Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
68
 

Kimsesiz tuğla evler

Kimsesiz tuğla evler
 

Duyarlı insan olmak, gösterişle, somut tepkilerle olmuyor sadece. Kimse bilemez, kimin yüreği ne kadar yanar, kim acıyı yüreğinde ne kadar hisseder. Bunun bir ölçeği, somut bir dayanağı yok. İnsanlıktan çıkmadınsa şayet, vicdanın da hala daha sana eşlik ediyorsa, iliklerine kadar hissedersin acıyı, kimin olursa olsun. Eğer sen gerçek bir insansan, öyle kıyıdan köşeden möl möl bakmaz, boğazın kendiliğinden düğümlenir gözyaşların kendiliğinden süzülür zaten yanaklarından. İstemesen de ayakların seni el vermen gereken yere yola koyuverir.

Bunun için ne bir tebrik, ne de övgü bekler aklı başında olan, içine düştüğün acıda yüreğinin kaç derecede yandığını senden başkası bilemez.

Ya anneler… Ya babalar…

Gün geçmiyor ki bu vatan uğruna canlar yitip gitmesin, bu vatan uğruna, evladından habersizce vazgeçmesin analar babalar. Ölüm gelmeden haber vermeyecek kadar sinsi. Acının düştüğü yeri yaktığı kuşkusuz en doğru gerçek, işte bu yüzden birilerimiz evlatlarımızı toprağın kucağına bırakırken, birçoğumuz kaçınılmaz bir çekimle hayatın akışına kapılıp yaşam denilen bu İllüzyonun tılsımında kayboluyoruz.

Bunun için hiç kimseyi suçlayamayız, hayat bir şekilde devam etmezse, bir şekilde kandıramazsak kendimizi dayanılmaz ki içine düşülen  acılara.

Umuda doğru yüzümüzü çeviremezsek diri diri ölürüz, bu hiç adil olmayan sınavda.

Malum ülkemiz dört bir koldan terör lanetinin pençesinde, gözümüzden sakındığımızı paramparça ediveriyor gözü dönmüş caniler. Ocaklara ateş, ocaklara yokluk düşüyor, sinsi bir planla teslim oluyoruz birilerinin kader dediği yazgıya.

O kutsal bayrağımıza sarılan yiğitler, masum olan her çocuk gibi, doğup büyüdüğü, koşup oynadığı evlerine, memleketlerine iade ediliyor, görev tamamlanmış. “Siz bu vatan için canınızı verdiniz buraya kadarmış.”

Acı, siren sesleriyle uğul uğul kaplıyor yeryüzünü. Son görev denilen o en acı noktayı, dayanma gücünü besleyebilenler göğüslüyor sadece. Analar perişan, babalar perişan, eşler, çoluk çocuk, dost, acılarını bir kenara süpürüp, o kutsal mertebenin anısına saygı duymak isteseler de candan can kopuyor bir kez daha. Kimse olduğundan güçlü ve olması beklenen soğukkanlılığı gösteremez böyle bir durumda.

Birçoğunun cenaze defninde toplanan o mahşeri kalabalığın, görev tamamlandıktan sonra dönmeleri gereken bir yaşam sınavı var. Acı belki azalıyor zamanla ama asla unutulmuyor ve ateş mutlaka ve mutlaka düştüğü yeri yakıyor.

Değişmeyen bir diğer gerçek ise, bu yaşamda ayakta kalabilmek, bir lokma ekmeğin peşinden giderek çoluğuna çocuğuna aş getirmek için mücadele edenlerin, ateş düşen evlerinin, yaşadıkları yerlerin kimsesizliği.

Çatısı,z sıvasız, taş evler, tuğlasız evler…

Kış soğuğuna ayazına dayanamayan insan bedeni gibi, örtünemeyen yalnız garip evler. Garip bırakılan sadece insanlar değil, yaşamları da garip bırakılıyor. Eşitlik içinde yaşadığımız dünyaya, insanlığa, ters bir kavram sanki. Zenginler kutsal, güçlü, her türlü nimetten yararlanabilme hakkına sahip ama ya garibanlar, gariban bırakılanlar.

 Fakir fukara diye hor gör, onlar çatısız sıvasız evlerde gocunmadan yaşamaya çalışsınlar, yetmedi bu vatan için, evladından sevdiğinden vazgeçip, her şey bu vatana feda olsun diyebilsinler, biz utanmadan daha çok kazanmanın ve daha üstün olmanın derdiyle insanlıktan çıkalım. Yoksulluk denilen şey aslında  onurlu insanların  imtihanı.  Peki, zenginlik ve üstünlük denilen şeyin ne olduğunu bileniniz var mı?

Terör lanetinin bir an önce yakamızı bırakmasını diliyorum ve bu vatan için hepimizin eşit şartlarda yaşaması ve eşit şartlarda ölmesini birde.

Her şey vatan içinse şayet içinde yaşamaya da yüzümüz olsun o akıtılan kanların vebali çok ağır ödenmeli, ödetilmeli…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 140
Kayıt tarihi
: 24.12.11
 
 

1965 Zonguldak doğumlu ve halen Zonguldak'ta yaşamaktayım.Yazarım ve çeşitli platformlarda sunucu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster