Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Temmuz '09

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
15635
 

Kimler öğretmen olabilir ya da kimler öğretmen olarak atanabilir?

Bu yazıda, kimlerin öğretmen olarak atanabileceği sorusuna cevap aranmakta olup, konunun yasal gerekçeleri/dayanakları üzerinde durulmaktadır.

1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu, 14/6/1973 tarihinde kabul edilerek, 24/6/1973 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmış ve aynı gün yürürlüğe girmiştir.

1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu”nun 43/c maddesine göre, öğretmen olarak atanabilmek için, aranan temel şart öğrenim durumudur. Başka bir deyimle, öğretmen olabilmek için “… hangi öğretim kademesinde olursa olsun, öğretmen adaylarının yüksek öğrenim görmelerinin sağlanması esastır.” Denilerek, öğretmen adaylarının, atanmalarına esas olacak “öğrenim düzeyleri”nden bahsedilmektedir. Bu maddeye göre, öğretmen olarak atanabilmek için “yüksek öğrenim görmüş olmak” ya da “yüksek lisans yapmış olmak” temel bir koşul değildir. Diğer bir deyimle, öğretmen adayları ortaöğretim (lise) düzeyinde öğrenim görmüş olanlar arasından dahi atanabilir; atandıktan sonra da yüksek öğrenim görmeleri sağlanabilir, denmektedir.

Nitekim öğretmen yetiştiren İlköğretmen Okullarındaki uygulama da böyle olmuş ve yasanın çıktığı tarih olan 1973 ve ondan sonraki 1974, 1975, 1976 ve hatta 1976 yılında sene kaybeden öğrencilerin 1977’de öğretmen olarak atanmaları yapılmıştır. Bu tarihten sonra ortaöğretim düzeyinde öğretmen yetiştirilmediği ve öğretmen yetiştiren kurumlar en az “önlisans” düzeyine yükseltildiği için, lise mezunlarının atanması diye bir durum söz konusu olmamış; lise mezunu öğretmenler de Açıköğretim yoluyla yüksek öğretimden geçirilmişlerdir. Böyle olmasına rağmen, Kız Meslek Lisesi mezunlarının, lise mezunu olarak, anasınıfı öğretmeni olarak atanmasına, uzun yıllar devam edilmiştir.

Aynı yasanın 43/b maddesinde; “Öğretmenlik mesleğine hazırlık genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon ile sağlanır.” denilmektedir.

Yine aynı yasanın 45/a maddesinde; “Öğretmen adaylarında genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon bakımından aranacak nitelikler Milli Eğitim Bakanlığınca tespit olunur.” Denilmektedir.

Yine aynı yasanın 45/c maddesinde ise, “Yüksek öğrenimleri sırasında pedagojik formasyon kazanmamış olanların ihtiyaç duyulan alanlarda, öğretmenliğe atanmaları halinde bu gibilerin adaylık dönemi içinde yetişmeleri için Milli Eğitim Bakanlığınca gerekli tedbirler alınır.” Denilmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı, ilgili yasanın özellikle 45/c bu maddesine dayanarak, hemen her yıl, ihtiyaç duyduğu alanlarda her türlü yüksek okul mezununu, pedagojik formasyon aramaksızın atamakta ve daha sonra açtığı kurslarla, stajyer öğretmenlerin, pedagojik formasyon eksiğini tamamlamakta, sonra da öğretmen kadrosuna geçirmektedir. Öğretmen alımında “ihtiyaç”ın ölçüsü ise, ülkenin içinde bulunduğu olağanüstü dönemlere, yönetimin aldığı kararlara ve iktidarda bulunan siyasi partilerin eğitim görüşlerine göre değişebilmektedir. Bu durumdan da, en çok öğretmen adayları etkilenmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığının, ihtiyaç duyduğu alanlara öğretmen alımı uygulamasından, İlahiyat Fakültesi, “İlahiyat” Bölümü mezunları da yararlanmaktadır. Ve şimdiye kadar her yıl olmasa da, İlahiyat Mezunları da öğretmen olarak atanmışlar ve sonra pedagojik formasyon kurslarından geçirilmişlerdir. Hatta İlahiyat Bölümü Mezunlarının ataması 2008 yılında da yapılmış fakat baskı gruplarının, “pedagojik formasyon” taşımadıkları itirazları üzerine, atama iptal edilmiştir.

Sonuç olarak, her ne kadar 1739 sayılı Milli Eğitim Kanununun 43/b ve 45/a maddeleri, Fen-Edebiyat Fakülteleri ile İlahiyat Fakülteleri “İlahiyat” Bölümlerinin öğretmen olarak atanmasına engel gibi görülüyorsa da, aynı yasanın 45/b maddesinde belirtilen; “ Öğretmenler, öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarından ve bunlara denkliği kabul edilen yurtdışı yükseköğretim kurumlarından mezun olanlar arasından, Milli Eğitim Bakanlığınca seçilirler.” İbaresi gereğince, Fen-Edebiyat Fakültesi ile İlahiyat Fakültesi İlahiyat Bölümü mezunlarının da, öğretmen olarak atanabilmeleri, 1739 sayılı yasanın yukarıda belirtilen ilgili maddesi (45/c) ve Fen-Edebiyat Fakülteleri ile İlahiyat Fakültesinin de öğretmen yetiştiren bir kurum/Fakülte olması nedeniyle mümkündür.

İlahiyat Fakülteleri İlahiyat Bölümü mezunlarının öğretmen olarak atanmaları, ancak tezsiz yüksek lisans programından sonra söz konusu olabilmektedir.” Gibi bir yargı, geçerli değildir. Çünkü yukarıda da belirtildiği gibi, tezsiz yüksek lisans mezunu olmayan adaylar da öğretmen olarak atanmışlardır.

Ayrıca, Fen-Edebiyat Fakülteleri ile İlahiyat Fakülteleri, öğretmen yetiştirme açısından aynı düzeyde olmalarına rağmen, başka bir deyimle “tezsiz yüksek lisans” eğitimi vererek ortaöğretime öğretmen yetiştirmelerine rağmen, Erciyes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünde, Eğitim Bilimleri dersleri verilmekte/okutulmakta olup, mezunlarına, yüksek lisans yapmadan öğretmenlik hakkı verilmektedir. Fen Edebiyat Fakültesi İngilizce Bölümünde, lisans düzeyinde Eğitim Bilimleri dersleri verildiğini gösteren belge, Üniversitenin Web sayfasında görülebilir.

Ayrıca, mezunlar KPSS’ye, öğretmenlik için başvurmuşlardır. Bunun dışında, geçen yılki mezunlar da KPSS’ye başvurmuşlar ve yeterli puanları alanlar, “tezsiz yüksek lisans” yapmadan öğretmen olarak atanmışlardır. Bu uygulama durumu, yıllardan beri süregelen bir uygulamadır.

Bu yorumun tartışılan veya iptal edilen kısmı ise, pedagojik formasyon alan adaylar varken, pedagojik formasyon almayan adayların atanması, durumudur. Oysa bu konuda, yukarıda belirtildiği gibi yasal bir engel yoktur.

Sonuç:

Öğretmen olabilmek, öğretmen olarak atanabilmek için “pedagojik formasyon” almış olmak, zorunlu bir koşul/gereklilik değildir. Öğretmen adaylarına duyurulur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 425
Toplam yorum
: 282
Toplam mesaj
: 98
Ort. okunma sayısı
: 2892
Kayıt tarihi
: 06.12.06
 
 

Gazi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster