Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ağustos '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
571
 

Kimseye etmem şikayet ağlarım halime...

Kimseye etmem şikayet ağlarım halime...
 

Neden ağlıyorsun? 

Aciz misin, zavallı mısın, şikâyet etmeyi mi bilmiyorsun diyebilirsiniz? 

Şikâyet mercii kalmadı mı ki, gücün yetiyor ağlamaya diye çıkışabilirsiniz de? 

Şükürler olsun ki ülkemizde şikâyet mercii oldukça fazla. 

Ancak çeşit çeşit bizlere sunulan şikâyet mercileri maalesef hukukun gereğini yapmıyorlar. Şu sıralar zafiyet hastalığına yakalanmışlar. 

Bizim ülkemizde şikâyet eden şikâyet ettiği ile kalıyor. 

Kadın öğretmen tacize uğruyor, sürgün ediliyor. Taciz eden ise sadece kınama cezası ile ödüllendiriliyor. Sicilinde daha önce yaptığı tacizin izleri varken, buna rağmen araştırılmak zahmetine bile girilmiyor. 

Neymiş efendim ispatı yokmuş? 

Kadın mısın, başında erkeğin yok mu, dul musun? 

Yanmışsın! 

İspatlayamadığın zaman, şahidin olmadığın zaman bütün kapılar kapanıyor. 

Tacizin belgesi mi olur? 

Hoş olana bile kanun bir çözüm getiremiyor ya! 

Akılsız öğretmen hanım "yalancı" şahit göstermeyip, dürüst davranmış. 

Anlayacağınız işini Allaha sevk etmiş. 

*** 

Mesela... 

... benimde bir telefon sapığım var. Uzun zamandır hiç aksatmadan tacizlerini sürdürüyor. Bir emlak ilanı için internete telefon numaramı vermem başıma bu belayı açtı. Üstelik tacizci çektiği mesajlarda pervasızca telefonunu internete vermeseydin diye çıkışıyor da! 

Savcılığa müracaat ettik, cüretsizce, terbiyesizce tacizlerini sürdüren şahıs açık telefon kartı almış. Adres tespiti yapılmıyor. Adliyeye gidip gelmekten yoruldum. Kendi adına birçok telefon kaydı bulunan beyefendi çok üzgün. Bu durumda o kişi de boşu boşuna benimle birlikte savcılık kapısında sürünüyor. Talihsizliği ise ortaya çıktığında hem komik, hem üzücü.... 

Çünkü o bir hat almış, telefon bayisi onun adına toplam yirmi üç hat daha piyasaya sürmüş. Suçsuz yere yargılanıyor. 

Yaklaşık bir yıldır mücadele ediyorum. Her gece hiç pes etmeden gelen mesajlar sağlığımın bozulmasına kadar yol açtı. Kanunlar maalesef vatandaşa gelince tıkanıp kalıyor. Devlet canı istediğinde, Ergenekoncuların hangi gün ve saatte, hangi semtten kimlerle konuştuğunun dökümü alıp tespitini yaparken hatta telefonları dinlediği halde, vatandaş söz konusu olduğunda umursamıyor. Kanun tıkanıp kalıyor... 

Açık kart olduğu için mesaj dökümleri gsm şirketleri tarafından ibraz edilemiyor denildi ve ben hala sorunumun çözümünü bekliyorum. 

Hasretle (!) 

Bileşim kanunu çıksa ne olur? 

Ben yazılı olarak ispat ettiğim, tacizin belgelerini kapı gibi sunduğum halde, sorunum çözüme kavuşmuyor. 

İşte o yüzden "kimseye etmem şikâyet ağlarım halime" dememde bir sakınca yoktur umarım… 

G.Kasalar 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 85
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 3205
Kayıt tarihi
: 26.08.10
 
 

Bazen hüzünlü, bazen sinirli, çoğu zaman keyifli olmayı severim. Aşk meşk, masallarına inanmamayı, r..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster