Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '10

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
177
 

kim gider...

kim gider...
 

Sulu boya bir tablonun,

Sıra selvili yollarında,

Sütlü kahve toprağa,

Nisan yağmurları düşmüş,

Köpük köpük belli... yapraklar ıslak...

Allı pullu,

Ve ebemkuşağı rengi püsküllü,

Üstü açık bir fayton;

Havada şaklayan kırbaç,

Burnundan soluyan atlar aç...

Gelir işte yalnızlığın ayak sesleri...

Ama gitmez,

Geldiği yoldan geri.

Bende kalır bir ben,

Benden devasa soluklarla çalar ömümü...

Görünürde han olaydı,

Ve dolaydı duvar dipleri,

Kirli döşeklerde üryan yalnızlıkla.

Kimse sezmezdi halimden,

Kendi yoksunluğunda...

İsli lambalar,

Ortada kendini ısıtmaktan aciz, har...

Zaman dar.

Duvarlar...

Tarifsiz sözlerin gözleri.

Kocaman kirli camında,

Resmeder loş ışıklarıyla,

Her bir çeşit gölgeyi.

Kimse istemez gün doğsun.

Yürek mi dayanır bu sancıya,

Soluklar emanet sadece,

Yüzü hiç gülmez hancıya.

''Saydım tastamam ben kadar,

Gökteki yıldızlar.

Gündüzün türabını çekip yüzlerine,

Geceleri ağlarlar.'' dedi.

Canhıraş bir hırıltıyla köşeden.

Solmuş menekşe rengi gözlerinde hülya,

Tüketmiş ruhu revanı beden...

Vav...

En son kendi gider insanın kendinden,

Kalır suküt bir başına.

Vav...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 281
Toplam yorum
: 672
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 304
Kayıt tarihi
: 30.04.09
 
 

1967doğumluyum. Lise mezunuyum. Okumayı ve yazmayı hep sevdim. Kelebek kanadı kırılganlığında bir ha..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster