Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mart '07

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
746
 

Kim kimin dengi...

Kim kimin dengi...
 

Aileler genelde erişkin durumda olan ve evlilik çağına gelmiş çocuklarına, özellikle de anneler yapar bunu...Sürekli veya imalı sözlerle evleneceği, ailelerinin kabul edebileceği gelin veya damat adayı profili hakkında mesajlar verirler. İlk başta ''Ailemize uygun olsun'' sözü ile başlanır ve devamı gelir. Dengin olsun evladım; davul bile dengi dengine.

İyi hoş olsun da, bu denk kıstaslarını kim neye göre belirliyor..Kim davul, kim tokmak...Kanun mu, yasa mı var bununla ilgili...Gönül, sevgi, aşk davulu, tokmağı, dengi ayırt edebiliyormu o an...Bu denkliği belirleyen, ailelerin sosyal yapıları mı?, gelir düzeyleri, eğitim seviyeleri mi veya çok bilmişlik yapan anneler mi?.... Sanırım ve üzgünüm tüm bunların hepsi....Sanki yazılı kanunmuş gibi tüm aile büyükleri aileye girecek yeni birey için bu kıstasları şart koşarlar...Bana göre bir kişinin karakterinde olması gereken belirli kültür, eğitim ve oturmuş karekter dışında istenilen şartlar gösterişe giriyor...

Aslında bu konu çok derin ve hassas..İşin içine daldıkça dalarsınız..Ben yine de yüzeysel anlatmaya çalışayım. Mutlaka zengin çocuk, zengin kıza aşık olmalıdır veya evlenmelidir bunun tersini asla istemezler...İyi eğitimli genç, kendi gibi iyi eğitimli birini tercih etmelidir, yada ailelerin sosyal yapıları birbirine benzemeyen gençler asla birlikte olamaz ...Tabi bunların tersi örnekler de olmakta, çevremizde hatta medyada bile çok örnekleri bulunmakta.....

Olunca ne oluyor peki...

Zaman zaman gönüller anne baba fermanlarını dinlemiyor tabii ki..Zengin çocuk fakir kıza aşık oluyor, çok iyi eğitimli, kendinden düşük eğitimli birini sevebiliyor, yada sosyal yapıları birbine benzemeyen ailelerin çocukları birbirine aşık olabiliyor...

Ne oluyor böyle durumlar da..Önce kıyametler kopuyor...Olmaz...Olamaz...Asla olamaz...Senin dengin değil....Ailemize uygun değil...Bu tür senaryolar, hangi sosyal yapıya sahip olan aile olursa olsun değişmiyor...En tutucusundan, en sosyal demokrat ailelere kadar aynı....

Neden aileler bu tür fiziksel şartları ölüm kalım meselesi haline getirirler ki..Niçin kendilerine göre kıstaslar hazırlayıp bu tür beklenti içerisine girerler ki...Onlara sorsanız çocuklarının iyiliği içindir...Zaten akıl ve gönül belli bir noktaya kadar bu dengeyi sağlayacak sınırları doğal olarak belirleyip, ondan sonra kendiliğinen harekete geçer...Önemli olan da gönül birliği ve kafa yapılarının anlaşması değil midir..Çocuklarınız bu şekilde mutluysa, iyilik bu değil midr ?..

Olumsuzlukla sonuçlanan çok istisnai durumlarda da mutlaka yine olay kendiliğinden patlak vererek bozulacaktır sonuçta..

Yani ailelerin denk belirleme çabaları, yersiz, yanlış ve sonuçsuz kalabiliyor...Unutulmamalıdır ki; İnsanın karakterinde olması gereken, öğrendiklerinden sonra kendisinde kalan kültür dışında istenilen ve aranılan kıstaslar gösterişe ve markacılığa girer....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Sema Çürük, bu dengi dengine meselesi sizin de arzettiğiniz gibi derin bir mesele. Her ailede olmasa da, birçok ailede böyle kör tutkular var ve yaşanmış derin acılara, hüzünlere, ağır aile dramlarına da yolaçıyor bu katı tutumlar. Kimileri ''asalet'' der, kimileri ''para'' der, kimileri ''görgü'' (ne demekse) der ve evlatlarıyla beraber, evlatlarının sevdiklerini, onların ailelerini de perişan ederler. Oysa ömürler denk olmalı, sevgiler erişilmez ve bir o kadar da bitmez-tükenmez olmalı, mutlulukla dolu olmalı böylesi bir denkliği istemeli, destek vermeli ve dua ile hoşnutluk ile evlendirmeliyiz sevenleri. Eşler mutluyken birinin yitimi, ''bir elin yağda bir elin balda'' misalı bol paralıyken başa gelen beklenmedik belalar, daha neler neler bunlar mı istenen?.. O ''dengi dengine'' diyenler, derslerini sevgiden değil de kibir ve bencillikten aldıkları için, kendilerine ve evlatlarına hayatın mutlu yüzü için yelkenleri suya indirmeyi asla düşünmezler. Selam ve sevgilerimle...

Cemal Hüseyin Çağlar 
 08.04.2007 23:49
Cevap :
Derin anlam taşıyan yorumunuza sonsuz teşekkürler Cemal bey..Hangi kıstasları denk alıyorlarsa ne malum ileride bu denkliğin bozulmaycağı...Kimin ne olacağı hiç belli olmaz..Bunu düşünemiyorlar bu tür kararlarda...Sevgi ve saygılarımla  09.04.2007 10:37
 

Bir yandan sevgi aşk bir yandan aile. Bir yandan aşk ve sevginin erozyonu. İlk başta herşey güzel samanlık seyran. Gerçeklerle yüzleşince bozuluyor büyü. Ve aşk yenik düşüyor. Düzene,zamana ,geleneğe,,, Doğrusu zor bir konu. Toplumumuzda aileler hala karışmaya araya girmeye devam ediyorlar. Sanırım bu durum sürecini tamamlayacak ama kaç kuşak sonra... Saygı ve sevgilerimle esen kalın...

Erdoğan Şahin 
 03.04.2007 0:28
Cevap :
Teşekkürler yorumunuzla durumu net ve açık anlatmışımnız..Dediğim gibi en bağnazından , en eğitimlisine kadar her aile karışıyor ve karışmayada devam eder sanırım...Bilinmez kaç kuşak sonra değişir burum..Saygılar.  03.04.2007 10:27
 

Ailelere laf ediyorsunuz demek? Şaka bir yana, ailelerin bazı tutum ve davranışları beni epey endişelendirmeye başladı. geleceği nasıl yetişmiş gençlere bırakmayı tercih ediyorlar acaba? Kendi ayakları üzerinde durabilen, kendi kararlarını verebilen ve elbette evleneceği kişiyi kendileri seçebilen bireylere ne yapıyorlar böyle? Anlamıyorum. En son yazım biraz da bu konuyla bağlantılı olmuş. Denklik konusunuda içeriyor tesadüfen. Sevgiler.

tervedus 
 02.04.2007 2:44
Cevap :
Okudum yazınızı..Aynen dediğiniz gibi çocukların hayatlarını kendşi hayatlarına endeksli yaşatmak istiyorlar..Ama kazın ayağı öyle değil ..Teşekkürler sevgiler.  02.04.2007 12:30
 

Evlendiğimizde eşim mevsimlik işçi dedikleri 6 ay çalışan 6 ay işsizlikle mücadele eden birisiydi. Başlarda ailem çok karşı olmasa da kafamı bulandıracak türden epeyce laflar ettiler. Ama biz aileme ve her kese rağmen evlendik. Ailem ve herkes yanıldı. Biz haklı çıktık. Sevgi ve aşk kazandı. Umarım tüm sevenler ve sevgiler hakettikleri değerlere kavuşurlar.NOT: 1000. ci yorum benden olmuş.) Sevgilerimle

Abla 
 30.03.2007 16:44
Cevap :
Anlattığınız gibi örnekler çok...Aileler mutlaka kendi kafalarına göre itiraz edecek bir nokta bulurlar....Sevgi aşk herzaman kazanır...1000. yorum içinde ayrıca teşekkürler:)...Sevgiler  30.03.2007 17:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 529
Toplam yorum
: 2369
Toplam mesaj
: 481
Ort. okunma sayısı
: 3610
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

İstanbul'da doğmuşum... Dünyalar tatlısı bir kızım var... Herkesi kolay kolay sevemem... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster