Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Şubat '12

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
517
 

Kimse “tinerci nesil” istemiyor efendim!..

Bizler Anadolu’nun bağrından çıkmış, insan saygı ve sevgisiyle yoğrulmuş Hz. Mevlânaların, Yunus Emrelerin ve zamanı gelince nükte yapmasını da, gülmesini de bilen Nasrettin Hocaların, İncili Çavuşların, Bekri Mustafaların torunlarıyız…

Sayın Recep Tayyip Erdoğan, “Dindar Gençlik Yetiştireceğiz” sözlerinin ardından bir kampanya sürdürüldüğünü belirterek; “Siz bu gençliğin tinerci olmasını mı istiyorsunuz? Siz bu gençliğin büyüklerine isyankâr bir nesil olmasını mı istiyorsunuz? Siz bu gençliğin milli, manevi değerlerinden kopuk; hiçbir istikameti, meselesi olmayan bir nesil mi olmasını istiyorsunuz? Biz sizlerle işte burada anlaşamayız!.. Ama “çağdaş bir nesil” derken, dindar bir nesil de çağdaş olamıyor mu? Hem çağdaş, hem de dindar olunamıyor mu?” dedi.

Başbakan Erdoğan, FATİH PROJESİ’ninbazı okullarda uygulamaya geçmesi nedeniyle düzenlenen törende; “Dindar Gençlik Yetiştireceğiz” sözleriyle başlayan karşı sözlere ve polemiklere öfkelenerek, yine muhalefet parti liderleriyle bazı köşe yazarlarına çok sert yanıtlar verdi…

Sayın Başbakan’ın bu sözlerine hiçbir anlam veremiyorum doğrusu?

İlk defa çıkıp da, “Dindar Gençlik Yetiştireceğiz” diyen kendisidir. Burada özgür bir şekilde kendi şahsî fikrini beyan etmiştir, tabii ki düşüncelerini özgürce söyleyecektir! Ama, birçok kesimden bu sözleri itibar görmemiştir. Karşı fikirleri de muhalefet liderleri ve bazı köşe yazarları özgürce beyan etmişler, kamuoyuyla paylaşmışlardır, değil mi?

Eee, ne var bunda bu kadar sinirlenecek? Hani özgür bir şekilde ve “İleri Demokrasi” ile yönetiliyorduk? Sizin bizzat ortaya attığınız bir fikir konusunda, kendi düşüncesi ve fikrini söyleyenler olmayacak mı? Susacaklar ve siz ne derseniz “evet efendim” mi diyecekler, istediğiniz yönetim biçimi bu mudur? Bunun demokrasiyle, özgürlükle bağdaşır bir yanı var mıdır?

Sayın Başbakan bunları kendisi söyleyip, kendisi cevaplamıştır!.. Kimse ondan büyüklerine saygısız, tinerci, dindar veya ateist bir gençlik yetiştirmesini istememiştir! Zati Cumhuriyet’le yönetilen, laik ve bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti yönetiminden bunları kimse isteyemez! T.C. Anayasası ile bu sınırlar çizilmiş ve Resmî Gazete’de yayımlanarak uygulamaya konulmuştur.

Bu ülkede ister dindar olsun, ister ateist, isterse putperest veya satanist (şeytana tapan) olsun; her birey eşit ve hürdür!.. Kimse kimseye dindarlığı veya ateistliği dayatamaz! Dayatmaya ve suçlamaya kalkarsa da “Anayasa Suçu” işlemiş olurlar…

Sayın Başbakan sözünün devamında; “Bu ülkede daha önceki anlayışla; İşçi Ahmet’in çocuğu hukukçu olmasın, Temizlikçi Fatma teyzemin çocuğu öğretmen olmasın, Çankayalı kapıcı çocuğu teknokrat, bürokrat olmasın isteniyordu. Ama bugün durum böyle değil…” dedi…

Eğer dün ülke böyle idiyse; Ispartalı bir çobanın oğlu, Malatyalı bir çiftçinin ve Kayserili torna ustasının çocuğu nasıl Cumhurbaşkanı oldular? Zonguldaklı, Erzincanlı ailelerin çocukları ve Rizeli bir kıyı kaptanının simit ve su satan oğlu nasıl Başbakan oldu?

Sayın Başbakan, son günlerde kendi söyledikleri ile hep çelişkiye düşmeye başladı. Bunun sebebi; son zamanlardaki Avrupa ekonomik krizleri mi, sınırlarımızdaki tehlikeli gelişmeler mi, geçirdiği ameliyatın etkisi mi, yoksa muhalefetin çok fazla üstüne gelmesi mi?

Sebep ne olursa olsun; bir devlet adamı tıpkı benim adım gibi biraz ‘sakin’, biraz sabırlı, biraz daha makul olması, ülke istikrarı açısından daha iyi olmaz mı, ne dersiniz?        

07 Şubat 2012/ Sakin KOŞAR…  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 191
Toplam yorum
: 48
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 695
Kayıt tarihi
: 09.08.08
 
 

16/07/1951 Bozüyük / Yatağan / Muğla doğumlu, 1970 Isparta - Gönen mezunu, 1986 Anadolu Üniversit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster