Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ocak '19

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
51
 

Kim Korkar İstatistikten?

37 yıl önceki Sevk ve İdare Yüksek Okulumda bizden bir ya da iki önceki dönemin okuduğu istatistik ders kitabının ilk sayfasında -bulunduğu yer bakımından- epeyce ironik bir tanım vardı: "İstatistik, doğru rakamlarla yalan söyleme sanatıdır," diyordu.  

Benjamin Disraeli de şöyle demiş: "Üç türlü yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan, istatistik!" [1]

Belki gülüp geçeriz ama doğruluk payı -maalesef- oldukça yüksek iki cümle! Dolayısıyla yurdum insanı -haklı olarak-, bu, dilini dahi zor döndürdüğü kavrama ürkerek bakıyor.

Oysa:

İstatistik biliminin uğraştığı alanların çoğu hemen herkesi ilgilendiriyor ve yine çok kişi de ister istemez bu alanların içerisinde bulunuyor. Örneğin:

Yakın zamanlara kadar her beşer yılda bir yapılan ve o Pazar günü yabancı turistler ve görevler dışında herkesi evlerine kilitleyen Nüfus Sayımı,

Cumhuriyetin kuruluşundan beri ortalama, yaklaşık 2 yılda bir yapılan Genel ve Yerel Seçimler (tüm seçimleri ele alırsak sayı 100'e yaklaşıyor ve her yıla yaklaşık 1 seçim düşüyor.) + öncesinde yapılan sayısız anket çalışmaları,  

İlki 1982 yıllı Ocak ayında yayımlanmış olan, o tarihten itibaren her ayın 2'sinde (önceleri 3'ündeydi) önce TV haberlerinde görmeye alıştığımız, sonra cüzdanlarımızda hissettiğimiz, ülkemizdeki enflasyon oranlarının hesaplanmasında kullanılan TÜFE ve TEFE göstergeleri,

Yine haber kanallarında ve internet üzerindeki medya vb. sitelerin en görülen yerlerinde günlük, saatlik hatta an be an değişen döviz kurları, altın ve petrol fiyatları ile Borsa endeksi değerleri,

Tatil planı yaparken ya da sokağa çıkarken vb. bakmadan geçemediğimiz hava durumu tahminleri tümüyle istatistiğin ilgilendiği alanlardır.

Daha epeyce var. Bunlar, "başlıcaları" bile sayılmaz. Kısacası rakamın girdiği her yere istatistik de giriyor… :_

* * *

Pek çok da tanımı var. Benim hoşuma gideni şu oldu: Çağdaş anlamda istatistik kısaca "daha etkin karar verebilmek için sayısal verilerin toplanması, düzenlenmesi, sunumu, incelenmesi ve yorumlanmasıdır.” [2]

Nereden geliyor: İki ayrı görüşe rastladım:

İstatistik kelimesi Modern Latincedeki statisticum collegium (devlet konseyi) ve İtalyancadaki statista (devlet adamı, politikacı) kelimelerinden türemiştir. Kelime ilk olarak Almancada Gottfried Achenwall tarafından devlete ait verilerin sunulduğu Statistik (1749) adlı eserde devlet bilimi anlamında kullanılmıştır. [3]

Latincede durum anlamına gelen “status” kökünden türetildiğine inanılmaktadır, … [4]

Siz karar verin. Benim için fark etmiyor. 

Ve tarihçesi: Genel kabule göre bu bölüm, yazıların girişinde yer alır. Bu seferlik sona koymayı tercih ettim.

Son iki blogumda sözünü ettiğim Yuval Noah Harari, Hayvanlardan Tanrılara Sapiens kitabında ayrıntılı ve uzunca bir öyküyle birlikte anlatıyor olayı: "1744'te İskoçya'da presbiteryen din adamları Alexander Webster ve Robert Wallace, ölen din adamlarının dul ve yetimlerine ödenek sağlayabilmek için bir hayat sigortası fonu oluşturmaya karar verdiler. Bunun için de kilise üyelerinin her birinin gelirlerinin ufak bir kısmını fona aktarmasını, fonun da bu parayı yatırımlarda kullanmasını öngördüler. Bir papaz öldüğünde dul eşi fondan kâr payı alacaktı ve böylelikle hayatının geri kalanı boyunca rahatça yaşayabilecekti. [bildiğimiz sosyal sigorta işte] Fonun diğer görevlerine uygun olarak varlığını sürdürebilmesi amacıyla her papazın ne kadar [aidat]ödemesi gerektiğini hesaplayabilmek için Webster ve Wallace, her yıl tahminen kaç papazın öleceğini, geriye kaç dul ve yetim kalacağını ve dulların ölen kocalarından sonra ortalama kaç yıl yaşayacaklarını hesaplayabilmek zorundaydılar. … Colin Maclaurin adında Edinburgh Üniversitesi'nden bir matematik profesörüyle irtibata geçtiler, üçü kafa kafaya vererek insanların ölüm yaşlarıyla ilgili veri topladılar ve herhangi bir yılda kaç papazın ölebileceğini hesapladılar. … Maclaurin, Webster'ın veya Wallace'ın gelecek yıl ölüp ölmeyeceğini matematik kullanarak bulamamasına karşın, elinde yeterince veri olursa Webster ve Wallace'a gelecek yıl İskoçya'da kaç presbiteryen papazın öleceğini neredeyse yüzde yüz kesinlikte söyleyebiliyordu. Neyse ki ellerinde kullanabilecekleri hazır veriler vardı. Edmond Halley'nin 50 yıl önce yayınladığı aktüerya [5]tabloları çok kullanışlıydı. Halley, Almanya'nın Breslau şehrinden elde ettiği 1.238 doğum ve 1.174 ölüm olayının kayıtlarını analiz etmişti. Bu tablolar, 20 yaşındaki bir insanın herhangi bir yılda ölme ihtimalinin 1/100, 50 yaşındaki birinin ölme ihtimalininse 1/39 olduğunu bulmasını sağlamıştı.

Webster ve Wallace da bu veriler üzerinde çalışarak, herhangi bir anda ortalama 930 İskoç presbiteryen papazın yaşadığını, bunlardan yılda 27'sinin öleceğini ve 18'inin de ardında dul bir eş bırakacağını hesapladı. Ayrıca arkasında dul bırakmayanlardan beşinin çocuklarının yetim kalacağını, dul eşi olanların da önceki evliliklerinden olan ve henüz 16 yaşına gelmemiş çocuklarının da bu papazlardan fazla yaşayacağını buldular. Hatta daha da ileri giderek, bu dulların ölene veya tekrar evlenene kadar geçecek zamanı hesapladılar (her iki durumda da ödemeleri duracaktı). Bu rakamlar, Webster ve Wallace'ın, fona dâhil olan papazların sevdiklerine malî destek sağlayabilmek için ne kadar para yatırmaları gerektiğini hesaplamalarını sağladı. Bir papaz yılda 2 pound, 12 şiling, 2 pens vererek dul kalmış eşinin eline yılda en az 10 pound (o yıllarda oldukça iyi bir miktar) geçmesini sağlayacaktı. Eğer bu miktarı yeterli bulmazsa yılda 6 pound, 11 şiling, 3 pens ödeyerek dul eşinin eline yılda 25 pound geçmesini sağlayabilirdi.

Hesaplarına göre, 1765 yılı itibariyle İskoçya Kilisesi Papazları Dul ve Yetim Aylıkları Fonu'nun kasasında 58.348 poundluk bir sermaye olacaktı. Bu hesapların son derece isabetli olduğu anlaşıldı. 1765'e geldiğinde Fonun sermayesi 58.347 pounddu, yani tahminlerinden sadece bir pound daha az! [6]

Şunu da belirtmeden bitirmeyeyim: Harari, hiçbir yerde, "bu, istatistiğin tarihçesidir," demiyor. O, benim yorumum. Ancak, öykü, hoşuma gitti ve burada paylaşayım dedim.

 

 

[1], [2], [4]: https://docplayer.biz.tr/374170-Istatistik-istatistik-nedir-istatistiksel-arastirmanin-amaci.html

[3]: http://www.turkcewiki.org/wiki/İstatistik

[5]: http://vkolcuoglu.blogcu.com/aktuerya-nedir-aktuerya-bilimleri-ne-ise-yarar/3433951

[6] Yuval Noah Harari - Hayvanlardan Tanrılara Sapiens

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 84
Toplam yorum
: 55
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 467
Kayıt tarihi
: 01.01.11
 
 

Milliyet Bloga taşınmam kolay olmadı.. Varlığını aşağı yukarı başlangıcından beri bildiğim bu dev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster