Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ağustos '11

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1295
 

Kime güvenmeli?

Kime güvenmeli?
 

Gençliğini sevdasına bağışlamış bir kadın. Arkasına bakmadan yıllar önce giden bir adam. Bu yaşanmışlık yazarken de, dinlerken de sızı bırakıyor yüreklerde. Küçük yaşlardan beri birbirine aşık, iki insan ileride bin bir güçlüğe rağmen, kaderin oyunlarına rağmen nihayet evlenir. Sonrasında hiç de sanıldığı gibi toz pembe olmayan günler gelir peşi sıra. Kadınlar her zaman emek verendir yuvalarında. 

Erkekler de emekleri görmezden gelmek içindir sanki. Herkes üstüne alınmasın lütfen ancak böyleleri oldukça fazla. Çocuk doğar, büyür, yetişir babalar genelde uzaktan seyirci gibidir. Anne emeği göz ardı edilemeyecek kadar büyük, anne yüreği çocuğuna hiçbir şeyin eksikliğini hissettirmeyecek kadar geniştir. Beraber uzun yıllar geçirir aileler. Çocuklar büyür, baba maddi sorumlulukları yerine getirir, anne ise hayatın ona yüklediği bütün sorumlulukları. Kadınlar erkeklere göre daha çabuk yıpranır denir hep. O kadar çok neden var ki bunun için… 

Yıllar geçer, geçer. Ve bir gün yaptığın fedakarlıkların karşılığını almaya başlarsın. Nasıl mı? Adam gençlik yıllarına geri döner ve kendinden çok daha genç birini sana tercih eder. Aldın mı mükafatını? Şaşar kalırsın. Böyle durumlarda hep ne tepki verir insanlar derdim. Yine sessiz kalınıyormuş. Dün öğrendim ki, insan yıllarını geçirdiği adamı bile tanıyamıyor. Ve ne yazık ki en çok emeği kime verdiyse e, en ağır darbeyi de ondan alıyor. 

Evlat dediğin yarın olduğunda ve zamanı geldiğinde kendi dünyasını kuruyor. Kaç tane olursa olsun hepsi ayrı bir yerde kendi kaderlerini yaşamaya başlıyor. Eşim dediğin bırakıp gidiyor. Bir zaman karmaşasından ve telaşından dinlemeye vakit bulamadığından yakındığın o ev şimdi sadece sana ve yalnızlığına kalıyor. Ve giden ömrünün hesabını sorabileceğin kimse karşında olmuyor. İnançlarına ve Allahın adaletine bırakıyorsun kendini. 

Peki kime güvenmeli? Kimi gerçekten koşulsuz sevmeli? Ya da her an bir nankörlük beklerken ömür geçirilebilir mi? 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güven konusunda evlatlara tam güvenmek lazım. Onları yetiştiren biziz. Güvenilemeyen bir evlat yetiştirmişsek, sorumlusu da biziz. Evlat her zaman evlattır, bu özelliğin kaybedilmesi mümkün değil, hatta Türk Medeni kanunumuza göre bile...Eş boşanınca el olur ama evlatları boşayıp "el" yapmak imkansız...Canımızın birer parçası çocuklarımız, yaşam kaynaklarımız, sevinçlerimiz, mutluluklarımız onlar bizim...Sevgilerimle...

Yurdagül Alkan 
 09.08.2011 14:48
Cevap :
Demek ki çok da karamsasr bir durumda değiliz:) bunu hissetmek güzel. Teşekkür ederim  09.08.2011 16:10
 

Kan bağım olanlara güvenirim, evlatlarım ilk sırada...Şu anda hayatta olan annem ve kardeşlerim...Bunun dışındakiler, eşim dahi olsa, "güven" konusunda ince elerim, sık dokurum. Sevgiler...

Yurdagül Alkan 
 09.08.2011 12:37
Cevap :
Evlatlara da güven olmamalıymış. Ben endişe ederim o zaman gekecekten. Yaşamanın ne anlamı kalır ki. Eş bir yerde el olabilir ancak evlat? Kendine ne kadar güvenirse insan, yetiştirdiğinide o denli güvenir heralde.Herkes kendinden başka kimseye dediğinde ürktüm açıkçası  09.08.2011 14:08
 

öncelikle doğum gününü kutluyor ve nice mutlu yaşlar diliyorum sana yaşanılası. Bir gün Salamon oğlu Mişon'u yanına çağırır.''Oğulcum çık şu duvarın üzerine , atla babanın kollarına, ben tutarım seni''der. Mişon duvarın üzerine çıkar ve atlamaya korkar.''Baba çok yüksek ya tutmazsan'' ''Yok evlat sen atla ben tutarım'' der babası ve Mişon babasına doğru atlar ve de yeri boylar boylu boyunca! ''hani tutacaktın baba, bak düştüm.'' Babası başını sallar.''Sen, sen ol evlat, hayatta babana bile güvenme, kendine güven ve mantığına göre hareket et.''der.Evet canım, ne darbeler alsa da gönül, ne üzüntüler yaşasa da hayat her dem güzel ve yaşamaya değer. Yeter ki ayakta durmayı başarabilelim. Haa bu arada eş, çoluk çocuk iş güç derken kadın kendini asla ihmal etmemeli, her konuda yetiştirmeli, yenilemeli ve maziye bakıp da asla hayıflanıp kendine acımamalı. Asıl acınacak; onu terkeden erkektir, unutmamalı. Sevgilerimle güzelim öptüm seni.

Ay Şen 
 09.08.2011 1:14
Cevap :
Ayşen Hanım teşekkür ederim. Sizleride tanımış olmak farklı bir keyif verdi. Anlıyorum çok doğru anlattıklarınız ama mantığımın kabul etmediği sürekli tedirgin mi yaşayacağız, ya da sürekli birilerinden yanlış bir davranış bekler modda mı kalmalıyız? Sanırım öyle. Ama ben o zaman kendim gibi olamam ki:(  09.08.2011 9:54
 

Önce doğum gününü kutlayarak başlamak istiyorum yorumuma sevgili Merve. Her yeni yılın, upuzun ömrün yaşanacak mutluluk ve acılarla anlam kazanacak. Gelecek yaşntın da senin kadar, yüreğin kadar, ruhun kadar güzel olsun. "Gençliğini sevdasına bağışlamış kadın" ve " İnsan en çok emeği kime veriyorsa, en ağır darbeyi de ondan yiyor." ifadelerin, sözün de anlamın da, söylenebileceklerin de ötesinde... Babanın (erkeğin) aile içindeki ve çocuk karşısında aldığı pozisyonla ilgili tespit ve değerlendirmelerin de son derece doğru ve yerinde. Ancak, bu durumun en temel sorumlusu, babadan çok toplum ve toplumsal değerler... Gelecekle ilgili de fazla karamsar buldum bu gün seni. Güven meselesine gelince... Önce kendine sonra da ne olursa olsun kendi olabilene güven derim. Cemce sevgilerimle...

Cem Beraat Çamsarı 
 08.08.2011 20:24
Cevap :
Merhaba Cem Bey, Öncelikle çok teşekkür ediyorum güzel dilekleriniz için. Evet bazen gözlemledikçe daha karamsar bakıyorum sanırım. Ama deneyimlemektense bunada şükür etmek gerek herhalde. Ancak sizinde dediğiniz gibi sonuç hep aynı "insan yalnızca kendine güvenmeli" haklısınız. sevgiler  08.08.2011 22:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 668
Toplam yorum
: 3225
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1763
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster