Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
222
 

Kim bilir kaç babanın yüreği yanıyordur!

Kim bilir kaç babanın yüreği yanıyordur!
 

"Ben, her zaman şuna inanmışımdır; her birimiz hiç olmazsa yoksulluğun bir parçasını sona erdirebilmek için az da olsa birşeyler yapabiliriz." /Albert SCHWEITZER


Bugünlerde internette okuduğum bir haberde şöyle deniyordu: “Adana’da simitçilik yapan 36 yaşındaki Ş. Yıldız, velayeti boşandığı eşinde bulunan 2 kızını parasızlık yüzünden göremediğini söyleyip intihar etmek istedi. İkna etmek için gelen polise derdini anlatan Ş. Yıldız, "Sen, manavın yanından geçerken, meyveleri canları çekip istemesinler diye montunla yüzlerini kapatıyor musun?" diye sordu. Polis memuru soru karşısında susup kaldı.”

Ş. Yıldız tabi son anda olay yerine gelen emniyet amirinin kendisine iş bulacağına ilişkin söz vermesi üzerine intihardan vazgeçiyor.

Ş. Yıldız’ın sonu en azından umutla bitiyor. İşsizlik çukurunda hayatla mücadele edebilecek gücü bile kendinde bulamayan kim bilir kaç kişi var bilmediğimiz… Belki de bu çukurdan kurtuluş umudunu yitiren kaç kişi köprülere çıktı ve o biricik canına kıydı.

Çıkmaza giren insan kurtuluşu en yanlış olanda arıyor. Canına kıyarak her şeyden kurtulacağını düşünüyor. Hayatına son vererek böylece verdiği hayat mücadelesinden de yenik çıkıyor. Aslında insanın başına gelen her olayda insan sabırlı davranıp “Bu da geçer” demeli ve hayatın kendisine sunduklarını yaşamalıdır.

Hayat iyisiyle de kötüsüyle de biz insanlar için vardır. Yapmamız gereken tek şey bize sunulan bu hayatı yaşamak.

Kimimiz şanslıdır ve hayatı tos pembe yaşar; hiçbir sıkıntı çekmeden geçirir günlerini. Kimimiz de tabiri caizse doğduğu günden tutun da yaşadığı şu ana kadar bin bir sıkıntıyla geçirir günlerini.

     Elbette insanız ve duygularımız var. Haliyle yaşadığımız her türlü olumsuzluk karşısında etkileniriz ve kimi zaman içinde bulunduğumuz duruma isyan dahi ederiz. Kimisi bu durumdan kurtulmak için çaba sarf eder ve başarılı da olur. Durumu lehine çevirir ve hayatına kaldığı yerden devam eder. Kimisi de çaba sarf etmeden kendini bir çıkmazın içinde bırakır ve yaşadığı her neyse onu çözümsüz görür ve bunalıma girer. Girdiği bunalım sonucu da canına kıyar ve yaşamının belki daha baharında hayatına son verir. Burada kişinin girdiği çıkmazdan ölüm sayesinde kurtulması dikkat çekiyor. Ölümü seçen kişiye eğer zamanında müdahale edilse, yaşadığı sorunların çözümü noktasında kendisine yardımcı olunsa ya da yalnız kalması engellenseydi kişi belki de ölümü kurtuluş olarak seçmeyecekti.

     İnsanoğlu çoğu zaman eşi, dostu, arkadaşları ve ailesinin yardımıyla girdiği bunalımdan çıkmıştır. İnsan yalnız kaldığında daha da güçsüzleşir ve cana kasta varabilecek hatalar bile yapabilir. Oysaki kişi kendini yalnız hissetmeyip etrafındaki sevenleriyle birlikte karşılaştığı sorunları çözmeye çalışsa bunalıma girmeden problemlerin üstesinden gelebilir.

     Bu arada Allah kimseyi yoklukla sınamasın. Gerçekten zor bir durum… İnsan çocuklarını yetiştirirken onlara her imkânı sunmak ister. Onlara iyi bir gelecek hazırlamak, iyi okullarda okutmak, istediklerini alabilmek ister. Ancak tüm bunlar maddi imkânlarla mümkün olabilir. Eğer kişinin imkânı yoksa maalesef çektiği sıkıntılara bir de çocukları ortak olur. İşte yazımın başında da vermiş olduğum Ş. Yıldız örneğinde görüldüğü gibi bir babanın feryadı ve isyanı söz konusu… Çocuklarının canı çeker diye manavın önünden geçerken onların gözlerini kapatıp öyle geçmeye çalışıyor. Çocuklarına meyve alamayacak kadar yoksulluk içinde bir yaşam sürdüren bir babanın isyanı gerçekten yüreklerimizi dağladı.

     Kim bilir kaç babanın akşam iş dönüşü evine giderken çocuklarına bir çiklet bile alamadığı için yüreği yanıyordur.

     Ve kim bilir kaç çocuk akşam eve dönen babalarının boynuna sarıldığında kendisine alınacak bir çiklet ya da şekerle sevinmeyi bekliyordur.

     Kim bilir belki daha kaç baba çocuklarını manavın ya da marketin önünden geçirmeye korkuyordur... Kim bilir!…

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 46
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1090
Kayıt tarihi
: 07.05.13
 
 

1977 doğumlu. Atatürk Üniversitesini bitirdi.Öğretmenlik ve yöneticilik yaptı.2007'de Ankara Üniv..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster