Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '12

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
215
 

Kilolarım, diyetlerim ve ben

Bir ilki daha gerçekleştirdim. Sanal dünyadan ilk alışverişimi yaptım. Nil Gün’ ün piyasada baskısı kalmamış olan “ Kilolarım, Diyetlerim ve Ben “ adlı yapıtını aldım. Bu kitap sayesinde bildiklerimi bir daha anımsama fırsatı yakaladım. Bunları en başta kendi zihnime kazımak amacıyla zaman zaman paylaşmak istiyorum günlüğümde de.

Diyetlerin işe yaramamasının iradeyle değil, beden kimyasıyla ve zihnin fonksiyonuyla bağlantısı var; diyor. Katılıyorum. Üç başlıkta ele aldığı bilgilerden yola çıkarak algıladığım kadarıyla ben de olanını paylaşacağım sırasıyla.

FİZİKSEL BOYUTTA: Öfke ve kızgınlık duygularını ifade edemeyen insan ısırıldığında ses çıkaran çıtır yiyecek yeme arzusu duyar, demiş bir örnek üzerinden hareketle. Evet, bizzat bende de deneyimi mevcuttur. Annem başta olmak üzere çevremdekiler tarafından hep sabırlı olmam söylendi bana. Anlaşılmadığımı düşünüp düşman bir dünyadan intikam alırcasına tıka basa yiyeceklere nasıl saldırdığımın ve çoğu zamanda hala bunu durduramadığım farkındayım. Çünkü hala hanım hanımcık, cici bir kız olmak çabası yanı sıra bir de olgun bir insan olmak adına öfke ve kızgınlıklarıma gem vuruyorum. Böylece fiziksel olarak bedenimi cezalandırıyorum. Gün geçtikçe azalıyor, hissediyorum.
ZİHİNSEL BOYUTU:” Diyetlerin, insanı neden depresyona soktuğuna şaşmamak gerek. Depresyon, bastırılmış düşünce ve duyguların birikimiyle oluşur. “ Bu, benim için her pazartesi diyete başlamak isteğinin belirtisiydi. İstekliliğim binde bir karara dönüşürdü. Fakat kısa bir süre sonra bittiğinde suçluluk duygusu olarak bana geri dönerdi. Bu kısır döngü böyle devam edip gitti. Ta ki şu son bir yıla kadar. 22.06.2012 tarihinde tam bir yıl olacak, ben odağımı sağlıklı beslenme olarak değiştirdim.
KONTROL BOYUTU:” Yiyecek, alkol ya da uyuşturucu bağımlılığına benzemez. Şişenin kapağını kapadığınızda içkiden kendinizi uzaklaştırabilirsiniz. Ama yaşamak için yemek zorundasınız. Diyet yaptığınızda ağzınıza giren her lokmayı kontrol etmelisiniz. Kontrol, eninde sonunda karşıtına dönüşür. Bir noktaya geldiğinizde yiyeceğe intikamla saldırırsınız.
Diyetiniz başarısızlığa uğradığında, diyetin değil, kendinizin başarısız olduğu duygusuna kapılırsınız. Bu tıpkı pişmanlık ile utanç arasındaki fark gibidir. Pişmanlık, bir davranışımda yanlış olduğumu kabul etmektir. Utanç ise, var oluşumun, benliğimin, benim yanlış olduğumun duygusudur.” Bu noktada söyleyebileceğim kendi adıma, tabii bugünkü farkındalığımla cinsiyet ayrımcılığı yaptığım için pişmanım, fakat cinsiyetimden de artık utanç duymak istemiyorum.

Son alıntı bir paragrafla şimdilik yazıyı sonlandırıyorum.

“ Öğrenilmiş acizlik” toplumunda yaşıyoruz. Hayatımız boyunca başkaları bize neler yapamayacağımız söylüyor, gücümüzü başkalarına, topluma, son çıkan diyet kitabına veriyoruz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 423
Toplam yorum
: 72
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 169
Kayıt tarihi
: 10.10.11
 
 

İkbal Özlen DİNÇERLER. 14.02.1960 doğumlu. izmir Kız Lisesi Edebiyat Bölümünü okudu. Buca Eğitim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster