Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mart '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
662
 

Kim korkar hain gerçeklerden!

Kim korkar hain gerçeklerden!
 

Bu ülkede bazen bakılmaz yüzüne iyimserliğin. O sebepten yazdın sen de ruhunun üstüne en fosforlu harflerle "GİTTİM GELİCEM..." diye. Gittiğin yerde "kelimeler tamirdeydi" vurdun kilit kilit üstüne. Gözlerin uzak ufukları tararken bitkin düştün cevapsız nedenlerin peşinde.

Şimdi bahara denk geldi dönüşün. Bakıyosun hayatın kıvamı maşallah pek yerinde. O yüzden güneşli masada yan gelip denize karşı, tatlı bir kahve söyle kendine. Seyreyle şehri, insanları... Ne zaman uzaklara gitse o iyimserlik; aynı sokakta yaşlanacakmış gibi birbirlerine beklentisiz, tertemiz bir sevgiyle bağlanan iki çocuğun kısa ama, ömrünün en uzun anlamına eşitlenen o muhabbeti gelip bulsun seni.

-Çok acıyor mu?
-Evet...Çok...
-Ama geçiyor...

Biri diğerinin yarasını üflerken daha çocukluktan biliyor acıların geçeceğini. Biliyor bir çocuk bile...

Gözlerin kamaşıyor güneşten. Duyguları ayaklandıran bir mevsime düşmüş acı gerçeklerin ve bugün herkes mutluluk üstüne yaşanası bir dayanışma içinde. Gelsin üstüne üstüne, kim korkar ki hain gerçeklerden. Hem çok abanırlarsa üstüne, de ki onlara

"...Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yan gelmişim diz boyu sulara
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle döğüşemem
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım
Ben tam kendime göre
Ben tam dünyaya göre
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız..." (*)

Hiç olmazsa bugünlüğüne... Efil efil bir rüzgar süzülüyor yakalardan içeri. Çapkın da biraz. Apansız havalandırır diye etekleri, eller tetikte. Tiril tiril kadınlar, elbiselerine bulanmış bahar. Sütliman denizin üstünde çiçek gibi kıpırtısız duruyor martılar. Karınları tok, almışlar nasiplerini mutluluktan. Deniz yine heybetlenecek kabaracak elbet. Yoksa keyfi mi kalır bu çakırkeyf halinin. Farkında olmalılar.
Bir de bisikletiyle hep sevgililerin sokağında biten, kırık bir kemancısı var şehrin. İyi ki hüzünlü şarkılarda ezberi bozuluyor, yoksa keyifli şarkılara gelmiyor sıra. Gelince de bir solukta çıkıyor aşk makamından şarkılar. Herkes pür neşe... ve hal böyleyken böyle. Dolayısıyla gülümsenecek elbette.

(*) Turgut UYAR'ın şiiri-Benim dengemi bozmayınız -

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bugün istanbul sanki ağlamaklı öyle bir hava vardı dışarda sanki gülen yüzünün içine saklamış bütün gerçekleri zaman mı değişiyor yoksa biz mi bilemiyorum ama yazında olduğu gibi bir hüzün saklı her yerde olsun.. Hiç birşey için geç değil yeter ki istediğiniz yada çaba gösterdiğiniz buna değsin yeter ki çaba göstermeyi bilin düşüncene sağlık yine döktürmüşsün mutlu kal:)...

kardelen yok 
 05.03.2007 17:18
Cevap :
Nasıl akarsu, dipteki çakıl taşlarını sürükler, aşındırır, alır götürür.Bu zaman da bizi öyle sürüklüyor.Ne diyelim engin denizler gibi bir hayata sürüklesin bizi zaman.Teşekkür ederim içten mesajın için.Sevgiyle...  05.03.2007 20:11
 

Bazen düşünüyorum da uzaklara giden o tatlı, ılık iyimserlik mi yoksa biz miyiz? Hayatın kıvamı pek yerinde bu ara ve o kıvama göre katı kalıyor bizim ruhlarımız.Hayatın içinde olmak da belki budur ne dersin, o kıvamın içinde olup yaşayıp gitmek.Yüreğine sağlık muhteşem bir yazıydı.Sevgilerimle...

Fulya 
 04.03.2007 13:35
Cevap :
Hayatın kendisi "kahve tadında" :) ...Bizim ağız tadımız bazen uymuyor ona. Teşekkür ederim eksik olma.Muhteşem falan değil içten gelen küçük denemeler diyelim.  04.03.2007 16:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 85
Toplam yorum
: 1392
Toplam mesaj
: 114
Ort. okunma sayısı
: 1576
Kayıt tarihi
: 02.12.06
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster