Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mart '17

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
810
 

Kimlik suretsiz şekilde bir olaya bakış...

Kimlik suretsiz şekilde bir olaya bakış...
 

Biz insanı en mükemmel şekilde halk ettik, yani kuantum beyin olarak halk ettik, onu sonra aşağıların aşağısına indirdik, kuantum beyin et beyin nasıl olacak?....


İhlas Sûresi için çok şeyler söyleyemeyiz!

İhlâs suresinin direkt Ahadiyeti anlatan ve yalnız bir takım şeylerle bağlantılarının olmadığını daha öncelerden de söylemiştim bir defa daha tekrarlayayım yani Hu Allahu Ahad O, Hu’viyeti itibarıyla Allah olan Ahad’tır… Kimliği itibarıyla… Samed’tir, doğmamış ve doğrulmamıştır, eşi ve benzeri yoktur yaklaşımlar ihlas suresiyle alakası olmayan tanımlamalardır. Ama O’nu anlatan tanımlamalardır. Yani Hiç’te Samed olmaz. Hiç’te doğmuş veya doğmamış diye bir şey olmaz. Yani Allah’ı anlatmak mümkün olmadığı için, anlatamayan başka bir kelimelerle anlatmaya çalışmak da başka bir profesyonelliktir. Kur’an bunu veriyor. Tevekkülle yaklaşım yapılan bazı şeyleri veriyor. Tevekkül Allah’ı vekil kılmak, sendeki Vekil ismini açığa çıkarmak demektir.

Kur’anda bir sürü kodlamalar var bir tek Ahad suresi yok. Çok değişik yönlerle anlatıyor. Fatiha suresi, ihlas suresinde, ihlas kâfirun suresinde. Bunların hepsi mündemiç... Ayrı ayrı kısımlar halinde seyretmiyor. Hepsi bir bütün halinde nokta olarak beyinlerde mevcut. O beyinlerde olanı, tek beyinde tek kare resmi anlayabilsek… Esasında Hasib isminin manası, o Esma paketinden açığa çıkanların tek kare resimde seyredilmesi ve bir anda o tek karede yok olması ve başka bir tek karede gelmesi ve bu Hasib ismiyle değerlendirilmesi anlamına gelirken, biz kendi yaratılış anlayışımıza göre Hasib ismini mutlaka “her insanın kendi yaptığının dışında bir şey yoktur” diyerek ne anlama getirdiğimizi siz düşünün.

Biz insanı en mükemmel şekilde halk ettik, yani kuantum beyin olarak halk ettik, onu sonra aşağıların aşağısına indirdik, kuantum beyin et beyin nasıl olacak?

 İşte saydığımız bu üçlünün (epifiz-amigdala-prefrontal korteks) mutlak bir şekilde değerlendirilmesi (bilgi merkezleri şeklinde olacak.) Yoksa beynin diğer bölümleri, duyma, işitme, hayal bölgeleri diye girersek ve bu noktalar itibarıyla anlamaya çalışırsak varlığın tekliği konusunda bir aşama kaydedemeyiz.

Orjinden aşağı bakarak bazı şeyler gerçekleşir. Bir resmin diğer bir resme dönüşmesi Hasîb ismiyle gereğince Sünnetullah olarak anlatılırken bizler cennete gitme kavramı bizim için daha da önemli halde düşünüyoruz.

O muhteşem beyni gördüğün zaman kendinde BEN oluyorsun, o BEN ile birlikte Hakikatı Muhammediyeyi buluyorsun demektir bu kadar basit. Bazı beyinler bunu kabul ediyor, bazı beyinlerde de sanki kanser var, kendi beynini yiyor. Kendi beynini yediği için hiçbir şeyi kabul etmiyorlar. Onlarda örf, adet ve ananelerle uygun şeyler olmadığında kıyametler kopuyor. Neden?

Kimlikten ve kişilikten kaynaklanıyor.

Kimlik ve kişilikten kopan kıyamet aslında beşeriyetten kopma değil ‘beşer olmaktan’ kopuyor.

Herkes Rabbini zikretmektedir, bundan ötürü de zuhur mahallidir aslında. Zikir, Allah’ı müşahede etmektir. Elinde tesbihle bütün gününü geçiren insan bir insanın ben neden Allah’ı müşahede edemiyorum diye bir soru geliyorsa aklına, bilsin ki Allah’tan başka her şey o beyinde olduğu içindir. Allah’la arasına bir şeyler giriyor ve kendini bu konulara veremiyor demektir. Bloklar oluyor, kayıtlar oluyor. Blok blok kayışlar oluyor, kimlikler ortaya çıkıyor.

Yani kimliksiz, suretsiz olarak bir olaya bakış en mükemmel haliyle İnsanı Kamil’de var.

Ahmed F. Yüksel

https://twitter.com/sufafy

https://twitter.com/AhmedHulusi

http://www.ahmedhulusi.org/

https://twitter.com/beyzazapsu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazılarınız her seferinde yeniden sorgulamaya, düşünmeye vesile oluyor. Yeni açılımlar oluşturuyor. Değerlendirmek herkese nasip olsun...

nevin güller 
 15.03.2017 23:10
 

Sureleri tek başına incelemek pek doğru değil bu konuda katılıyorum size.Tekliğe bakış açınızda dikkatimi çekti.Yazılarınız çok başarılı,her defasında kendimi ve kafamdaki konuları sorgulatıyor bir daha bir daha.Geçen gün gittiğim bir eğitimde bir eğitmen konuşurken tanrı böyle istemiş demekki dedi.O an gerçekten kafamda tanrı ve allah kavramlarını düşünmeden edemedim.Neyi nasıl düşünmeli kafam iyice karışıyor fakat sizin yazılarınız beni düzenliyor.Sizi ilgiyle takip ediyorum.

mustafa sözenler 
 11.03.2017 16:26
 

Nil hanım bu yazıyı anlamak biraz birikim gerektiriyor.Teknik bir yazı olduğunu kabul edersek anlamakta zorlanmanız normal.Tüm surelerin birbirine grift olması ve beyinle olan bağlantısı açıklanmış.Aslında beyin dediğimizin özünde anlağımız gibi bir et beyin olmadığı ve buna kuantum beyin denilerek konuya daha üst boyuttan bakış açısı getiriliyor.Yani orjinden aşağı bakış.Açıkcası beyine beş duyunun ötesinde bir bakış gerekli.İlerleyen bölümde nasıl kimliksizleşileceğin sırrıda sanki verilmiş.Konulara yaklaşım yapılamamasının sebebi tespihle ALLAH zikri çekip neden anlamıyorum demek olabilir. ALLAH denilen kavramın özünde ne olduğunu deşifre etmeye çalışarak ve nasıl bir yaşam sürüyorum neye ne kadar uyuyorum diyerek her şeyi sil baştan almak sanırım farz oluyor.Gerçekten Beyin fırtınası yaratan yazılar.Thumbs Up

sami Özdemir 
 10.03.2017 19:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 528
Toplam yorum
: 1677
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 11433
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Akşam Gazetesi, Radikal Gazetesi, Piyasalar Dergisi, Yedi İklim, Türk Edebiyatı, Yeni Dünya, Popüle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster