Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ağustos '13

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
1112
 

Kimyasal silahları kim attı?

Kimyasal silahları kim attı?
 

Kimyasal silahtan ölen çocuklar


Suriye’de yüzlerce kişinin canına mal olan kimyasal gazdan rejim ve muhalifler birbirini sorumlu tutmuştu. Bölgede incelemelerine başlayan BM denetçileri saldırının kaynağına açıklık getirebilecek mi acaba?

Suriye’de başkent Şam’ın dışındaki Mudamiye bölgesinde 21 Ağustos’ta düzenlenen ve yüzlerce kişinin ölümüne neden olan saldırıda kimyasal silah kullanıldığı iddiaları dünyayı ikiye böldü. Batılı ülkeler Esad rejiminin kimyasal silah kullandığı tezinden yola çıkıyor. Amerikan Savunma Bakanı Chuck Hagel Endonezya ziyareti sırasında askerî müdahale olasılığı ile ilgili yorum yapmaktan kaçındı, ancak tek taraflı bir eyleme girişmeyeceklerini vurguladı: “ABD, Suriye’deki durumla ilgili olarak tüm seçenekleri değerlendirmektedir. Müttefiklerimiz ve uluslararası toplumla birlikte çalışıyoruz, istihbaratı analiz ediyoruz, gerçeklere ulaşacağız. Eğer bir eylemde bulunulacaksa, bu uluslararası toplumla uyum içinde ve yasal gerekçeler çerçevesi içinde olacaktır. Tüm gerçeklere ulaşıncaya kadar, Suriye’de olanlar konusunda kesinlikle eminiz. Harekete geçme ya da geçmemenin sonuçları konusunda yorum yapmayacağım.”

Suriye rejiminin sürpriz bir şekilde denetim için yeşil ışık yaktığı bölgede BM uzmanları ilk incelemelerde bulundu. Konvoylarına keskin nişancılar tarafından açılan ateşe rağmen denetçiler 21 Ağustos saldırısından hayatta kalanlarla görüştü, iki hastaneyi ziyaret etti ve numuneler topladı. Suriye Enformasyon Bakanı Umran ez-Zubi, kimyasal silah saldırısından asileri sorumlu tutarak, bu yönde ellerinde bilgi ve kanıtlar bulunduğunu savundu: “İlk saniyeden itibaren söyledik. Ve bir kez daha güvencesini veriyoruz: Biz kimyasal silah kullanmadık. Suriye’nin hiçbir yerinde, hiçbir şekilde. Bunu geçmişte de yapmadık, şimdi de ve gelecekte de yapmayacağız. Suriye yönetiminin kesin tutumu budur.”

30 Ağustosta Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye’nin başkenti Şam’ın kırsalında 21 Ağustos’ta düzenlenen ve ‘kimyasal silah’ kullanıldığı öne sürülen saldırıyla ilgili açıklamalarını televizyondan izliyorum. Davutoğlu, “Suriye’de kimyasal bir saldırı düzenlendiğine kuşku yok. Füzelerin atım açıları ve füzeleri fırlatacak sofistike yapılar sadece rejimde var” diye konuştu.

“İstihbarat birimlerimiz eldeki bilgileri değerlendirmek için, yoğun çaba sarf etti. Diğer istihbarat birimleriyle irtibat halindeyiz. Kuşkusuz ki, Suriye’de kimyasal saldırı söz konusu. Gerek şahitler, gerek alandan gelen görüntüler, gerekse bölgede sağlık çalışanlarının aktardıkları, hayatını kaybedenlerin hiçbir yara olmadan doğrudan gaz etkisiyle öldüklerini gösteriyor.

Milli istihbari kaynaklarımızdan elde ettiğimiz bilgilere göre, saldırının gerçekleştirildiği mekanın muhalefet kontrolünde olması ve bu mekan ile karşılaştırıldığında füzelerin düşme istikametleri çok açık bir şekilde rejim tarafından Katyum Tepesi’ne yakın bir yerden atıldığını gösteriyor. İkincisi muhalefetin elinde bu füzeleri atacak sofistike imkanlar yok. Bu imkanlara sadece rejim sahip. Bazı füze parçalarının varlığı da söz konusu. Saldırıyı rejim mi, rejim yanlısı Şebbihalar mı düzenlediği bilmiyoruz ancak nihayetinde böyle bir bulgu söz konusu. Bu bizim milli istihbarat bilgilerimiz. Diğer istihbarat örgütleriyle de koordine olduk ve bunun kimyasal bir saldırı olduğu noktasında mutabık kaldık.

Türkiye’yi sanki “Savaş çağrısı yapıyormuş” gibi takdim etmek isteyenler var. Bu çok yanlış bir eğilim. Krizin en başında, doğrudan angajmanla 2011 yılında ne kadar yoğun diplomatik çaba sarf ettiğimizi hepiniz biliyorsunuz. Diplomasinin bütün imkanlarını kullandık. Kardeşçe tavsiyeler dinlenmedi.” Davutoğlunu izlerken sanki Türkiye’nin Dış İşleri Bakanı değil de Uluslararası bir askeri bir stratejisti veya İstihbarat biriminin başında birini dinliyor algısına kapıldım.

Bu arada Birleşmiş heyeti Suriye’deki incelemesini tamamladı, Ulusal veya Uluslar arası savaş çığırtkanları çok kızacak ama sonuç raporu aşağıdaki gibidir.

1)Kimyasal Silah kullanıldığı iddia edilen bölgelerde kimyasal füze parçaları bulunamadı...

2)Neden sadece çocukların öldüğünü araştıracağız.

3)Çocukları öldüren kimyasal neden yetişkinleri ve askerleri öldürmedi ?

4)Çocuklar başka bir yerde enjekte yolu ile öldürülerek bölgeye taşınmış olabilir.

Tıpkı Irakta olduğu gibi Suriyeyi işgal etmek, Esadı devirmek için gerekçeler mi aranmaktadır? Bu konuda kirli geçmiş sabıkası olan batılı Ülkeleri ile ABD’ye güvenmek safdillik olur. Ancak savaş hiç kimsenin isteyemeyeceği bir durum olmalıdır. Yoksa ikinci Vietnam bataklığına dönüşebilecek Suriyeye bir saldırı bize ve çocuklarımıza  büyük acılar yaşatır.

Son tahlilde, sizce; Suriye rejimi bunca sorunla karşı karşıya iken Uluslar arası güçleri karşısına alacak türden bir eylemsellik olan kimyasal silah kullanımına yönelirmi? Ne dersiniz?

Nizamettin BİBER

Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öncelikle şu ana kadar Suriye'nin kimyasal silah kullanma eğilimine girmediğini sanıyorum.Devlet yönetimi,emperyalist güçler bahaneler ararken bu akılsızlığı kesinlikle yapmaz...Bu paralı Elkaide militanlarının işidir...Üç tır şoförünü indirip sünni misiniz,alevi misiniz sorularından sonra,cuma namazı kaç rekattır,akşam sabah namazları kaç rekattır diye soran,kafasına yatmayınca birkaç militanla oracıkta kurşun sıkıp üçünü de öldüren ve sonra da Allahu-Ekber diye naralar atan bu soysuzların daha da neler yaptığını,yapacağını gözlerden uzak tutmamak gerek.Ya onlara asıl desteği veren duygularının arkasında saklı duran pis emellere sahip olan iğrençlik abidelerine ne demeli, Nizamettin bey kardeşim?..Bu güncel ve pek gerekli bilgilendirmeniz için çok sağolunuz.Elinize sağlık.Selam ve saygılar..

Abbas Oğuz 
 01.09.2013 23:17
Cevap :
Abbas bey kardeşim, yorumunuzla blog yazıma verdiğiniz oldukça üst düzey ve etkin katkıya çok teşekkür ediyorum, selam ve saygılar sunuyorum.  02.09.2013 19:49
 

Dümen Irak'ta döndürülen dümenin aynısı... Lâkin dünya 10 sene önceki dünya değil... Sonucu merakla bekliyoruz. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 01.09.2013 18:00
Cevap :
İsmail bey Irakta yaşanılanlara çokça benzerlik gösteriyor Suriye olayı ama maalesef parametreler ve ülkeler farklı, nedense ders alamayan bir anlayışı sürüp gidiyoruz. selamlar  02.09.2013 19:41
 

Ne yandan bakılırsa bakılsın vahşet!

Kerim Korkut 
 31.08.2013 19:39
Cevap :
Evet Kerim bey, vahşet kelimesi tüm yaşanılanları tarif ediyor adeta, teşekkür ederim, selam ve saygı ile.  01.09.2013 0:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 824
Toplam yorum
: 3596
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2523
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster