Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '17

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
66
 

Kiminle Arkadaş Olunmalı?

Nefis adı verilen, körpecik zamanlarımızda hürriyetimizi elimizden alıp,bize merhamet etmeden dünyada olduğu gibi ahirette de sebeb-i felaketimiz olacak o alçak düşmana en ağır darbeleri savunan etten bir kalkan! Hata ve kabahatlerimizi göremediğimiz vakitlerde ‘’Arkadaş sen yanlış yapıyorsun!’’ sözünü kullanabilecek cürete sahip konuşan bir ayna! Ve çoğu zaman senin derdinle dertlenen,göz yaşlarının seline dayanamayıp boğulmayı göze alan cesur bir can yoldaşı!

Dile getirdiğimiz teşbihlerdeki mühim rollere vasıf salih arkadaşlar lazım bize. Peki bu kıymetli şahısları nasıl bulacağız?

Cevabımız net: Usta bir cerrahın ameliyat yaparken,hastasının bedeninde yapacağı operasyonları üstlenecek neşterin üzerindeki hassaslığına ve hakimiyetine sahip olarak. Unutmayınız neşter hassas kullanılır ancak hedefine ulaştığı vakit son noktayı koyar! Hasta kurtulur…

Herkesle arkadaşlık yapmak uygun değildir. Hadis-i şerifte, (Kişinin dini, arkadaşının dini gibidir, o halde kiminle arkadaşlık edeceğinize çok dikkat edin) buyuruldu. (Hakim) Bundan faydalı olabilecek bir reçeteyi hiçbir hekim yazamaz! 21.yüzyıl gençlerinin çektiği buhranların en mühimlerinden birisi salih arkadaş eksikliğidir. Esefle belirtiyoruz ki günümüzde dört dörtlük şahsını yetiştirmiş, dinine bağlı vatan sevdalısı gençlerimiz her gün eriyip kayboluyor. Malumunuz çürük olan meyveler etilen hormonu salgılayarak yanlarında bulunan tüm sağlam meyveleri de çürütüyor… Kötülük bu asırda iyiliğin hürriyetini gasp etmiş,ellerine kelepçe vurmuş ve nemli bir zindana tıkmıştır! Peki yiğidin hakkını yiğide verip,iyiliği hak ettiği konuma tekrar getirmek kimin elinde? İşte bu yazı bu sebepten ötürü kaleme alındı. Biz adeta bir sel gibi önüne geleni kervanına katan kötülüğü durduracak güçte değiliz;ancak eminiz ki iyiliği yayacak salih niyete ve gayrete sahibiz!

Sağlam, iradeli, şahsını dünya adlı süslü zehirden arındırmış insanlar olmayı kendimize gaye edinmeliyiz. En azından niyetimiz bu olmalı. Eğer gönlümüzde böyle bir talebimiz olmazsa tam manada dünyayı idrak edemediğimizden emin olabilirsiniz .Çünkü dünyaya yaşamaya gelmedik! Misafiriz ve gideceğimiz yer için yatırım yapmıyoruz.

Kendinizi şuan üniversite imtihanına girecek bir lise talebesi olarak farz etmenizi istiyorum. Sınava 2 ay kalmış ve siz eksik konularınız olduğu halde bilgisayarınızın başında oyun oynuyorsunuz… İşte bu zamanda hayattayken ahiretini düşünmeyerek adım atmayan kişinin bu lise talebesinden farkı yok! Hatta durum daha vahim; çünkü ne zaman dünyadan göçeceğimiz bize bildirilmedi… Bu sebepten ötürü tüm sebeplere yapışmamız lazım. Sebeplerin en mühimlerinden birisi de şüphesiz arkadaşlık…

Salih insan olma ülkümüze emin adımlarla koşmak için bize bizden iyi arkadaşlar gerek! Akıllı,güzel ahlaklı,sağlam itikadlı kişilerle dostluk kurmalıyız. Yoksa tuzağa düşüp türlü felaketlerin esiri olmamız tabiidir. Ve bilinmelidir ki istişare edebilecek birileri olmayan her insan(özellikle genç güruh) kendini kaybetmeye,nefsine yenilmeye meyillidir.

Gelin bir de bunu, Son asırda yetişen, zahir ve batın ilimlerinde kamil ve dört mezhebin fıkıh bilgilerinde mahir, büyük âlim ve ruh bilgilerinin mütehassısı büyük veli Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretlerinden dinleyelim. Buyuruyorlar ki: ‘’Bulaşıcı hastalık olan cüzzama yakalanmış bir hastayla, bir sağlam insan, aynı odada kalsalar, aynı kaptan yeseler, yedi sene beraber bulunsalar, bu cüzzam hastasının, hastalığının sağlam olan insana bulaşmama ihtimali vardır. Ama bir binada, ayrı odalarda, ayrı katlarda da olsa, bir kötünün, iyi bir insana zararının dokunmama ihtimali yoktur.’’

Allahü Teala şirin aklımızı ve pak kalbimize sıhhatler nasip eylesin inşallah…Ruhi hastalıkların biyolojik hastalıklardan daha yaman olduğunu apaçık meydandadır. Mesleğimiz icabı akıl hastalıklarına derman bulacak kelama sahip değiliz; ancak kalp hastalığımız için diyebiliriz ki: Gelin iyilerle arkadaş olalım! Karınca kararınca bin zorlukla topladığımız birikim ve yatırımları bir gece de kumarda batırmayalım!

Allah’a emanet olun...
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 105
Kayıt tarihi
: 28.10.17
 
 

Har içinde biten gonca güle minnet eylemem. Harabi, Farisi bilmem, dile minnet eylemem. Sırat-ı M..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster