Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mayıs '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
3971
 

Kimler saygıyı hak eder,kimler saygı görür

Kimler saygıyı hak eder,kimler saygı görür
 

Altı kurumuş,üstü kurumuş,diline vurmuş sözlerin anlamlı görselidir.


İnsan önce kendisine saygı duymalıdır. Kendine saygı duymayan insana başkasının saygı duyması mümkün değildir.

Yaşamında başkasına saygı ile yaklaşmayan hiç bir insan kendine saygı gösterecek insanlar bulamaz.

Saygı, noktalı virgülde, noktanın virgüle tahammülü, virgülün de noktayı başında taşımasıdır. Akıl yaşta değil baştadır.

Bir kimsenin yaşı büyümekle aklıda saygısı da büyümez. Nice gençler vardır ki kendilerinden çok yaşlı olanlardan daha akıllı ve saygılıdırlar.

Kendini kontrol etmeyen, bir takım yanlışlarını görmeyen, yanlışlarını gördüğü halde düzeltmeyen veya düzeltmeye çalışmayan kişide saygı membası tükenmiş demektir.

Saygı, insanın gelişinden, gidişinden, bakışından, söz ve söylemlerinden, zuhur eder. Saygıyı hak etmeyene saygı göstermek iki yüzlülüktür.   

Her zaman ve her yerde ağızdan çıkan sözlere dikkat etmek saygısızlığı büyük ölçüde engeller.

İnsanları diğer canlılardan ayıran önemli özelliklerden biride saygıdır. Bir insanın saygılı ya da saygısız olduğu söz ve söylemlerinden anlaşılır. 

Saygıyı üretmek için emek harcamak gerekir. Saygının ölçüleri ise kişinin hal ve hareketlerinden, seviyeli konuşmalarından, kibar ve dikkatli davranışlarından anlaşılır.

Saygı, yaratılan her varlığa, onun, bizim, sizin yani hepimizin bir ve ayrılmaz olduğumuzu bilmektir.

Sevginin sınırlarını ihlal edip kendince sınarlar çizen birinde saygı bulunmaz.

Saygı, sadece büyük ya da küçük insana yapılacak bir şey değil. Saygı, kişilerini sınırlarını bilip, o sınırları aşmadan yaşamlarına karışmadan ama aynı zamanda iyi bir iletişim içinde olabilmektir.

Saygı, ceketin düğmelerini iliklemek, el öpmek, eğilmek, kul, köle olmak değil, saygı insanın iç dünyasından gelen katkısız, kirsiz, lekesiz, passız bir cevherdir.

Saygı, kimsenin kişiliğine saldırmadan, insana insan olduğu için verilen değerdir. Saygı güzel davranıştır. Sevginin ikizidir. Dinlemeyi bilmeyenin kendisine de saygısı yoktur.

Bazılarının sözlerinde yazdığı gibi ” Altı kurumuş, üstü kurumuş, diline vurmuş, davul, dönbek takımı” gibi sözler saygının sınırına dahil edilmemelidir.  

Aynaya bakılmalı yaşa, baştaki, kaşlardaki beyazlara bakıp düşünülmeli. Saygı, karşılıksız olarak gösterilen bir değerdir.

Saygılı bir kişinin diğer insana değer verdiğini davranış, söz ve eden dili ile göstermesidir.

Bir insan diğerine saygı duyduğunu, sözleri ile ve ona karşı sergilemiş olduğu yüz, mimik ve hareketlerinden anlarız, otururken, ayağa kalkarken, karşılama, ona yerine verme vb davranışlar birer örnektir.

Saygı, sevginin, aşkın, dostluğun, arkadaşlığın tuğlalarından örülmüş sağlam bir duvardır.

Birine yaranmak için saygısız olmayı gerektirmez. Saygı, görmek için saygılı olmak gerekir.

Elbette ağızdan çıkan ve yazılan söz ve söylemleri okurlar iç dünyalarında değerlendiriyor.

 

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ/ MERSİN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Saygı görmeye muhtaç birisi olmak istemezdim.Ama galiba böyle bir kişilik (kendi kendine yetebilen) yok. Yalnız saygı çok istismar edilen bir konu.Sözlerine,bakışlarına,hal ve davranışlarına göre insanlar saygı çerçevesinde değerlendiriliyor. Hızlı konuşan birine bile saygısız denildiğini duydum. Halbuki adamın huyu.Kişisel saygıyı kişilere bıraksak diyorum. Mesela sizin kişiliğiniz saygıya uygun. Benim ise saygılı olabilmem için kendimi zorlamam lazım.Biraz kişilik yapısı,eğitim vs ile ilgili gibi geliyor bana. Kişilerin beğenmediğimiz davranışlarının kendilerince haklı bir nedeni olabilir.Ömrü hapislerde geçmiş birisinin kibar olmasını isteyemeyiz mesela.

Kerim Korkut 
 16.05.2016 16:31
Cevap :
Kıymetli Kerim Korkut: Hoşunuza gitmeyen saygı ile ilgili bir yorum değil de bir Blog yazmışsınız.Özellikle bu yoruma teşekkür ediyorum.Galiba bu saygı denen kirsiz, lekesiz, sade ve katkısız cevher sizin sınırlarınıza hiç uğramamış ki ondan nasiplenmemiş-siniz.Biz saygımızdan vazgeçmeyiz.Siz bu konuda kendinizi hiç zorlamayınız.Bizim yakından tanıdığımız Kerim Korkut'un yüreğine, iç dünyasına uğramayan saygıyla ne işi olabilir.Kerim Korkut saygıyla değil, bilgisiyle ilmiyle, bilimiyle ve inatla sonuca ulaşacağını biliyor.Galiba ömrü hapislerde geçmiş arkadaşınız var gibi geldi bana. Belki oda kibar olabilir.Bu son yazınızı beğendim.BEN,SEN,SİZ,BİZ,hitapları da saygıdan ileri gelir. Sizinle bu dünyada anlaşamadık, belki o esas dünyada anlaşırız. Saygılar sunuyorum.Hep sağlıkla, daima mutlulukla yaşamanızı diliyorum.   17.05.2016 10:43
 

Sevgili Mehmet abim, benimde kişisel değerlendirmem her insan bir aynadır, blog yazınız da özellikle saygının ve sevginin üretiminde emek vardır ifadeniz ile tüm bunlar davranışlarda görülmelidir önermesi anlamlıydı. Elinize dimağınıza sağlık, selam, SEVGİ ve SAYGI İLE.

Nizamettin BİBER 
 15.05.2016 10:38
Cevap :
Kıymetli Nizamettin Biber: Evet gerçek saygıda emek vardır. Emek harcanmadan yapılan hareketler aslında saygısızlıktır.Ne acıdır ki bazıları için yapılanlar işte el öpmek, eğilmek, saygı şekli diye kabul görüyor.Saygı sözde, dilde, harekette ve söylemlerde olmalıdır.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   16.05.2016 13:27
 

Günümüzün saygı tanımı ne kadar farklı Mehmet Bey. Çok güzel bir yazıydı. Saygılarımla

Papatya Tarlası 
 15.05.2016 9:53
Cevap :
Saygı günümüzde yağcılık,eğilme, bükülme, el etek öpme oldu. Hal bu ki saygı insanın iç dünyasında mevcut bir cevherdir.O cevher dünya menfaati için harcanmamalı.Saygı sözlerde, dillerde, söylemlerde kendini belli etmelidir.Milliyet Blog sayfasını sadece erkekler okumuyor bir çok bayanlar da okuyor.Kadeh masasında, okey masasında söylenen sözler Milliyet Blog sayfasında söylenmemeli.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  16.05.2016 13:32
 

Sevgi ve saygı en güzel dürüstlüklerdi,ama insan arzularının esiri olunca benliği renkten renge girip yeni yüzler edindi. Çıkarın haramına ve günahına kaptırdı kendini.Nerde o mertlikler,yiğitlikler,verdiği sözü yerine getirme onur ve gururu? Hepsi çöpe atıldı.Kendi enkazı üstünde duruyor,ama farkına varmıyor.Öngörüsüz şapşallığında geziniyor...Anlamlıydı.Burakgazi bey dostum.Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 15.05.2016 0:03
Cevap :
Kıymetli öğretmenimiz Sayın Abbas Oğuz: Evet gerçek saygının şeklini değiştirdiler.el, etek öpmekle,bükülmek le,kul, köle olmakla saygıda bulunuyoruz dediler.Bazıları da bu çirkin hareketleri saygı diye kabul etti.Dil değişti, söylem değişti, söz değişti. Sonuçta insanlık değişti. Saygılar sunuyorum.Hep sağlıkla daima mutlulukla yaşamanızı diliyorum.   16.05.2016 13:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 608
Toplam yorum
: 7071
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2115
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster