz fiyatlara almak mümkün. Satıcılar ürünlerin taklit olmadığını söylüyor ama taklitse de takdire değer çünkü pek güzel taklit etmişler. Gezip dolaştıktan sonra insan acıkıyor haliyle. Yöresel lezzetlerin lokantalarda tadılması mümkün fakat tavsiye üzerine biz kasapta yemeyi tercih ettik. Evet yanlış okumadınız, hayatımızın en lezzetli yemeklerinden birini kasapta yedik. Son zamanlarda metropollerde pek meşhur olan etinizi seçip pişirtebildiğiniz "butcher shop"lar burada yıllar önce uygulamaya konulmuş:) Şöyle ki; Dolappazarı Caddesi'nde yer alan Uğur Et Pazarı'na gidiyorsunuz. Hedef kitle Butcher Shop'ların sosyetik müşterileri olmadığından bildiğiniz kasap dükkanına girip aile salonu olan üst kata çıkıyorsunuz. Çıkmadan önce kaç kişilik tava istediğinizi söyleyip üst kattan aşağıdaki tezgahta yemeğinizin hazırlanışını seyretmeye başlıyorsunuz. Kilis Tavası yapılırken koyun eti makinede kıymaya dönüşerek tezgah üzerine alınıyor. Kasap Uğur ve çırakları maharetli elleri ile baharat ve kıymayı karıştırarak zırh kıyması yapıyorlar. Zırh kıyması satır kıyması olarak da biliniyor. Dakikalar boyunca kıyma satırla parçalanıyor ve çeşitli baharatlar, soğan ve sarımsakla iyice karışıyor. Köfte kıvamını alan kıyma yağlanmış tepsiye yayılıyor. Yaz aylarında kıymanın altına ince doğranmış patlıcan kış aylarında ise patates döşeniyor. Kışın patlıcanlar susuz olduğundan tercih edilmiyormuş. En üste de doğranmış biber ve domates konuluyor. Tepsiye döşenen yemek kasabın çırağı ile pişmek üzere mahalle fırınına gönderiliyor. Pişen yemeği fırının çırağı bol pide ile geri getiriyor. Pide bu yörede "tırnak pide" olarak bilinen ince,kebapçı pidesi. Masanın üzerine kasap kağıdı yayılarak üzerine tepsi konuluyor ve kişi sayısı kadar çatal servis ediliyor. Sonra mı? Geriye tepsideki yağa pideleri bana bana, kıymayı da çatalla bölerek afiyetle yemek kalıyor:) Yanına bir de ayran söylenirse amanın aman, değmeyin keyfimize! Bu sırada Kasap Uğur ise hem lokanta müşterilerine tava hazırlamaya hem de dükkana et almaya gelen diğer müşterilere yetişmeye çalışıyor.

"Hijyene çok önem veririm, çatal bıçaksız yemeğe oturamam, şişe suyundan başka su içmem, bir sürü esnafla beraber yemek yiyemem" diyenler yanından bile geçmemeli. Fakat "lezzet herşeyden önce gelir" diyenlerdenseniz parmaklarınızı da yiyeceğinizin garantisini veriyorum:)

Yemek sonunda dükkandan ayırılırken kasaya uğrayarak ödenen hesap ise büyük şehir insanları için komik denecek bir meblağ. Orta halli bir kafede tavuklu salata+içecek fiyatına dört kişi içeceklerle beraber tıka basa doyuyor demem yeterli olur sanırım.

Bir de Bekan katmercisine uğrayıp bu yemeğin üzerine hala yiyecek yeriniz kaldıysa bol kaymaklı, fıstıklı, pudra şekerli Kilis katmeri yediğinizde şimdiye dek çok şey kaçırdığınızı düşüneceksiniz.

Sonuç olarak Kilis'e gidilmeli, alışveriş yapılmalı ve Kilis tava ile katmer yenilmeden geriye dönülmemeli. Gideceklere şimdiden afiyet şeker olsun:)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 562
Kayıt tarihi
: 11.01.12
 
 

Dünyayı güzellik kurtaracak... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster