Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1653
 

Kim yalan, kim doğruyu söylüyor? Birileri bizi fena mı kandırıyor?

Kim yalan, kim doğruyu söylüyor? Birileri bizi fena mı kandırıyor?
 

TÜBİTAK yetkililerine mi, NASA yetkililerine mi inanacağız?


2007 senesinde http://www.kuresel-isinma.org sitesinin Forum sayfasında Forumun Dedesi olarak editörlük yaparken, "Dünyanın Ekseni Kaydı" adlı bir tercüme yazı elime geçmiş ve yayımlamıştım... ( Bknz: http://www.kuresel-isinma.org/component/option, com_smf/Itemid, 29/topic, 358.msg1688/ )

Bu yayımladığım haberin kaynağı http://www.divulgence.net/ adlı internet sitesiydi... Yayımladığım yazının çevirmeni Saffet Güler dostumuz çevirisini herkesle olduğu gibi bizimle de paylaşmıştı...

Yazıda, dünyanın ekseninde yaklaşık 3 derecelik bir kayma olduğunu ve bu sebeple de ileride dünyada çeşitli iklim ve yerkabuğu hareketlerinde hareketlilik gözlenebileceği anlatılıyordu...

Elbette biz bu yazıyı paylaşıldıktan sonra TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nden Dr. Tuncay Özışık; "Eğer iddia edildiği gibi Dünya ekseninde bir kayma olsaydı şu anda bu mesajı okuyamazdınız. Gökcisimlerinin gökküresindeki konumları tamamen değişir ve Dünya'daki bütün teleskoplar gözlem yapamaz hale gelirdi. Ayrıca ani ve şiddetli mevsim değişiklikleri ortaya çıkar ve tüm yaşam altüst olur, ekolojik denge tamamen bozulurdu. Benzer birçok sonuç yazmak mümkün. Oysa ortada böyle birşey yok. Dünya'nın ekseni ve yörüngesi mükemmel şekilde düzenini koruyor.

Her bilim dalında olduğu gibi gökbilimde de böyle asılsız iddialar olmakta, bazen de kasıtlı olarak bu tür uydurma haberler üretilmektedir. Bizlere düşen görev bilimi doğru kanaldan takip etmek olmalıdır. İnternet'in özgür ve kontrolsüz bir ortam olması dolayısıyla maalesef bu tür saçmalıklar da kolaylıkla internet üzerinde yer alabilmekte.

Dünya'nın ekvatoru ile ekliptik arasındaki açıda bir değişiklik yoktur ve bu açı halen 23 derece 26 dakika 21 yay saniyesidir." diyerek Forum Sitemizin admini Hakan Bey'e bir mail atmış, bunu da olduğu gibi aynen yayınlamıştık o tarihlerde...

O günler geride kaldı... Zaman geçti, her şey unutulup gitti... O çeviri internet yazısında bahsedilen şeylerin hepsi hemen hemen bugüne kadar oldu... Olmaya da devam ediyor...

Örneğin;

• 2007’de garip Küresel hava durumu, tüm dünyada hemen her ülkede seller
• Kış aylarında buz Fırtınaları, şiddetli tipiler ve rekor kar yağışı
• Dünya çapında rekor ısı dalgaları ve rekor soğuk dalgaları
• Güneşin yükselmesi ve batması 21 Haziran 2007’de Dallas’ın kuzeyinde 26 derece enleminde
• Nisan 2007’de 2 yanardağ aynı anda püskürdü.
• Temmuz 2007’de 2 ilave yanardağ aynı anda püskürdü.
• 2007’de beşinci bir yanardağ da faaliyete geçti.
• 17 yanardağ eşzamanlı olarak termal bulutlar gönderdiler.
• 23 haziran – 23 Temmuz 2007 arasında 4.0 büyüklüğünün üzerinde 318 deprem oldu
• 23 haziran – 23 Temmuz 2007 arasında 6.0 büyüklüğünün üzerinde 11 deprem oldu
• Haziran ve Temmuz 2007 arasında gerçekleşen 21 deprem 6.0 nın üzerinde idi.
• Güney orta ABD’de Mayıs ve Haziran 2007’de ağaçların yaprakları sonbahardaki renklerine büründü.
• Aralık 2006’da tüm GPS uydu sistemi kaybı; bu nisan 2007 ye dek açıklanmadı
• 6 Aralık 2006, 19:15 de alınan Dünyanın Uydu iklim resmi dünya değişimini gösteriyor.
• 4 Aralık 2006, 12:30 da alınan Dünyanın Uydu iklim resmi dünya değişimini gösteriyor.
• Uydu döngüleri nisan & Temmuz 2007 arasında ABD üzerinde garip iklim modelleri gösterdi
• 2001 ve 2007 arasında uydu & istatistiksel iklim karşılaştırmaları
• 2007’de İyon fırtınaları, solar radyasyon ve solar resimler
• Dünyanın dış atmosferinde yön değiştiren solar manyetik fırtına, Ekim 1998 (NASA vasıtası ile)
• Dünyanın kutuplarında İyon fıskiyeleri & solar rüzgarlar, Ocak 1999 (NASA)
• Tarihi solar patlama göstermeyen solar resimler ve solar emisyonlar gerçekleşti & eksen kayması nedeni ile GPS sistemi bozuldu.
• 2008 vs.. vs.. vs... bla, bla, bla...
• 2009 vs.. vs.. vs... bla, bla, bla...

Diye, diye geldik bugünlere... 2010'lara yani...

Şili'de geçtiğimiz hafta sonu meydana gelen 8.8 şiddetindeki depremden sonra NASA uzmanlarından Richard Gross, yapılan hesaplamalara göre, Şili'de 700'den fazla insanın ölümüne ve geniş çaplı tsunami alarmına neden olan depremin etkisiyle Dünya'nın ekseninde 7.6 santimetre bir kayma gerçekleştiği tahmin edildiğini söylemişti... (Bknz: http://www.hurriyet.com.tr/dunya/13985443.asp )

Elbette bu açıklama önemli bir haberdi ve bunu tüm basın ajansları ve gazetelerin internet siteleri okuyucularına duyurdular...

NASA uzmanı Richard Gross, "Dünyanın kütlesini dengede tutan bu eksende süre olarak da saniyenin 2.7 milyarda biri kadar kayma olduğu hesap ediliyor.Yapılan hesaplamalara göre, bu eksen kayması sonucunda da Dünya'nın kendi etrafında dönme süresinin, 1.26 mikrosaniye, yani saniyenin 1.26 milyonda biri kadar, kısalmış olabileceği bulgusuna ulaşıldı." diyerek, "Aynı hesaplama modeli 2004'teki 9.1'lik Sumatra depremine uygulanacak olursa, o depremde de Dünya'nın bir gününün 6.8 mikrosaniye kısaldığının ortaya çıktığını ifade etti. Sumatra depreminin yol açtığı eksen kayması ise 7 santimetre olarak belirleniyor." demişti...

Gross, Şili depreminin 2004 Sumatra depremi kadar büyük olmamasına rağmen daha büyük bir eksen kaymasına sebep olmasını ise iki nedene dayandırıyordu...

Birinci neden olarak: "Sumatra depremi Ekvator'a yakın bir noktada meydana gelirken, Şili depreminin güney yarımkürenin orta enlemleri dolaylarında oluşması. Bu da son depremin Dünya'nın ekseni üzerinde daha etkili olması sonucunu doğuruyor." diyor...

İkinci sebep olarak da: "Şili depreminin meydana geldiği fayın, Sumatra depremini üreten faya nazaran Dünya'nın merkezine daha dik bir açıyla yöneliyor olmasını gösteriyor" diyordu...

NASA uzmanı, Şili felaketinin ardından yapılan tahminlerin, Güney Amerika ülkesini vuran deprem hakkında daha detaylı bilgiler elde edildiğinde değişebileceğini de sözlerine eklemişti...

Şimdi sıra bana geldi ve ben de merak ettiğim için soruyorum... Kötü bir niyetim yok... Benimkisi sadece merak, merak... (Duymadım sanmayın... Öyle kötü kötü şeyler söylemeyin, ayıptır, ayıp...)

Biz şimdi kimin ve hangi açıklamalara inanacağız?..

TÜBİTAK yetkililerinin açıklamalarına mı, yoksa NASA uzmanlarının açıklamalarına mı?..

2004'te 6.8 mikrosaniye, 2010'da 1.26 mikrosaniye...

Böyle her depremde dünyanın ekseninde kaymalar devam edecek olursa, toplama, çıkartma, bölme, çarpmayı iyi öğrenmemiz gerekecek demektir...

Belki de ileride dünyanın kendi ekseni etrafında dönme süresi tamamen kısalacak belki de tamamen duracaktır. Bunu şimdiden kim bilebilir ki?

Ayrıca dünyanın yaşı hesaplanacak olursa, belki de dünya ilk yaratıldığı zaman eksen kayması, günlerin uzunluğu kısalığı tamamen bambaşkaydı...

O zamandan bu zamana kaç kez eksen kaydı, ayrıca dünyaya kaç kere reset atıldı? Tam olarak bilen var mı?..

İşte bu yüzden artık kime inanacağımızı şaşırdık...

Şunu iyi bilen birisi sır gibi kendilerine saklamayıp insan gibi açıklasa da, bizler de insan gibi öğrensek bu işin doğrusunu...

Bakın şu işe... Fesüphanallah... Bu yazıyı yazarken dilime, söz ve müziği Tuğrul Dağcı'ya ait Nilüfer'in eski bir şarkısı takıldı nedense...

Ne diyordu o şarkıda Nilüfer;

"Dünya dönüyor, sen ne dersen de,
Yıllar geçiyor, farketmesen de..."
.....
.....
Sen ne dersen de
Değmez bu dünya
Yıllar geçermiş geçsin
Ruhumuz genç ya..."


Evet ey NASA ve ey TÜBİTAK ... Size Ten point'lik uzman sorusu...

Hangi biriniz doğru söylüyorsunuz bilemiyorum ama, bize gerçekleri söyleyin artık...

Ben de uydurduğum şarkıyı size armağan ediyorum...
Durdurun len dünyayı, ben artık burada iniyorum...

Dünya dönüyormuş, duruyormuş, kimse artık farketmez, farkedemez oldu...
Yıllar geçti gitti ulan, yaşım artık 50 oldu...

Yıllarım siyasiler ve sizin yüzünüzden dünyadan bi-haber geçti...
Ruhum gençmiş pehhh, bu kandırmalar artık yetti, yetti, yetti de gari...
Gari de gari gari... Oynayalım şıkıdım şıkıdım gari de gari, gari...
(Pardon yanlış stüdyoya dalmışım, burası Zuhal Topal'la izdivaçmış, hay Allah ya... Aklımı kaçırmadan kaçayım ben... Bakın kaçıyorum, kaaaaççççtım...)
(Bu arada seyircilerden de homur homur homurtular... Herife bak kaçtım diyor, başka şey demiyor... 46 lan bu...)

Ertan Yurderi

ertanyurderi.blogspot.com/2010/03/kim-yalan-kim-dogruyu-soyluyor-birileri.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 82
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 1129
Kayıt tarihi
: 15.10.07
 
 

Kocaeli doğumlu. Yüksek tirajlı gazetelerin bilgi işlem ve yazı işleri bölümlerinde çalıştıktan s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster