Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '17

 
Kategori
Okul Öncesi
Okunma Sayısı
152
 

Kimin doğrusu doğru?

Kimin doğrusu doğru?
 

resim milliyet.com.tr adresinden alınmıştır.


Çocuklarımızı iyi yetiştirmek hepimizin ortak gayesi. Bunu yapmaya çalışırken seçtiğimiz yöntemler de çok çeşitli. Bunun yanında iyi yetiştirmek derken neyi kastettiğimiz de farklılık gösterebiliyor tabi ki. Bazısına göre çocuğunun her canlıyı koşulsuz sevmesi önemliyken, bazısı için yapılan haksızlıklara ve kötülüklere aynı şekilde cevap verebilen çocuklar yetiştirmek önemli. Bazı ebeveynler paylaşmayı bilen çocuklar yetiştirmek ister bazısı da malının kıymetini bilsin aman der. Bazısı saygıyı sadece yaşça büyüklere ya da kendisinden üstün gördüklerine göstermesi gerektiğini öğretir ; bazısı da sokakta gördüğü kediye bile saygı göstermesini umar. Birisi der ki "sakın ağlama güçsüzlüğünü kimse görmesin" öbürü "ağlamak ayıp ya da utanılması gereken bir şey değil ağla ki hafifle, at sıkıntını içinden" diye öğütler. Kimisi en zor durumunda bile doğruları söylemelisin der,kimisi gerektiğinde yalan söyleyebilmelisin mesajı verir.

Ebeveynler bunları sadece konuşarak değil davranarak da öğretirler çocuklarına. Bu çocuklar okul hayatlarına başlarlar ve bu kez de öğretmenlerinin doğruları girer hayatlarına. Ya annesinin-babasının tam tersini söylüyor ve yapıyorsa öğretmen ? Annesi-babası mı doğru yoksa öğretmeni mi? Sınıfta arkadaşıyla oyuncağını paylaşmaz ve arkadaşı oyuncağını almak istediğinde ona vurur, bu onun için çok normaldir çünkü babası hep der oyuncağını sakın kırma, kimseye de verme yoksa yenisini almam diye. Öğretmeni de vermediği için kızıyor ama. Herkesin doğrusu farklıyken bu çocuğun kendi doğrusu nasıl oluşacak? Sanırım daha fazla deneyimle. John Locke'un boş levha (tabula rosa) önermesine göre de doğa kurallarla işlemez ,zihin kurgulanmış deneyimlerle değil salt tanıklıkla dolmaya başlar.

İyi,doğru davranışı ödülle pekiştirmek; kötüyü de cezayla engellemek sadece anlık çözümler sunuyor bizlere. Peki ne yapmak lazım ? Çocuklara kendi değerlerini oluşturabilmeleri için biraz zaman vermek gerek en başta. Her olaya her çocuğun aynı şekilde bakamayacağını, biz yetişkinlerin de yanılma payımız olabileceğini, bize çok basit görünen bir davranışın bazı insanlar için çok zor olabileceğini ,anne baba da olsak öğretmen de olsak o çocuğu illa ki kendi doğrularımızla boğmaya çalışmanın yanlış olduğunu kabullenmemiz gerekiyor.Bu kendi haline bırakmak değil bu sabırla,saygıyla yaklaşmak hemen vazgeçmemek demek.Bir yanlışın dört doğruyu götürmemesi  demek. Yanlış ve doğruları belirlerken  kendimizi bir kenara, bir süreliğine bırakıp;o çocuğun yaşam koşullarına göre değerlendirme yapmak demek.

Davranışların formülü yoktur.Doğru ve yanlış koşullara,kişilere  göre farklılık gösterir.İyi bir şey kazandıralım derken her davranışını başkasına göre şekillendiren,kendi değer yargılarını oluşturamayan bireyler yetiştirmeyelim.Kimse mükemmel olmak zorunda değil ve kimse mükemmel taklidi yapmak zorunda hiç değil.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 74
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 4497
Kayıt tarihi
: 04.03.07
 
 

Yazmak sadece bilgi paylaşımı değil benim için.Yazmak, öğrenmek,unuttuklarımı hatırlamak,bilmediğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster