Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
206
 

Kim kime dum duma...

Kim kime dum duma...
 

 

 

Çeşitli ortamlarda, çeşitli sebeplerle tanıştırıldığım insanlar hakkında yargıda bulunmak istemediğim için; fikir sahibi olmama adına iletişimimi sınırlı tutuyorum...

Çetrefilli bir cümle olduğunun farkındayım!

El sıkıyorum, gülümsüyorum, dinlermiş gibi yapıyorum ve ortamdan ayrıldıktan sonra hızlı bir şekilde unutuyorum...

Gariptir bunda başarılı da oluyorum!

“ Merhaba Ali ben...”

“ Daha önce tanışmıştık!”

Kimi;  çok bozuluyor bu işe... Kimi; benim gibi önemsemiyor!

Beni anımsamayanlar da var, en çok onları seviyorum!

 

&&&

 

Egosu dağ olmuş, altında kalmışlara tesadüf ediyorum bazen...

Hani şu yeni tanıştığı insanlara kredi notu veren tipler!

“ Şimdi ben seninle tanıştım ya Alicim, senin kredi notun yüz bende... Düşmesi de artması sana bağlı...”

Tamam da birader sen kimsin?

Madem not veriyoruz şu dakikadan sonra senin bendeki notun; sıfır...

Ağzınla kuş tutsan, kıçından ateş çıksa, ejderha olsan değişmez, bir çıkayım şu odadan, seni beynimin tüm kayıtlarından silmezsem adam değilim!

 

&&&

 

Fark ettim ki; kişi, kimle zamanını geçiriyorsa, en fazla onun dedikodusunu yapıyor...

“ İyi çocuk,  hoş çocuk yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez fakat nankör arkadaş!  İstediğini bin defa yap, bir kere ‘hayır’ de senden kötüsü yok!”

“ Bakma yapışık ikizler gibiyiz, ilk fırsatta satar beni!”

“ Çocukluğumdan beri tanırım, ciğeri beş para etmez!”

“ Ah ne çıyandır oooo, şimdiye kadar çıktığım çocukların hepsinde gözü vardı...”

“ Hahaha ayağına don alsın önce, eskilerimi veriyorum da giyiyor...”

 

Dost, arkadaş, sevgili sıfatı ne olursa olsun çok paylaşmamak lazım!

 

 

&&&

 

Yaşadıklarının sebeplerini arayan ağbiler var...

Boş bir vakitlerinde aynaya baksınlar, nedeni görsünler!

İnsanlar, büyük ülkeler gibi olmuş... Dostluk yok, çıkarlar var...

Ortak menfaatler bitip, öküz ölünce... Kavurma oluyor!

Gayrisi; kim kime dum duma...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hesap makinesinen neye benzediği konusunun yansıması mı?:) Ali Bey, o alınılması gereken bir yorum muydu ki? Beni güldürmüştü aksine ve ben sizi önerdiğim yazarların ve yazınızı önerilerim arasına almışken sanırım bana biraz haksızlık ediyorsunuz.:) Üstelik de MB'ye yıllarını vermiş başarılı bir kalemin beni okumasına ve yorumlamasına sevinmiştim de...Neyse belki ben de size haksızlık etmişimdir yorumumla... Sevgilerimle Ali Bey...

Esin Nefes 
 28.11.2011 8:56
Cevap :
Alınılması gereken bir yorum değildi elbette... Fakat genelde böyle olur; birine yorum yazarsınız, alınacağı tutar, oturur o da size sonu ünlem işaretleri ile biten cümlelerden oluşan başka bir yorumla cevap verir... Selamlar...   28.11.2011 21:11
 

Sonra şu fikre kapıldım içimde, belki de ilk iki paragraftaki hissiyatınız bu son iki paragrafta tanımlanan insanların barınmasına sebep oluyor çevrenizde. Haddime düşmez belki ama madem bu konuda yazdınız bir de yayınladınız naçizane fikirlerimi söylemek istedim ben de. Belki biraz daha sevseniz insanları, biraz daha güvenip şans verseniz, hatta kolayca sileceğinize kredi notu bile verseniz daha iyi bence "sen de kimsin demek yerine"... Neyse zaten ben de kim oluyorum ve benim de bu yazdıklarımı önemsemeyip unutacaksınız herhalde...:) Sevgilerimle:)

Esin Nefes 
 25.11.2011 11:53
Cevap :
Şu hesap makinesinin neye benzediği konusunun yansımasıysa bunlar, aşağıdakileri hiç okumayın derim! Öncelikle; asosyal olmayan çalışan, bir sosyal olduğumu söyleyebilirim, bilirsiniz; mecburiyetten biraz film, biraz iş icabı... Uzun sayılabilecek bir zamandır etrafımda kimseyi barındırmamaya dikkat ediyorum... Başkası nasıl düşünür, nasıl yaşar bilmem lakin böyle iyiyim... Karşı odanızda çalışan ve koskoca iki buçuk yıldır! Beraber çalıştığınız arkadaşınızla olan durumunuz ve de oğlunuzun düşünceleri benim yazıda altını çizmeye çalıştıklarıma örnek teşkil etmiyor... Olan bitene ‘gözlemler’ ve ‘ tercihler’ diyelim kısaca... Selamlar, yorumunuz için teşekkürler : ))   25.11.2011 23:21
 

Yazınız için ne demeliyim diye bir süre düşündüm, zira aklımdan pek çok sıfat geçti... Eğlenceli ama acıklı buldum kabaca ve belki bu vesileyle de biraz tuhaf. İlk iki paragrafa güldüm önce, bir miktar asosyal kişilik eğilimleri göstermekle birlikte:) Açıkça yazıyorum herkes kendini bilir zira... Ama son iki paragrafı okurken üzüldüm sizin için... Etrafınızda bu tip insanlar barındığı için... En çok kiminle zaman geçirdiğimi düşündüm ve bu işyerinde karşı odamda çalışan arkadaşım sanırım. 2,5 yıldır sabahın köründen akşamın bir vaktine kadar her gün onu gördüğümü ve ne yüzüne ne de arkasından tek bir kötü söz söylemediğimi ve ne ilginç ki onun da benim hakkımda söylemediğine emin olduğumu; hayatımda "yakınımda" duran kimsenin yüzüne söylemediğimi arkasından da konuşmadığımı; daha da ilginci bir kaç gün önce 3 yaşındaki oğlumun bir arkadaşı hakkında "yaramaz" tanımlaması yapan üçüncü bir çocuğa "Hayır o yaramaz değil o benim arkadaşım" diye çıkıştığını düşündüm. (devamı var)

Esin Nefes 
 25.11.2011 11:45
 

Yazdıklarınıza katılsam bir türlü, katılmasam bir türlü. Tabii bunlar sizin düşünceleriniz. Saygı duyuyorum. Konu neyse de anlatış biçimizine hayranım. :)

Nilay Yıldırım 
 24.11.2011 11:19
Cevap :
Çok teşekkür ederim efendim, selamlar, saygılar : ))  24.11.2011 18:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1087
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster