Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '07

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
733
 

Kimdi Bu İnsanlar?

Kimdi Bu İnsanlar?
 

İyi ki 8 Nisan'da Yalova'daymışım... Yoksa Yalova ADD'den sevgili dostum Serpil ile buluşup, gitmek tamam da, nasıl döneceğim düşüncemin yok olmasını sağlayamadığım için 14 Nisan'ı evde oturarak geçirecektim...

Bir çokları gibi ben de Ankara'ya doğru yol alırken çok bir şey olmayacağını, 1 avuç insan olarak Tandoğan Meydanı'nda buluşup, Anıtkabir'e yürüyeceğimizi düşünüyordum... Ta ki...

Ta ki otobüs şoförümüzün galiba biraz hızlı gitmesi sebebiyle otobanda solladığı, Mitinge gittiği nereden gelindiğini gösteren yazılardan belli olan otobüslerin sayısının fazlalığını görünceye kadar... Uzun süre otobüs saydım...

Gecenin bir yarısı, daha önce konuştuğumuz için Ankara'ya Türkiye'nin diğer tarafından geleceğini bildiğim Tuğba'ya "uyuyamıyorum... yanından geçtiğimiz otobüslere bakarken... Yarın çok büyüğüz... 2 taraftan geliyoruz... Ankara'da kucaklaşacağız..." mesajını gönderdim... Tuğba'dan Halaylar, türkülerle büyüyerek geliyoruz hemde... Mustafa Kemal'in izinde ve yaraşır şekilde..." mesajı geldiğinde ise durumun ilk düşündüğümden çok çok farklı olacağını anladım...

Sabah'a karşı Ankara yakınlarında bir mola yerine girdiğimizde gördüğüm kalabalık daha sonra içine gireceğim kalabalık hakkında bir nebze fikir vermesine rağmen, Otobüs'ler için park yeri olarak ayarlanan yere girmekte zorlanmamız ve Tandoğan Meydanına doğru devamlı bir boşalma olmasına rağmen park alanında herhangi bir şekilde insan sayısında azalma olmaması algı sınırlarımı zorlamaya başlamıştı artık... Tuğba'yla çok zor koşullarda buluşabilip Tandoğan Meydanına geldiğimizde hala içinde yaşanılan an inanılırlığını sağlayamıyordu... Gelen anonslarla insanların ileriye doğru devam etmesi, Otobüs garajından insanların Tandoğan Meydanına gelemedikleri ve onlar için boşluk yaratılması rica edildiğinde sarhoş gibiydim... Amerika'dan 1, Almanya'dan 2 uçak ile Mitinge gelenlerin olduğunu öğrendiğimdeyse artık uçuşa geçmiştim ki hala inebildiğimi söyleyemem :)))
De kimdi bu insanlar? 1 milyonu aşarak Ankara'ya sığamayan bu insanlar kimdi? Sadece görebildiklerim içinden anlatabileceklerim:

- Bebek arabasıyla bize katılmış 0 yaştan, 80 küsüre kadar her yaştan dostlardı onlar...

- Baş örtülü; yırtık kotlu; yeşil saçlı her görünümden dostlardı onlar...

- Hiç bir engelin beraber yürümeye engel olmadığının bilincinde engelli dostlardı onlar...

- Şalvarlı, poşulu, ellerinde bayraklarıyla, kendi aralarında kürtçe konuşan dostlardı onlar...

- Her alanda ezilen ama toplumsal gelişmelerin kendilerinde saklı olduğunun farkında, kadınlardı onlar...

- Kucaklarında çocuklarıyla gelmiş olan anne ve babalardı onlar...

- Nezaketi hiç bir şekilde bırakmayan, yüksek sesle hep birlikte söylediklerimizi gülümseyerek dinleyen ve yanlarından geçerken "bravo" "bravo" diye bize destek olan, emniyet görevlisi polis dostlardı onlar...

- Siyaseten birbiriyle anlaşamayan sivil toplum örgütlerinin üyesi olan insanlardı onlar...

- Gemi battığında Kaptandan fareye kadar herkesin boğulacağını bilen dostlardı onlar...

- Yanlarından geçerken insanların ellerini öpmek için sıra olduğu, hiç yaşlanmayacak, bu ülkenin değerini en çok bilen kişilerdi onlar...

- Mitinge Cübbeleriyle gelmiş olan Akademisyenler, avukatlar, savcılar, hakimlerdi onlar...

- Sarkıcılar, tiyatrocular, ressamlar, tüm sanatçı dostlardı onlar...

- Bir arada olmanın önemini bilen, seven dostlardı onlar...

- Bu ülkeye ve bu ülke üzerindeki insanlara hizmet etmek için birlik olmak gerektiğini "artık" anlamış olduklarını düşündüğüm değişik görüşlerden siyasi parti liderleriydi onlar...

Bunlar benim gördüklerimin sadece bir kısmı olabilir ama...

Onlar, bu ülkede halkın her zaman uyuyacağına inandığı için, Ankara'da söylememizi istediği bir şey var mı diye sorduğumda, "Dandini Dandini Dastana" ninnisini isteyen Babamdı, telefonla çok da zor olsa ulaşarak "size layık olmaya çalışıyorum öğretmenim" dediğimde İstanbul'da ağlayan Taniz Hanımdı...

Henüz doğmayı bekleyen yeğeni için huzurlu ve mutlu bir ülke hazırlama telaşında olan bendim; kendisi için değil sevdikleri için bir şeyler isteyen, bu ülke üzerinde herkesin birbirini severek kolkola, omuz omuza olması gerektiğini düşünen herkesti...

Oradaki insanların içerisinde sadece "karanlık" yoktu... 14 Nisan'da Ankara'da sadece "AYDINLIK" vardı...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

canım arkadaşım, ne sıcak ve ne guzel bir yazı, s-b ne güzeldi, keske hic bitmeseydi... cok cok öpüyorum seni. aslıhan suer kutlu

aslihan suer kutlu 
 19.04.2007 14:55
Cevap :
Valla hala en özlediğim yer "Cennetimiz" güzelim... Bir sopa yardımıyla, Excalibour ile başlayıp, dünyanın ilk olimpiyatlarında cirit atmayla devam edilen, parke taşlarıyla dünyanın ilk gülle atma yarışlarının düzenlendiği sihirli mekan :) Kaç okulda "Öğretmenim, şimdi biz sizi azarlayabilir miyiz?" denilebilmiştir ki??? Bizler bunu yaşarken, yabancı da düşmemiz normal herhalde bu güne ;) Çok çok öpüyorum güzelim... Eşine, anne ve babaya, kardeşe de selamlar :))) Sevgiyle...  19.04.2007 15:19
 

Gıpta ile okuyorum yazdıklarını.. Sevgili Ayda'nın da söylediği gibi orada olmam gerekirdi. Üzüntü duyuyorum gelemediğim için. Tercumanımız oldunuz,ayagımız oldunuz bizim.. Yüreklerimiz aynı şey için çarpıyor.. Cumhuriyet için.. Atatürk için. Devamını bekliyorum yazılarının. Kucak dolusu sevgilerim sana.

sema öztürk 
 18.04.2007 13:43
Cevap :
Konuştuğumuz gibi daha önce, bu mitingin daha ikincisi var... ve orada olacağız :)))) Antalya'ya sevgilerimle :)))  18.04.2007 14:13
 

Sevgili Barış, elimde olmayan nedenlerden dolayı çok istediğim halde gidemediğim bu mitingi o kadar güzel anlattın ki ben de gezdim seninle birlikte oralarda. Milliyetçi duygularımla dolup taşarak ve gözlerim yaşararak, gururla, inanarak ben de oldum sayende o kalabalığın içinde. Beni de götürdüğün için teşekkür ederim. Sevgiyle kal...

Tülay TERZİOĞLU 
 18.04.2007 13:20
Cevap :
Biz gene birlikteydik :) ve '. mitingde kolkola, omuz omuza fiziksel olarak da birlikte olacağız :))) Tekrar yaşayacağız o heyecanı, daha da kalabalık olarak :))) Sevgiyle...  18.04.2007 13:40
 

Ne kadar kıskandım sizi, ne kadar gıpta ettim. Olmam gerekliydi biliyorum. Fakat şunu da biliyordum ki, sizler bizleri de taşıdınız oralara, düşüncelerimizi götürdünüz. Attığınız her adımda, salladığınız her bayrakta, haykırdığınız her sözcükte bizde vardık. Ellerimiz kenetlenmişti, yüreklerimizle birlikte. Sana ve hepinize teşekkür ediyorum. Ne iyi bir iş yaptınız. Duydun mu; on katını toplarlarmış?! Çalışmaya başlasınlar bakalım, bizde alkışlayalım! Güzel günler dilerim sevgili dost, kal sağlıcakla.

Ayda 
 17.04.2007 7:26
Cevap :
Evet o talihsiz açıklamalarını duydum... Gerçekten toplayacaklarını da biliyorum... Eğer gelmezseniz sınıfta kalırsınız diye öğrencileri, eğer gelmezseniz işten atılırsınız diye emekçileri, eğer gelmezseniz diyerek ..... fazla açılmadannnnn ;) tehdit ederek, toplarlar 10 katını... ama sonrasında ne olur??? Dizleri titriyor... Biz ise sevmeyi biliyoruz... Karanlıklarını aydınlatacağız... Gene Ankara'da olacağız... Kimseyi tehdit etmeden, orada toplanacağız... Daha kalabalık olarak bu sefer... Sevgimle...  17.04.2007 15:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 576
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 1857
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

İnsanın kendisini anlatması zor. Beykoz, Saint Benoit, Psikolog. Bu kadar... Detay gerekiyors..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster