Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ağustos '19

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
38
 

Kim İyi Satranç Oynayamaz?

Yeteri kadar çalışmamış olan oynayamaz. Yeteri kadar yol, yöntem ve uygulama incelememiş olan, hep vasatın altında kalır.

Hızlı karar veren oynayamaz. Karar süreci çok boyutludur ve sürecin dinamizmini taşır. Hızlı karar veren, çoğunlukla yanlış karar verir. Yol alamaz.

Kendi oyununu inceleyip eleştirmeyen oynayamaz. Kendi yaptığı hamlelerin, nerede hatalı olduğunu göremeyeceği için aynı hataları hep yapar. Bir türlü öteye geçemez.

Kendini beğenmiş ya da egosuna aşık (çağdaş yaşama sahip insanların belki büyük çoğunluğu) insanlar oynayamaz. Oyunu oyun için değil de, kendi üstünlüğünü elde etmenin doyumu için oynar. Bu ise onu körleştirip, sürekli tökezler ya da düşer, ilerleyemez.

Kafası bin dereden su getiren insan oynayamaz. Satranç, yoğun bir konsantrasyon gerektirir. Hamlelerin arasına konu dışı düşünceler girdiği vakit, oyun parçalanır ve dağılırsın.

Rakibine saygısı olmayan oynayamaz. Rakibin hamlelerinin değerini ve gücünü anlaman için ona saygı duyarak, hamlelerini değerlendirmen gerekir, bunu yapmadığında, her şeyin iyi gittiğini sanarken vaden dolmuştur.

Empatisi olmayan oynayamaz. Satranç, sadece iyi oyun bilmeyi şart koşmaz. Satranç önemli ölçüde, psikolojik mücadeledir. Rakibinin motive olduğu ya da olmadığı, dikkatinin yoğun olduğu ya da olmadığı, yorulduğu ya da yorulmadığı vb. anları empatiyle anlayabilirsin. Tıpkı poker gibidir. İnsan makine değildir, ruhunun inişleri, çıkışları, savruluşları vb. vb. vardır.

Hırsla hareket eden oynayamaz. Hırs hep hızlı ve yersiz kararlar aldırır.

Yenmeye ve yenilmemeye odaklı olan iyi oynayamaz. Bu şekilde insanın tansiyonu yükselir, sakinliği yiter, sakinlik içinde oynanmadığında, hatalar ya da yanlış hamleler art arda gelecektir.

Hemen sonuca gitmek isteyen oynayamaz. Oyunda nihai amaç, Şahı ele geçirmek olsa da, bunu yapmak için küçük kazanımlar ve bunun için kısa amaçlarla oynamak gerekir. Öteki türlü, rakibin şahı hemen yakınındadır, ama onu ele geçirmek hemen hemen imkansızdır.

Satrançta yenen her zaman iyi oynayan değildir. Satrancı büyük ustalar bile hata yaparak oynarlar. Tıpkı, büyük piyanistlerin/müzisyenlerin hatalı nota basmamalarının imkansız olması gibi. İlk hata yapmayan ve rakibinin ilk hatasından yararlanan olmak kazandırmayı kolaylaştırır.

Mücadeleci olmayan oynayamaz. Oyun, süreçtir, taş bile kaybetsen, (ki bu karşı tarafın hata yapma olasılığını artırıcı bir güven sağlayacaktır) mücadeleni sürdürmelisin.

Korkaklar oynayamaz. Rakibinizin güçlü oluşu sizi korkutuyorsa, doğru hamleleri asla bulamazsınız.

Evet, yukarıda mümkün olduğunca, kategorik maddeler yapmaya çalıştım. Yani, her biri, birbirinden farklı noktalarla ilgili olması anlamında. Atladıklarım ya da benzeşenler mutlaka vardır.

Aslında, burada satrançtan bahsediyor görünürken, hayatta yaptığımız her şeyden bahsediyorum.

&

Satranç, söylenildiğinin tersine, insanlara düşünmeyi öğretmez, insanları daha zeki kılmaz. Bu işle uğraşanlar da öyledir denemez. Satranç, insana, herhangi bir uğraşının öğreteceğinden daha fazla hiçbir şey öğretmez.

Benim gözümde, usta bir piyanistle, usta bir satranççı ile usta bir bahçevan arasında fark yoktur.

Her kim ki işini öğrenmeye ve yapmaya erken yaşta başlamışsa ve uzun yıllar o işle uğraşmışsa, aynı ustalıkta ve değerdedir.

Usta bir bahçevan, usta bir piyanist olabilirdi ya da tersi. Deha diye bir şey yoktur. Deha çalışmak ve rastlantılardır.

İnsanlar, üç aşağı beş yukarı, aynı zeka seviyesine sahiptir. Sadece yaşam koşulları, olanaklar, iyi talihler, kötü talihler, alandaki süreçler birileri için bazı sükseleri yaratır ya da yaratmaz.

Sükse de, ezeli ebedi değildir. Çağımız röntgencilik çağıdır, şişirilmiş yaşantılar çağıdır. Yaşadığımız çağdaki düzen ve değerler sistemi popülarite odaklı. O yüzden, bazıları güya geride, bazıları ise güya ileride bir hayat sürüyor.

Çağımız aslında rezil bir çağdır. Yaşam koşullarındaki aşırı uçurumlar, gelir dağılımındaki aşırı dengesizlikler vb. şeyler, insanlar arasında statü ve değer farklarına yol açıyor. Yatay zenginleşme ve yaşamsal kurumsallaşma yerine dikey süreçler ve bunların dünyasal ve toplumsal çatışmaları çok rahatsız edici boyutlarda.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sadece kısmı benim fikrimdi..diğer cümleden sonra gelmesi sizin fikrinizmiş gibi yanlış algılanmasına sebep oldu herhalde..

savas barka 
 10.08.2019 15:02
Cevap :
Teşekkürler, saygılar.  10.08.2019 21:44
 

çalışmak ve rastlantılar normal olan zekayı bi adım öne geçirirken ileri zeka seviyesine sahip insanların farklı özellikleri vardır..hafızanın kuvvetli olması dikkatin uzun süre dağılmaması gibi..ama satranç için yazdıklarınıza katılıyorum..sadece strateji oyunu çok da abartmamak lazım..

savas barka 
 09.08.2019 7:03
Cevap :
Satrancın abartıldığını söylemiyorum, abartılan şey, dehalık fikridir. Bazen yanlışlıkla satranç ustalarına da deha deniyor, oysa, sadece düzenli çalışmadan başka bir şey değildir. Erken başlanılıp, yıllarca emek harcanan her konuda herkes ustalaşır.  09.08.2019 21:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 465
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 941
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster