Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Temmuz '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
415
 

Kimsesiz bir ruhun zaman trafiğinde yolculuğu

Kimsesiz bir ruhun zaman trafiğinde yolculuğu
 

Zamanı boşa aldım fazla beden yakmasın diye, hayal aşağı gidiyoruz çok hayal burası, ara da sıra da gerçekliyorum hızını durdurabilmek için, ama çoğu kez koyuveriyorum kendimi bu kendi kendine akan yola…

Fark ediyorum! Ben boşa aldıkça zamanı, zaman da beni kâle almıyor, başı boş bir deli ya da bahtsız bir bedevi gibi davranıyor. Kurnaz mı sanıyorum ben kendi mi? Her köşe başı tutulmuşken zaman polisi tarafından, ben hiç zaman harcamadan geçilir mi sanıyorum bu yolu?

Bugünlerde zorluyorum her şeyi, beynimi kanatırcasına düşünüyor, bir sağırı çıldırtacak kadar susuyorum düşündüklerimi. Ve dünya ne kadar hızlı dönerse dönsün zamanı o kadar geri alıyorum. Ah kurtulmak ne kadar zor bu varoluştan, nedenini bilmediğin, yalpalayarak yarım yamalak yaşadığın (ı) sandığın bu varoluştan.

Olmak yada olmamak civarında seyrediyorum, birinci tekerrür köprüsü açık, müstesna bir yalnızlıkla akıyor, ikinci tekerrür köprüsü her günki kalabalığında. Yalnızlığın sol şeridinden sapıyorum kimsesizler viyadüğüne, yalnızlığını doldurabilmek için bir kimsesizin.

Sesi çıkmıyor, terkedilmişliğin, boşalmışlığın, hepsi yaşayanların bodrum katında bir otopark havasında bekliyorlar ara da sıra da uğrayıp kendilerine karbonmonoksit bir yalnızlık bırakmaları için. Kızgınlar, tüm kızgınlıkları bir sevişme sonrası düşürüldükleri rahim içine, zamanın döl yoluna. Bir baba tuzağına, anne acizliğine...

Olmak ya da olmamak arasında, yıkarak, zorlayarak, susarak başa almaya çalışıyorlar zamanı, otostop yaparak ilerlemeye çalışıyorlar, sübyancı şoförlerin yanında, insan olmak ya da insan öldürmek arasında garip bir ikilemle. Sevip de ayrılamadığın hayırsız bir sevgiliye tutulur gibi asılı kalıp zamanın koynuna bekliyorlar garip bir mucizeyle kendilerini anlayabilecek bedenleri…

Ne bedenler eskittim zaman dursun diye ama engelleyemedim yine de bir çocuğun çığlıksız doğuşunu...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"var"ın tersi "yok". "yok" olmaktır belki bu "var" oluştan kurtulmanın tek yolu. görünmez bir incelikle geçip gidiverirsin o zaman polislerinin arasından. hem de doldurmak için bir kimsesizin yalnızlığını, yalnız bir kimsesiz olursun sen de. ne cennet ne cehennem, en kötüsü "araf"tır. yanmak bile, daha yaşayan bir taraftır. çok güzeldi yazın, sevgimle

nakedtruth 
 25.07.2007 11:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 46
Toplam yorum
: 477
Toplam mesaj
: 102
Ort. okunma sayısı
: 1576
Kayıt tarihi
: 08.07.07
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik mezunuyum. Şu anda özel bir telekomünikasyon şi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster