Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mayıs '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
304
 

Kim ne derse desin... Hoş bir fotoğraf değil....

Kim ne derse desin... Hoş bir fotoğraf değil....
 

Oldum olası bu ince hesaplara benim hiç aklım ermez. “Şöyle yaparsam böyle olur” gibi bir planım hiç olmadı. Ne yapmam, ya da ne yapmamam gerekiyorsa hep onu yaptım.

O yüzden siyaseti izlemeyi çok severim ama, içine girmeyi hiç düşünmedim. Gençliğimde girip çıktığım hiçbir yere de bağlanamadım. Benim yapabileceğim bir iş değil çünkü.

Bu konuda tek bildiğim, hiçbir şeyin dışarıdan göründüğü gibi olmadığı ve düz mantıkla bu işlerin asla yürümediği ve çözülemeyeceği..

*****

Şu MHP’nin kaset işi bunlardan biri... Önce bir taraftan hükümete veryansın ederek bize komplo kuruyorlar deyip adamlarını çifter çifter harcayan Devlet Bahçeli, şimdi birden aslan kesildi.

Meydan okuyor herkese ve bu sefer adamlarına sahip çıkıyor. “Elinizde ne belge varsa getirin” diyor. Yok olduğundan bu kadar emin mi acaba?

O zaman insanın aklına başka senaryolar geliyor. Hani bizim ülkemizde mağdur edebiyatı hayli iş yapar ya... Acaba kendileri çalıp kendileri mi oynuyorlar? "Mağdurum da mağdurum" durumuu mu var ortada, anlayamadım.

Bugün gazetesi “Kaset Resti”, Cumhuriyet “Kaset restleşmesi”, Güneş gazetesi, “Şantaja Rest”, Milliyet gazetesi “Ne kadar kaset varsa 24 saat oynatın”, Posta gazetesi “Hodri Meydan”, Vatan gazetesi de “Şantaja Boyun Eğmedi” başlığıyla MHP’yi manşete taşımışlar.

Bu kadar da değil...Star gazetesi “Dördünü gönderdi, altısına sahip çıkıyor” manşetiyle, Taraf “MHP’lilerin yatak odasına girmişler” manşetiyle, Sözcü gazetei de “Ahlâksız şantaj ve tezgah ters tepiyor” manşetleriyle MHP’yi bugün ön plana çıkarmışlar.

“Tehdit ve şantaja boyun eğmeyeceğiz” diyen Ortadoğu ve Yeniçağ’ı da sayrsanız demek ki bugünkü gazetelerin büyük çoğunluğunun gündeminde MHP var.

Günlerden beri yazdığım yazılarda hatırlarsanız, “bugünkü gazete manşetlerinde bu seçime ilişkin doğru dürüst bir haber yok” deyip duruyordum. Basın’ın bir konuya ilk kez bu kadar önemle ve birlikte eğilmesi, dolaylı olarak MHP propogandası yapması, ne anlama geliyor sizce?

*****

Milliyet gazetesinin manşetten verdiği “Ayağa kalkmadı, bedelini ödedi” haberi, Cumhuriyet gazetesinde “O subaya gereği yapıldı”, Habertürk’te “Ayağa kalkmadı, gereği yapıldı” başlığıyla verilirken, Hürriyet gazetesi “İşte o an” manşetiyle görüntülü olarak vermiş.

Başbakanın bu sözleri “askere karşı söylenmiş bir söz” olarak algılanıp pek hoş karşılanmıyor. Daha doğrusu keşke böyle şeyler olmasa dedirterek insanın yüreğini burkuyor.

Ama olaya bütün dünyadaki genelgeçer kurallarla bakarsanız, büyüklere ve makama karşı saygı duyan bir millet geleneği olarak yorumlarsanız, hele hele askeri displin içinde bir ast üst ilişkisi olarak ele alırsanız, paşanın yaptığının savunulacak bir tarafı da yok.

*****

Yeni bir sivil Anayasa yapılması ve ülkemizin sorunlarına çare bulunması için çok önem taşıyan bu seçimlerle ilgili popüler, ya da marjinal haberler bunlar. Vatandaşı doğrudan ilgilendiren, özellikle de Güneydoğudaki yangına çözüm bulacak çarelerden, ne yazık ki gündeme taşan bir şey yok.

*****

Şimdi de 1991 seçimlerine 25 gün kala o yılın Milliyet gazetesinin 26 Eylül tarihli nüshasına bir göz atalım:

Sürmanşette Milliyet-KONDA araştırmasının bir anket sonucu var. DYP % 30 ANAP % 25, SHP % 21, DSP % 14, RP % 8.

Sıradan Ülke Olmayacağız

10 Soruda liderlerden Nasıl bir Türkiye serisinde Mesut Yılmaz cevaplamış soruları. Hedef % 10 enflasyon, % 8 büyüme diyen Mesut Yılmaz, Güneydoğu sorununun da ekonomik olduğunu söylemiş.

Küsen Gidiyor

Milletvekilliği adaylarından sırasını beğenmeyenler, istifa edip gidiyorlarmış. Bütün partilerde benzeri huzursuzluk yaşanıyormuş.

Yapamazsam giderim

Kırıkkale mitinginde konuşan Demirel seçim vaatlerini yerine getirememesi halinde yönetimi bırakmakta tereddüt etmeyeceğini söyleyerek bunlar gibi koltuğa yapışmam, yapamazsam giderim dedi. Turgut Özal’a yönelik çok sert eleştiriler de yapan Demirel, nereye kaçsanız bu milletten kurtulamayacaksınız, dedi.

SHP’nin İktidar Formülü

DYP’nin UDİDEM modeline karşı SHP “3D”yi seçti. Erdal İnönü, Değişimi Demokrasi ve Dayanışma sözcüklerinden türetilen bu formülü hayata geçirmek için iktidara yürüdüklerini söyledi.

Erbakan, Herkes RP’Li

MÇP ve IDP ile yaptığı ittifakla seçimlere katılan RP genel başkanı Erbakan’a listelerde partilere kaçar kişi ayrıldığı sorulunca, bugün herkes RP’lidir diye cevap verdi.

****

Bugünlük de bu kadar. Yarın yeniden birlikte olabilmek dileğiyle....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Adi suçtan ceza almamışsa davacısı yoksa birinin özeli kimi niye ilgilendirir anlamış değilim. Dünya tarihi siyasi liderlerin çılgınlıkları ile doluyken. Selamlar saygılar...

Kadri KANPAK 
 21.05.2011 10:13
Cevap :
Bir siyasetçinin ahlâk dışı bir davranışı "fikir yaşamı" sayılır mı doğrusu bilemiyorum. Bir fikir adamı bir bilim adamı, işini iyi yapıyorsa, bu arada özel hyatında da kimsenin bilmediği farklı şeyler yaşıtorsa, bu belki kimseyi ilgilendir meyebilir. Ancak bizi yönetsin diye devlet imkânlarını emrine vereceğimiz siyasetçilerin ahlâk dışı davranışlarını "özel hayat" olarak kabul etmemiz ve "bizi ilgilendirmez" dememiz doğrusu bana pek makul gelmiyor. "Ahlâk" üzerinde biraz fazla durduğumu düşüneceksiniz belki. Ahlâk'ın cinsellikle ilgili olmadığı gibi söylemler, son zamanlarda modernlik anlamına fazlaca kullanılıyor. Ahlâk da modası geçmiş din bağlamlı ve ağırlıklı bir kural olarak tanıtılmaya çalışılıyor. Ancak ahlaklıyla ahlaksızı ayıracak kıstas nedir? Yukarıda "kimsenin bilmediği" şeklinde bir tabir kullanmıştım. Yani herkesin içinde rahatça yapabildiğimiz şey ahlaka uygun, yapamadıklarımız da ahlaksızlıktır diye düşünüyorum. Katkınıza teşekkür eder selam ve saygılar sunarım.  22.05.2011 21:41
 

Gerçektende hiç hoş değil. Ancak başbakanın defaeten "benim önümde saygı duruşuna geçmeyen soluğu silivride alır" tehdidi de en az o manzara kadar kötü. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 19.05.2011 21:12
Cevap :
Başbakanın böyle bir söylemine ben rastlamadım. Mesut beye yazdığım cevapta da belirttiğim gibi bu paşanın Silivri'de olması bu yüzden değil biliyorsunuz. Biraz dah olaylara soğukkanlı bakmaya ve herkesin hakkını teslim etmeye çalışalım. Peşin yargılarla bir yere varamayız. Katkınız için teşekkür eder selam ve saygılar sunarım.  21.05.2011 2:01
 

Bencede değil. Ancak bu fotoğrafın karşılığı Silivri olmamalı. Yargı kişisel egolara alet edilmemeli. Selamlar...

Mesut KARİP 
 19.05.2011 13:20
Cevap :
Mesut bey, paşamız bu hareketinden dolayı Silivride değil biliyorsanız... Olayları birbirine karıştırmadan irdelersek daha doğru davranmış oluruz diye düşünüyorum. Katkılarınız için teşekkür ederim. Selam ve saygılarımla...  19.05.2011 21:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 946
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster